İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/13709 Karar: 2023/1709 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/13709 K.2023/1709

9. Ceza Dairesi 2022/13709 E. , 2023/1709 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı Katılan mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden; usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz seb

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/13709 E. , 2023/1709 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı Katılan mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden; usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz seb

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/13709 E. , 2023/1709 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı Katılan mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden; usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz talebinde bulunulduğu belirlenmiştir. Sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenler katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında katılan mağdurlerden ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı, ...a karşı 2018 ve 2019 yıllarında ayrı ayrı çocuğun nitelikli cinsel istismarı, 2017 yılında çocuğun cinsel istismarı suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2020 tarihli ve 2020/7 Esas, 2020/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, katılan mağdure ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı, katılan mağdure ...a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezası; 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.09.2020 tarihli ve 202/1164 Esas, 2020/1192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvuruları kabul edilerek özetle mağdurelere temsil kayyımı atanması, mağdurelerin babası ...'in kamu davasına katılmasının sağlanması, katılan mağdure ...a karşı gerçekleştirilen eylemlerde mağdurenin on iki yaşından küçük olduğu dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçeleri ile hükümler bozulmuştur. 4. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2022 tarihli ve 2020/44 Esas, 2022/23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, katılan mağdure ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 12 ay hapis cezası; katılan mağdure ...a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/1861 Esas, 2022/1766 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafii, katılan mağdureler vekili, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdur ...'ın temsil kayyımının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 6. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.10.2022 tarihli onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan Mağdureler Vekilinin Temyiz İsteği Usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Her iki mağdure yönünden, eylemlerin niteliği, mağdurların zeka engelinden ve üvey baba olmadan kaynaklanan aynı evde yaşamanın verdiği kolaylıkla eylemlerin gerçekleştirilmesi, mağdurelerin yaşı ve ruh sağlıkları dikkate alınarak alt sınırdan epeyce uzaklaşılarak karar verilmesine, mağdure ...'a yönelik eylemler bakımından sanığın 2017, 2018 ve 2019'daki eylemlerinden ayrı ayrı cezalandırılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmemesine, mağdurelerin çelişkili beyanlarına ve bu beyanlarının aynı türde olup köyde yaşamak istememelerinden kaynaklanmasına, somut delil olmadan karar verilmesine, intikalin geç olmasına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi ile dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Şikayetçi ... ile katılan ...'in evliliklerinden olan katılan mağdureler ... ve ...ın dünyaya geldiği, katılan mağdurelerden ...'un hafif derecede zihinsel engelli olduğu, ...ın ise okuma yazma güçlüğü çekmesi nedeniyle kaynaştırma öğrencisi olduğu, katılan ... ile şikayetçi ...'ın boşandıkları, katılan mağdurelerin sevgi evlerine yerleştirildiği, ...'ın yaşamaya başladığı ...'da sanık ile tanışarak evlendiği, şikayetçi ...'ın 2017 yılı yaz tatilinde ...'ya giderek katılan mağdureleri kalmakta oldukları sevgi evlerinden alarak sanık ile yaşadıkları eve getirdiği, katılan mağdure ...'un 2017 yılı yaz aylarından 07.10.2017 tarihine kadar şikayetçi ..., sanık ve kardeşi ... ile köyde kaldığı, sonrasında köyü sevmediğini söyleyerek ...'da ikamet eden dedesi tanık ....'nin yanına gittiği, 10.04.2018 tarihinde öğretmenine köyde ikamet ettiği dönemde üvey babası olan sanığın kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlatması üzerine sanık hakkında soruşturma işlemlerine başlanıldığı, katılan mağdure ...'un sanık, şikayetçi ve kardeşi ... ile birlikte kaldığı 2017 yılı yaz aylarından 07.10.2017 tarihine kadarki dönemde, sanığın gece 00.00'dan sonra ev ahalisinin uyuduğu vakitte yanına giderek göğüslerini kıyafetlerinin içinden ve üzerinden öptüğü, okşadığı, dudağından öptüğü, sanığın bu eylemlerini katılan mağdure ...'un köyden ayrılana kadar müteaddit defalarca gerçekleştirdiği, 07.10.2017 tarihinde sanık ile şikayetçinin yanından ayrılarak dedesinin yanına gittikten sonra sanığın eylemlerini cep telefonundan cinsel içerikli mesajlar göndererek devam ettiği, 2. Katılan mağdure ...'un 2017 yılı Ekim ayında ...'ya gitmesinden sonra sanığın cinsel eylemlerini bu sefer katılan mağdure ...a karşı gerçekleştirmeye başladığı, katılan mağdure ... ile evde yalnız kaldığı zamanlarda mağdureyi dudağından öptüğü, kıyafetlerinin içinden ve üzerinden göğüslerini ellediği, bu durumun aynı yıl içerisinde birden fazla kez tekrarlandığı, devam eden bu eylemler 2018 yılında katılan mağdur beşinci sınıfa gittiği dönemde dudaklarına ve göğüslerine dokunma, cinsel organına bişeyler sürdükten sonra katılan mağdurenin cinsel organına dokunma, parmağını katılan mağdurenin cinsel organına sokma, anal bölgesine, poposuna dokunma, okşama, 2019 yılında katılan mağdurenin altıncı sınıfa gittiği dönemde de, mağdurenin vücudunu okşama, dudağından öpme, göğüslerine dokunma, cinsel organı ile poposuna dokunma, öpme şeklinde devam ettiği, mağdureye cep telefonundan müstehcen görüntüler izlettiği, katılan mağdurenin bu eylemler devam ederken sanık tarafından cinsel istismara maruz kaldığını öğretmeni tanık ....'ye 25.11.2019'da anlatması üzerine intikalin gerçekleştiği, tüm bu hususların katılan mağdureler ... ile ...ın Çocuk İzlem Merkezinde (ÇİM) usulüne uygun olarak alınan beyanları, şikayetçi ...'ın savcılık huzurunda alınan beyanı, tanık ....'nin beyanları, sanığın ikametinde yapılan aramaya dair tutanak, katılan mağdureler hakkında alınan adli muayene, cinsel muayene ve diğer raporlar, sanık ile katılan mağdure ...'un kullanımında bulunan telefonlara ait HTS kayıtları, katılan mağdure ... tarafından dosyaya sunulan not kağıtları, sanığa ait telefon üzerine yapılan inceleme ve buna dair SİBER raporu, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/329 Esas, 2015/221 Karar sayılı dosyasının gerekçeli kararı, katılan ...'in beyanları ve sair hususları ile anlaşıldığı belirtilerek oluşun bu şekilde gerçekleştiği mahkemece kabul edilmiştir. 3. Sanık aşamalarda suçlamaları kabul etmeyerek katılan mağdurelerin şikayetçi ... ile katılan ...'i bir araya getirmek amacı ile aleyhine ifade verdiğini ifade etmiş ise de; mağdurelerin ÇİM'de alınan beyanlarında sanık tarafından kendilerine yönelik gerçekleştirilen eylemleri yer, zaman, kişi olgularına dayalı olarak, somut bir şekilde hayatın olağan akışını içerisinde, mantıklı olay örgüsü çerçevesinde anlatmış olmaları, katılan mağdurelerin beyanlarının birbirleri ile özellikle sanığın evin içerisindeki yaşantısı, mağdurelere yaklaşımı gibi hususlarında birbiriyle uyumlu olması, sanık ile aralarında husumetin olmaması, yine bu kapsamda sanığa iftira atmalarını gerektiren somut bir durumun olmayışı, katılan ...'in şikayetçi ... ile birleşme yöneliminin ortaya konamaması, sanık ile şikayetçinin evliliklerinin halen devam ediyor oluşu, en aksi yorumda dahi mağdurelerin bu tür bir amacı olması halinde istismar gibi ciddi bir suçtan ziyade, daha basit yöntemlerle veya suç isnadı imkanı olduğu, katılan mağdure ...ın iç beden muayene raporlarında tespit edilen bulgular, sanığın aracında ele geçen malzemeler ile sanığın cep telefonunda tespit edilen görüntülerin mağdurenin anlatımları ile uyumlu olması, şikayetçi ...'ın savcılık ifadesinin yaz ayındaki bir gece uyandığında sanığı yanında olmadığını, ...ın odasında olduğunu, konuşmalarını duyduğunu, sanığın katılan mağdure ...a "Seni seviyorum, sana aşığım" gibi cümleler kurduğunu, mağdurenin ağlayarak sanıktan nefret ettiğini söylediğini duyduğuna dair beyanları, tanık ....'nin katılan mağdure ...ın beyanlarını destekler ifadeleri, katılan mağdure ...'un bir müddet sanık ile aynı evde kaldıktan sonra ayrılması, sonrasında katılan mağdure ...ın sanık ile beraber yaşamaya devam ettiği düşünüldüğünde, bir arada bulunmayan katılan mağdurelerin ifade ettikleri cinsel istismara konu olay örgülerinin benzer olmalarının kurgu dahilinde hareket ettikleri iddiasını zayıflattığı, sanığın olay tarihlerinde kullanımında bulunan telefon üzerinde yapılan incelemede katılan mağdure ...ın beyanlarını destekler mahiyette müstehcen görüntülerin bulunması, sanık ile mağdure ...'un kullanımındaki cep telefonlarına dair HTS kayıtlarının mağdure ... tarafından tutulan mesaj katıları ile uyumlu olması, sanığa kovuşturmada yazdırılan ifadelerin mağdure ...'a gönderilen mesajlardaki ifade şekli ile örtüşmesi hususları, adli görüşme raporları bir arada değerlendirildiğinde sanığın savunmaları suçtan kurtarmaya dönük çaba olarak değerlendirilmiş, bu nedenle itibar edilmediği belirtilmiştir. 4. Sanığın katılan mağdure ...a yönelik eylemleri bakımından aktarılan oluş ve kabul doğrultusunda sanığın 07.10.2017 ile 27.11.2019 tarihleri arasında üvey kızı olan katılan mağdure ...ı cinsel amaçla ve cinsel dokunulmazlığını ihlal ederek dudağından öptüğü, kıyafetlerinin içinden ve üzerinden göğüslerine, bir kısım sıvılar sürerek cinsel organına dokunduğu, parmağını cinsel organına ve anal bölgesine soktuğunun anlaşıldığı, her ne kadar sanığın mağdureye yönelik izahı yapılan eylemlerin 2017, 2018 ve 2019 yıllarında gerçekleşmesi nedeni ile yıl bazında gerçekleşen eylemler için sanığın ayrı ayrı cezalandırılması istemi ile hakkında kamu davası açılmış ise de, varlığı kabul edilen ve sübut bulan eylemlerden nitelikli halin sanık tarafından cinsel organa parmak sokma eylemini oluşturduğu, bu eylemle beraber gerçekleşen vücudun cinsel organı ile diğer bölgelerine dokunma veya öpme, okşama şeklindeki eylemlerinde nitelikli hal içerisinde değerlendirileceği, izah edilen hususlarla beraber 2017 yılından 2019 yılına kadar gerçekleşen bu eylemlerde hukuki kesintinin olmadığı, buna dair şüpheden uzağa gidilemediği, var olan şüphenin sanık lehine değerlendirilerek hukuki kesintinin oluşmadığının kabul edimesi gerektiği, buna göre değerlendirme yapıldığında sanığın katılan mağdure ...a yönelik "On İki Yaşından Küçük Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı" suçundan, eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren alt hadden uygulama yapılarak cezalandırılmasına, mağdurenin sanığın üvey kızı olması nedeni ile aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca cezasında arttırım yapılmasına, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, üvey kızına karşı 2017 yılı Ekim ayından 2019 yılı Kasım ayına kadar bilinmeyen tarihlerde değişik zamanlarda birden fazla kez gerçekleştirmiş olduğu anlaşıldığından sanığın kastının yoğunluğu, eylem sayısı gözönüne alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca oran itibariyle alt sınırdan ayrılarak sanığın cezasında artırım yapılmasına karar verilerek hüküm tesis edilmiştir. 5. Sanığın katılan mağdure ...'a yönelik eylemleri bakımından aktarılan oluş ve kabul doğrultusunda sanığın 2017 yılı yaz aylarından 07.10.2017 tarihine kadarki dönemde, sanığın gece 00.00'dan sonra ev ahalisinin uyuduğu vakitte, katılan mağdurenin yanına giderek cinsel amaçla ve mağdurenin cinsel dokunulmazlığını ihlal ederek göğüslerini kıyafetlerinin içinden ve üzerinden öpme, okşama, katılan mağduru dudağından öpme eylemlerini katılan mağdurenin köyden ayrılana kadar müteaddit defalarca gerçekleştirdiği, sanığın cinsel haz duyarak gerçekleştirdiği bu eylemlerinin ani ve kesintili olmayıp devamlılık gösterdiği anlaşılmakla sarkıntılık düzeyini aşan bu eylemleri nedeniyle "Çocuğun Basit Cinsel İstismarı" suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, katılanda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, suç konusunun önemi göz önünde bulundurularak, takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, sanığın sübut bulan suçunu üvey kızına karşı işlediği anlaşıldığından aynı Kanun'un aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca cezasında arttırım yapılmasına, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, mağdure üvey kızına karşı değişik zamanlarda birden fazla kez gerçekleştirmiş olduğu anlaşıldığından sanığın kastının yoğunluğu, mağdura karşı gerçekleştirmiş olduğu eylem sayısı gözönüne alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren ve teşdiden alt sınırdan ayrılarak cezalandırılmasına dair hüküm kurulduğu görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, bu yönüyle Tebliğnamede yer alan onama düşüncesine iştirak edilmemiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan Mağdureler Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan mağdureler vekilinin temyiz dilekçesinde dosyaya özgülenen herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde 1. Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak verilen cezanın yeterli olmadığına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebinin İnclenmesinde Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR A. Katılan Mağdureler Vekilinin İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdureler vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekili ile Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B ve C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.07.2022 tarihli ve 2022/1861 Esas, 2022/1766 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının , 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla