İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/13869 Karar: 2023/31 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/13869 K.2023/31

9. Ceza Dairesi 2022/13869 E. , 2023/31 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca t

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/13869 E. , 2023/31 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca t

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/13869 E. , 2023/31 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/184 Esas, 2021/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraat ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2022/338 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin gerekçe içermemesi ve kabule göre ise sanık hakkında 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması sebepleriyle hükümler bozulmuş, bozmaya uyan Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/71 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraat ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2022/962 Esas, 2022/1052 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine ve 06.09.2022 tarihli ek karar ile katılanlar vekilinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir 4. Ek kararın katılanlar vekiline usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen temyiz edilmediği anlaşıldığından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kurulan hükmün kesinleşmesi sebebiyle tebliğnamede yer olan bu suçun onanmasına ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri 1. Mağdurun beyanlarının somut olmayıp beyanları arasında çelişkiler bulunduğuna, sadece beyan üzerine sanığa ceza verilmemesi gerektiğine, olayın sübuta ermediğine, tanık ...'nin beyanlarının gerçeği yansıtmayıp mağdurun beyanlarıyla çeliştiğine, mağdurun iftira atma duygusuyla hareket ettiğine, sanığın istikrarlı şeklide suçlamayı kabul etmediğine ve mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 2. Mağdur hakkında düzenlenen adli raporda hymen'in annüler yapıda olması tespit edilmesine rağmen duhule müsait olup olmadığı hususunda bir tespit yapmaması sebebiyle eksik araştırmayla karar verildiğine, 3. Sair temyiz sebeplerine, ilişkindir. B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri 1. Mağdurun eylemler sebebiyle ruh sağlığının 26.07.2021 tarihli rapora göre bozulduğu tespit edildiğinden sanık hakkında kurulan hükümde cezada orantılılık ilkesi gereği alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, sanık hakkında kurulan hükümde sanığın gerçekleştirdiği eylem sayısı nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca üst sınırdan arttırım yapılması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine, 2. Sanık hakkında kurulan hükümde eylemini cebir ve tehdit ile gerçekleştirmesi sebepleriyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerektiğine, 3. Sair temyiz sebeplerine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. Bölge Adliye Mahkemesinin bozması sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'in mağdur ...'ın dayısının oğlu olduğu, mağdur ...'nın ... ortaokulunda 8. sınıf öğrencisi olduğu, 09.07.2021 tarihinde sanık ...'ın mağdurun ailesinin yaşadığı eve yatıya kalmak için geldiği ve bir gün kaldığı, ertesi sabah mağdurun ebeveynleri olan katılanlar ... ve ...'ın işe gittikleri, daha sonra mağdurun ablası tanık ... İlhan'ın da ev anahtarı yaptırmak için dışarı çıkmasıyla sanık ... ile mağdur ...'nın yalnız kaldıkları, sanık ...'ın mağdur ...'nın yanına gelip oturduğu ve eliyle mağdurun göğüslerine dokunduğu, sanığın korktuğu için karşı koyamayan mağduru zorla çocuk odasına götürdüğü, burada sanığın hem kendi kıyafetlerini hem de mağdurun kıyafetlerini çıkardığı, her ikisi tamamen çıplak kaldıklarında sanık ...'ın mağduru sırt üstü yatağa yatırarak göğsüne ve bacaklarına dokunmaya başladığı, öptüğü ve mağduru saçlarından ve başından tutarak cinsel organını zorla ağzına soktuğu, bu şekilde cinsel tatmin sağlamaya çalışan sanığın daha sonra cinsel organını mağdurun vajinasına sokmaya çalıştığı, mağdurun beyanına göre sadece uç (Baş) kısmını sokabildiği, daha sonra sanığın mağdurun yatak üzerinde bulunan pikeye boşaldığı, mağdur beyanlarına göre 5-6 yaşlarından olay tarihine değin farklı tarihlerde, mağdurun ailesinin aynı mahallede bulunan eski ve yeni evlerinde ve sanığın evinde sanık ... mağdurun özel bölgelerine, bacaklarına ve göğsüne kıyafetlerinin içerisinden dokunarak, cinsel organını mağdurun ağzına sokarak ve cinsel organını mağdurun vajinasına sürterek cinsel istismarda bulunduğu, sanığın yürütülen yargılamanın ilk celsesinde SEGBİS sistemi ile savunma yapmayarak mağdur tarafın anlatımını dinlediği, 2. celse duruşma salonunda hazır edilerek alınan savunmasında 10 Temmuz günü tanık ...'nin evden ayrılmasından hemen sonra evden ayrıldığını, eve geri döndüğünde ise ...'nin evde olduğunu savunduğu, soruşturma aşamasında kollukta, savcılıkta ve sulh ceza hakimliğinde yaptığı savunmalarına ek olarak 9 Temmuz gecesi katılan mağdurun odasında uyuyup cep telefonundan porno film izleyerek mastürbasyon yaptığını belirttiği ve ertesi sabah evden ayrıldıktan sonra gittiği yerler ve görüştüğü kişilere ilişkin ayrıntılı bilgiler verdiği, hatta bu kişilerin de sanık anlatımlarını zahiren doğruladığı, ancak tanık ...'nin aşamalardaki beyanlarında eve döndüğünde sanık ve mağdurun evde olduğuna yönelik istikrarlı anlatımlarda bulunması, mağdurun annesi katılan ...'un sanığın kesinlikle mağdurun odasında yatmadığını beyan etmesi, sanığın evden ayrıldıktan sonra görüştüğü kişiler ve gittiği yerlere ilişkin soruşturma aşamasında açıklamada bulunmayıp kovuşturma aşamasında açıklama yaparak tanık göstermesi, yine mağdurun odasından alınan pike üzerinde bulunan sperm ve DNA örneklerinin sanığa ait olduğunun anlaşılmasının akabinde soruşturma aşamasında belirtmediği şekilde mağdurun odasında uyuyup mastürbasyon yaptığını belirtmesi hususları tüm dosya kapsamıyla hep birlikte değerlendirildiğinde sanık savunmasının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik inkara dayalı olarak kurgulandığının değerlendirildiği, yine sanık ve mağdurun ailesi arasında husumet bulunduğu yönündeki ve sanığın mağdura gece parka çıkmasından dolayı kızdığı için kendisine iftira atıldığı yönündeki savunmalarının da, belirtilen husumet iddialarının sanık ile mağdurun ailesi arasındaki ilişkilere engel olmadığı anlaşıldığından ve bu iddiaların sanığa iftira atılmasını açıklayacak boyutta da olmadığı değerlendirilerek sanık savunmalarına itibar edilmemiştir. Mağdurun Çocuk İzlem Merkezinde alınan beyanında sosyal çalışmacının mağdurun anlatımlarının çelişki barındırmadığı ve güvenilirlik açısından olumlu olarak değerlendirilmesi tespitinden hareketle mağdurun beyanlarına itibar edilebileceği değerlendirilmiş, mahkeme de alınan beyanında sorulan sorulara açıklayıcı ve net anlatımlarda bulunması, anlatımlarının genel olarak tüm aşamada birbiri ile benzer ve uyumlu olması beyanlarına itibar edilebileceği kanaatini kuvvetlendirmiştir. Mağdurun tanık ... geldiğinde ona balkonda olduklarına, zili duymadıklarına dair açıklama yapıldığına dair anlatımları tanık ...'nin anlatımları ile desteklenmemiş ise de mağdurun sistematik olarak eyleme maruz kaldığı, etrafındaki kişilerin eylem gününe dair verdiği tepkiler ve sarf ettiği sözler konusunda mağdurda farkındalık oluştuğu değerlendirilmiş; dosya kapsamında beyanı alınan diğer tüm kişilerin anlatımlarında bahsetmedikleri olay sonrasında bir araya gelme, sanık ile ilgili var olan olumsuz duygular ve sarf edilen sözler hatta sanığın darp edilme isteğine dair ayrıntılara beyanında yer vermiş olması gözetildiğinde mağdurda sanık ve ondan kaynaklı olarak gelişen durum ve sarf edilen sözlere karşı farkındalık oluştuğuna dair değerlendirmeyi desteklemesi karşısında mağdurun balkonda olduklarına, zili duymadıklarına dair açıklama yapıldığına dair anlatımının tanık ...'nin anlatımı ile desteklenmemiş olmasının beyanın itibar edilebilirliğine zarar vermediği kanaatine varılmıştır. Mağdur suç tarihi olarak değerlendirilen 10.07.2021 tarihinde organ sokma suretiyle istismara maruz kaldığını beyan etmiş ve alınan doktor raporunda bunu destekleyen olguların yer almadığı görülmüş ise de rapor tarihinin 26.07.2021 olması ile aradan geçen süre ve mağdurun beyanlarında sanığın cinsel organının tamamının vücuda sokulduğuna yönelik anlatım olmadığı gibi tamamı vücuda sokulmuş olsa bile fizyolojik nedenler gözetildiğinde bu duhulün her zaman belirlenebilir emare bırakmayabileceği gözetildiğinde doktor raporunun mağdurun anlatımlarına aykırı olarak yorumlanamayacağı değerlendirilmiştir. Mağdur ile sanık arasında sanığa iftira atılmasını gerektirir husumet, düşmanlık yada diğer olumsuz duyguların bulunduğuna dair dosyaya yansıyan delil bulunmaması, sanığın anlatımlarına itibar edilemeyeceğine dair kabul ile mağdurun anlatımlarının dosyada yer alan beyanlar ile uyumlu ve itibar edilebilir nitelikte bulunması ve tüm bu hususların mağdurun odasında bulunan pikede yapılan incelemede pike üzerinde birden fazla lekede sperm hücresi bulunması ve bu bulunan hücrelerin sanığın DNA sı ile karşılaştırılması sonucu sanığa ait olduğunun tespit edilmiş olması karşısında sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu değerlendirilmiş ve cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Mağdur beyanlarında sanığın bu eylemlerini gerçekleştirirken parçalarına ayırmak, çöpe atmak, üzerine beton dökmek gibi sözlerle kendisini tehdit ettiğine ve saçından tutarak zorla bastırdığına yönelik anlatımlarda bulunmuş ise de Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 14.03.2022 tarihli ve 2022/338-380 E-K sayılı ilamında belirtildiği üzere sanığın çocuğun cinsel istismarı suçuna konu eylemlerini cebir ve tehdit uygulayarak işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığından hasıl olan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesiyle bu yönde artırım yapılmamıştır. Sanığın mağdura yönelik eylemleriyle mağdurun ailesinin eski evleri, şimdiki evleri ve sanığın evinde birden fazla kere ve zamana yayılan şekilde cinsel istismar eyleminde bulunduğunun anlaşılması karşısında sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır. Mağdurun yaşı ve eylemin başlangıç tarihleri gözetildiğinde sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi hükümlerin uygulanmasının lehe kanun kapsamında değerlendirilebileceği gözetilmiş ise de suçun zincirleme olarak işlendiğine dair mahkemenin kabulü, zincirleme suçlarda eylemin gerçekleştirildiği son tarihin suç tarihi olarak kabul edilmesi gerekliliği gözetildiğinde sanık hakkında lehe kanun değerlendirilmesi yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı belirtilerek açıklanan gerekçelerle buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir. 1. Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından düzenlenen 26.07.2021 tarihli raporda; a. Mağdurun genital muayenesinde dış organlarda tramvatik bulgu görülmediği, b. Vajen mukozasının doğal olduğu, hymenin annüler tarzda olup, açıklığının 1.5-2 cm kadar olduğu, saat 1,2,4 hizalarında yüzeysel doğal çentiklerin bulunduğu, tramvatik bulguların görülmediği, diz dirsek pozisyonunda yapılan anal bölge muayenesinde perianal bölgenin doğal olduğu, anal sfinkter tonusunun sağlam olup, anal mukozanın normal yapıda izlendiği, c. Yapılan klinik muayene ve uygulanan psikometrik testler sonucunda yaşı ile uyumlu psikososyal gelişime ve normal zeka gelişimine sahip olduğunun belirlendiği olayla ilgili ağlama atakları, sinirlilik, olayı yeniden yaşantılama, uykuya dalmakta güçlük, kabus görme, mutsuzluk, iştahsızlık, intihar düşünceleri olduğunun saptandığı, bu bulguların travma sonrası stres bozukluğu ile uyumlu olduğu beyanlarına itibar edilebileceği kanaatine varıldığı, 2. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.08.2021 tarihli raporda; a. Pike üzerinde tespit edilen lekeden (Leke 1) hazırlanan preparatın mikroskobik incelemesinde nadir sayıda SPERM HÜCRESİNİN GÖRÜLDÜĞÜ örneklerin meni içerdiğinin tespit edildiği, b. Pike üzerinde tespit edilen lekelerden (Leke 1, 2) ve tespit edilebilen bölgeler itibari ile pike üzerinde tespit edilen lekeden (Leke 4) birbirleri ile uyumlu erkek genotipte DNA profilleri tespit edildi. Tespit edilen DNA profillerinin EÇK1 kodlu şahsa ait DNA profili ile UYUMLU OLDUĞU'na dair, görüşlerini içerir raporlar dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin bozması sonrası kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden; 1. Mağdurun 24.01.2021 tarihli Çocuk İzlem Merkezinde verdiği ifadesi ve buna ilişkin görüntü kayıtlarında özetle 5-6 yaşlarından son eylemin gerçekleştiği tarihe kadar değişik zamanlarda dayısının oğlu olan sanığın evde yalnız kaldıklarında kendisini oyun oynama bahanesiyle boş odaya götürdüğünü önceleri kıyafetlerinin içinden bacaklarına ve göğüs bölgesine eliyle dokunduğunu devam eden süreçte kıyafetlerini çıkardıktan sonra kendi kıyafetlerini de çıkarıp cinsel organını zorla ağzına soktuğunu bu sırada ağzına sokmazsan seni diri diri betona gömerim, parçalarına ayırırım yakarım gibi cümleler kullandığını, korktuğu için sanığın eylemlerine direnemediğini ve kimseye anlatamadığını, 10.07.2021 tarihinde ise sanığın kendi evlerinde bulunduğu sırada ablası ...'nin anahtar yaptırmak için dışarı çıkması sebebiyle sanıkla baş başa kaldıklarında sanığın oturma odasında yanına oturarak önce kıyafetlerinin içinden göğsüne dokunduğunu devamında kendisini tehdit ederek ablasıyla birlikte uyuduğu odaya götürüp kıyafetlerini çıkardığını kendi kıyafetlerini de çıkardıktan sonra kendisini sırt üstü yatağa yatırıp özel bölgesiyle özel bölgesine sürtündüğünü, devamında özel bölgesine cinsel organının uç ve baş kısmını sokmaya başladığını acı hissettiğini sonra yine cinsel organını zorla ağzına soktuğunu bu eylemlerin yaklaşık yarım saat bir saat kadar sürdüğünü sanığın cinsel organından yatağın üzerindeki pikeye beyaz, şeffaf bir sıvı aktığını gördüğünü bunun kendisine bulaşmadığını annesinin pikenin leke olduğunu görmemesi için birkaç kez pikeyi yıkadığını ablasının dış kapıyı çalması sebebiyle sanıkla kıyafetlerini giyerek ablası ...'ye kapıyı geç açtıkları için balkonda oturduklarını söylediklerini sanığın kendisini tehdit etmesinden dolayı yaşadıklarını kimseye anlatamadığını en son eniştesi ...'a yakın hissederek anlatması sonucu ailesinin yaşadıklarından haberdar olduğunu sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği, mağdurun 26.10.2021 tarihli kovuşturma aşamasında alınan ifadesi ve buna ilişkin görüntü kayıtları incelendiğinde ise; son eylem tarihi olan 10.07.2021 tarihli olay öncesinde yaşanılan olayları soruşturma aşamasında verdiği ifadelere benzer, tutarlı ve istikrarlı şekilde anlattığı, son eylem tarihine ilişkin olayda soruşturma ifadesinden farklı olarak sanığın kendisini zorlamasına rağmen ağzına organ sokmadığını beyan etmiş ise de 10.07.2021 tarihli olay gününe ilişkin diğer eylemler açısından istikrarlı ifadeler verdiği, beyanlarında geçen ifadelerin pike üzerinde tespit edilen sanığa ait sperm örneklerinin bulunduğuna dair Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 24.08.2021 tarihli rapor içeriğiyle uyumlu olarak yan delillerle desteklendiği, tanık ...'nin ifadesinin de sanıkla mağdurun evde baş başa kaldıkları hususunda mağdurun beyanlarıyla uyumlu olduğu, sanığın mağdura kızmasından dolayı kendisine iftira attığına yönelik savunmasının suçlamadan kurtulmaya yönelik olduğu, Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından düzenlenen 26.07.2021 tarihli rapor içeriğine göre mağdurun beyanlarına itibar edilebileceği nazara alındığında olayın sübutu yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından düzenlenen 26.07.2021 tarihli rapora göre mağdurun genital muayenesinde dış organlarda tramvatik bulgu görülmediği, Vajen mukozasının doğal olduğu, hymenin annüler tarzda olup, açıklığının 1.5-2 cm kadar olduğu, saat 1, 2, 4 hizalarında yüzeysel doğal çentiklerin bulunduğu, tramvatik bulguların görülmediğinin belirlenmesine rağmen duhule müsait olup olmadığı hususunda bir tespit yapılmaması sebebiyle eksik araştırmayla karar verildiği ve anılan raporun sanık aleyhine yorumlanamayacağı bir an için düşünülse bile ilk derece mahkemesinin kabulünün mağdurun 5-6 yaşlarından olay tarihine değin farklı tarihlerde sanığın mağdurun özel bölgelerine, bacaklarına ve göğsüne kıyafetlerinin içerisinden dokunarak, cinsel organını mağdurun ağzına sokarak ve cinsel organını mağdurun vajinasına sürterek cinsel istismarda bulunduğu şeklinde oluşa uygun şekilde kabul edildiği nazara alınarak mağdurun vajinasına organ sokmak şeklinde bir kabulün olmadığı ve olay üzerinden geçen süre de gözetildiğinde mağdurun iç beden muyanesi konusunda ek rapor aldırılmasının sonuca etkili olmadığı kanaatine varılarak ilk derece mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yönünden; 1. 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasına göre belirtilen suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kasta dayanan kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren alt sınırdan hüküm kurulması, takdiren zincirleme suç hükümlerinin alt sınırdan uygulanarak arttırım yapılması ve sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasının 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulama yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Mağdurun aşamalarda eylemlerin zorla olduğunu belirtmesine rağmen sanığın hangi eylemi gerçekleştirerek zor kullandığını yeterince açıklayamaması ve tehdit edildiği konusunda her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesiyle hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca arttırım yapılmaması hukuka aykırı olarak değerlendirilmemiştir. C. Sair temyiz sebepleri yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2022/962 Esas, 2022/1052 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla