İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/14024 Karar: 2023/191 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/14024 K.2023/191

9. Ceza Dairesi 2022/14024 E. , 2023/191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : Katılan ... vekilinin yokluğunda verilen karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 20.06.2022 tarihli, temyiz sebebi içermey

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/14024 E. , 2023/191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : Katılan ... vekilinin yokluğunda verilen karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 20.06.2022 tarihli, temyiz sebebi içermey

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/14024 E. , 2023/191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : Katılan ... vekilinin yokluğunda verilen karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 20.06.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, anılan vekilin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak reddi gerektiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ile müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdur vekilinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/317 Esas, 2019/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile 62 nci maddesi gereğince 4 yıl 2 ay; ve aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri ile 62 nci maddesi gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve 53 üncü madde uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2020/853 Esas, 2020/1671 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili, sanık ile müdafii ve katılan mağdur vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan(iki kez), 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (b) ve (d) bentleri ile 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası (iki kez) ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan ... vekili ile katılan mağdur vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/25901 Esas, 2022/2137 Karar sayılı kararı ile katılan ... vekilinin temyiz isteminin süresinde olmadığından bahisle 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine; diğer temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede ise özetle bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde işlenen her iki eylemde sarkıntılık sınırının aşıldığı gözetilerek sanığın zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiği belirtilerek bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/880 Esas, 2022/1005 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak gerçekleştirilen yargılamada, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (b) ve (d) bentleri, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ile müdafiinin temyiz istemleri; sanığın görevi gereği yurtta bulunduğuna, yurtta sevilen biri olması nedeniyle katılan mağdur dışında kalan hiçbir öğrencinin sanığın böyle bir eylemin içerisinde bulunabileceğine ihtimal vermediğine, 2019 yılı Ocak ayında gerçekleştiği belirtilen eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığının ve şikayetin süresinde yapılmadığına, 2019 yılı Ocak ayında gerçekleştiği iddia edilen eylemden sonra annesinin katılan mağdurun yurtta kalmasına müsaade etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, 2019 yılı Ocak ayında gerçekleşen eylem yönünden annenin sanığı affetmiş olmasının kabul edilebilir bir yaklaşım olmadığına, intikal günü sanık ile katılan mağdurun annesi arasında gerçekleşen konuşmanın katılan mağdurun yurttan kaçması nedeniyle endişe halinde olan sanığın stres altında olması nedeniyle sadece yurttan kaçma halinden dolayı özür dilemesinden ibaret olduğuna, sanık ile katılan mağdurun annesi arasında geçen konuşmanın sanığın bilgisi dışında olması nedeniyle hükme esas alınamayacağına, mağdur ile aynı odada 8 kişinin kaldığına ve böyle bir eylemin fark edilmemesinin mümkün olmadığına, tanık ...'in beyanlarının sanığı desteklediğine, zihinsel gelişimi tam olarak sağlanmamış mağdurun çelişkili beyanlarına itibar edilemeyeceğine, yeniden kurulan hükmün önceki verilen cezadan daha ağır olamayacağına ilişkindir. 2. Katılan ... vekili; temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermemiştir. 3. Katılan mağdur vekilinin temyiz istemi; on iki yaşındaki mağdurun iki defa istismara uğraması sonucunda hayatının mahvolması nedeniyle temel cezada teşdit yapılması ve takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine yöneliktir. 4. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, tanık beyanları ile adli tıp raporlarından sanığın atılı suçu işlediğinin açık olduğuna ve mağdurun durumu ile yaşı, suçun işleniş biçimi, olay yeri, suç konusunun önemi gözetilerek temel cezada teşdit yapılıp hiçbir indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 11 yaşındaki mağdur ... kalmaktadır. Sanık aynı yurtta hizmetli olarak çalışmaktadır. Ancak sanık yurtta hoca olarak derslere girmekte ve geceleri nöbet tutmaktadır. Mağdur 2019 yılı Ocak ayında ve 14.09.2019 tarihinde saat 03.00 sularında 2 defa sanığın cinsel istismarına uğradığını iddia etmektedir. 2019 yılı Ocak ayında mağdurun yanına gelip elinden tutarak kendi cinsel organına dokundurmuştur. 14.09.2019 tarihinde ise elini mağdurun eşofmanının içine sokup cinsel organıyla oynamıştır. Mağdur uyanıp tepki gösterdiğinde fiillerine son vermiştir. 2. Sanık, yurtta hizmetli olarak görev yapmaktadır; mağdur beyanı ve sanığın müdafii eşliğinde alınan kolluk ifadesine göre sanık, mağdur ile diğer öğrencilere karakter eğitimi ve Kur'an tefsiri dersleri vermektedir. 3. Mağdurun aşamalardaki beyanları istikrarlıdır. 4. Sanık, suçlamayı kabul etmemektedir. 5. Kamera kayıtlarıyla sabit olduğu üzere mağdur son suç tarihi olan 14.09.2019 günü eylemin hemen ardından pencereden atlayıp yurttan kaçmış ve eve giderek annesine yaşadığı olayı anlatmıştır. 6. Mağdurun annesi katılan ..., mağduru doğrulamış, sanığın 9 ay öncesinde de mağdura karşı benzer bir eylem gerçekleştirdiğini, onunla görüştüğünde engelli bir çocuğunun olduğunu kendisine söylemesi nedeniyle acıyarak şikayetçi olmadığını, son suç tarihinde de endişeli bir şekilde mağdurun yanına gelmesinin ardından delil olması maksadıyla ses kayıt cihazını açarak sanığı aradığını, sanığın da bu görüşme esnasında suçlamayı kabul ederek özür dilediğini beyan etmiştir. 7. Sanık aşamalarda, mağdurun annesinin 9 ay önce yanına gelip mağdurun kendisinden şikayetçi olduğunu söylediğini, ona açık konuşmasını söylediğinde üstü örtülü bir şekilde "Siz daha iyi biliyorsunuz." dediğini, 14.09.2019 günü mağdurun annesinin kendisini arayıp mağdurun eve geldiğini söylemesi üzerine söylenenlere anlam veremeyip telaşa kapılarak yurttan kaçma durumu için defalarca özür dilediğini savunmuştur. 8. Tanık B. O. görgüye dayalı bir bilgiye sahip olmamakla birlikte aşamalarda sanığın yatakhaneye kontrol amaçlı gidip gitmediğine yönelik çelişkili anlatımlarda bulunmuştur. IV. GEREKÇE A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan ... vekilinin yokluğunda verilen karara karşı 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 20.06.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, anılan vekilin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak reddi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık ile Müdafii, Katılan Mağdur Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde; İlk derece mahkemesince hükme esas alınan sanık ile katılan ... arasındaki ses kaydının yasak delil niteliğinde olduğu anlaşıldığından dosyada diğer deliller mahkumiyet için yeterli görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Mağdurun beyanlarının istikrarlı olması ve tutarlılık göstermesi, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları, tanık B.'nin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olması, 14.09.2019 günlü eylemin hemen ardından mağdurun yurt penceresinden atlayıp evine giderek yaşadıklarını annesine anlatması, annenin de mağduru doğrulayarak vakit kaybetmeksizin sanık hakkında şikayetçi olması, mağdurun yurt penceresinden kaçtığı anı gösteren kamera görüntüsü nazara alındığında, hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık Müdafiiinin Bozma Sonrası Kurulan Hükümde Aleyhe Değiştirme Yasağının İhlal Edildiğine Yönelik Temyiz İstemi Bakımından Dairemizin 09.03.2022 tarihli ve 2021/25901 Esas, 2022/2137 sayılı kararı ile bozulan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün aleyhe temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan hükümde; 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen aleyhe değiştirme yasağına aykırılık bulunmadığından, bu yönüyle bir isabetsizlik görülmemiştir. D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temel Cezada Teşdit Uygulanması ve Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanmaması Gerektiğine Yönelik Temyiz İstemi Bakımından Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (Birinci ve üçüncü cümleleri) kapsamında düzenlenen "Çocuğun cinsel istismarı" suçundan tayin edilen temel cezanın "11 yıl" hapis cezası olarak belirlenmesinde ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde sayılan "Sanığın yargılama süresindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri" gibi dosya kapsamıyla örtüşen hususlar gerekçe gösterilerek takdiri indirim hükmünün uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden, Gerekçe bölümünde (A) harfli alt başlıkta açıklanan nedenle katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ile Müdafii, Katılan Mağdur Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B), (C) ve (D) harfli alt başlıklarda açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/880 Esas, 2022/1005 Karar sayılı kararında sanık ile müdafii, katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla