İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/15321 Karar: 2023/540 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/15321 K.2023/540

9. Ceza Dairesi 2022/15321 E. , 2023/540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kan

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/15321 E. , 2023/540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kan

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/15321 E. , 2023/540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi 30.04.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/228 Karar sayılı kararı ile çocuğun cinsel istismarı suçundan sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2020 tarih, 2020/629 Esas, 2020/724 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma sebebiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2021 tarih, 2020/249 Esas, 2021/123 Karar sayılı kararı ile bozma kararı doğrultusunda eksiklikler giderildikten sonra 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir. 4. Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2021 tarih, 2021/1482 Esas, 2021/1763 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği; Mağdurenin soruşturma aşamasındaki anlatımı ile mağdurenin boyun kısmında koyu renkli ekimotik alan bulunduğuna dair 26.11.2018 tarihli Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı tarafından düzenlenen rapor nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2019 Tarihli Gerekçeli Kararında Kabulü "Tüm dosya kapsamı, sanık savunması, mağdur beyanı, adli rapor, dosya içinde bulunan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar suç tarihinde mağdurun ikametinde yaşadığı bir olay nedeniyle ayrıldığı ve ortak arkadaşları vasıtasıyla tanıştığı sanığa Mersin iline dönemeyeceğini belirterek kalacak yer aradığını söylemesi üzerine sanığın abisinin kiralık evine mağdurla beraber gittikleri burada abisinin arkadaşlarının bulunduğu sırada başbaşa film seyrettikleri sırada sanığın ani ve kesik bir hareketle mağdurun boyun kısmından öpmek suretiyle cinsel eylemde bulunduğu, Aynı gün akşam saatlerinde olayın devamında mağdurun yatacağı odanın anahtarını kendisine teslim edilerek bu odada kalmasını sağlayıp ertesi sabah akrabalarının yanına gitmesi için otobüs durağı civarına bırakıldığından bahisle sanığın çocuğun cinsel istismarı ve çocuğu cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; Sanığın mağdurun yaşını 16 olarak bildiği, sanığın mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğü, mağdurun duruşmada alınan beyanında sanığın öpme şeklindeki eylemine rızasının olduğunu beyan ettiği, mağdur ve mağdurun annesinin şikayetçi olmadığını beyan etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 16 yaşında olarak bildiği mağduru öpmesinin suç oluşturmayacağı, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun manevi unsuru olan kastın somut olayda gerçekleşmediği tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup yasal unsurları oluşmayan çocuğun cinsel istismarı suçundan sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği, yine sanığın üzerine atılı bulunan çocuğu cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılma suçunun da yasal unsurlarının (kasıt-manevi unsur) oluşmadığı, sanığın mağduru zorla bir yerde tutmadığı ve bir yere götürmediği, mağdurun rızası ile sanığın yanında kaldığı, bu itibarla bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak hüküm kurulmuştur." B. İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2021 Tarihli Gerekçeli Kararında Kabulü "Bozma kararı doğrultusunda mağdurun hastane doğum belgesi getirilmiş, mağdurun 03.05.2004 tarihinde hastanede doğduğu anlaşılmış, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 03.12.2020 tarihli raporunda mağdurun kemik yaşının nüfus kaydı ile uyumlu olduğu anlaşılmış, mahkemece yapılan gözlemde mağdurun 16-17 yaşlarında gösterdiği tespit edilmiş, bozma kararında belirtilen tanıklar ... ve ... dinlenmiştir... Sanığın mağdurun yaşını 16 olarak bildiğini savunduğu, mağdurun duruşmada alınan beyanında sanığın öpme şeklindeki eylemine rızasının olduğunu beyan ettiği, öpme eyleminin cinsel amaçlı olması durumunda buna izin vermeyeceğini beyan ettiği, mağdur ile mağdurun anne ve babasının sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdurun boynundan sadece bir kere öpmesi şeklinde gerçekleşen eyleminde cinsel duygularını tatmin amaç ve saiki taşımadığı, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun manevi unsuru olan kastın somut olayda gerçekleşmediği kanaatiyle sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir." C. Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2020 Tarihli Kararında Kabulü "Sosyal hizmet uzmanı Aysel Kızılarslan'ın usulüne uygun biçimde kimlik tespiti ve yemini yaptırılmadan, bu bilirkişinin katkısıyla tespit edilen mağdurun beyanının hükme esas alınması sureti ile 5271 sayılı CMK'nın 64/5-6 ve 289/1-i maddelerine aykırı davranıldığı, Kolluk tarafından beyanları alınan ... ile ...'in mahkemece dinlenilmediğinin anlaşılması karşısında; bahse konu kişilerin mahkemece tanık olarak dinlenilip, olayın oluş şekli ve sanığın eylemleri ile ilgili beyanları alındıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile karar verildiği, Kayden 03/05/2004 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşı içerisinde olan mağdureye ait mernis doğum tutanağıyla varsa tescile esas doğum raporu getirtilerek resmi bir kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının belirlenmesi halinde, yaş tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilerek içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması gerektiği, Gerekçeli karar başlığından gözaltında geçirdiği sürenin yazılmaması itibariyle CMK'nın 232/2- d maddesine aykırı davranıldığı, anlaşıldığından çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükmün CMK'nın 280/1-d ve 289/1-e-i maddeleri gereğince BOZULMASINA karar verilmiştir." D. Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2021 Tarihli Kararında Kabulü " Sanığın kovuşturma aşamasında ''olay tarihinde mağdurun kendisine 16 yaşında olduğunu söylediği'' yönünde beyanda bulunması, mağdurun da kovuşturma aşamasında sanığın bu yöndeki beyanını doğrulaması, mahkemece mağdurun fiziki görünümüne ilişkin yapılan gözlem ile tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanığın mağdurun yaşı konusunda hataya düşerek 16 yaşında bildiği mağdur ...'nın rızası doğrultusunda mağduru öpmekten ibaret eyleminde mağdurun 15 yaşından büyük olduğu zannı ile hareket ederek, 15 yaşından büyük olması durumunda ... ile gerçekleşen mağdura yönelen suç teşkil etmeyecek eyleminden ötürü TCK'nın 30. maddesi de göz önüne alınarak, mağdurun yaşında hataya düşen sanığın suçun yasal unsurlarını bu cihedle oluşturmayan eylemden ötürü istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeler ile hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı tarafından 26.11.2018 tarihli adli tıp raporunda mağdurenin fiziki muayenesinde boyun ön hat sağda vertikal seyirli 3x0.3 cm deriden koyu renkli ekimotik alan olduğu tespit edilmiştir. 2. Mağdurenin Çocuk İzlem Merkezinde alınan ifadesinde bulunan Çocuk Gelişimci H. Nur Kafalı tarafından düzenlenen raporda mağdurenin yaşadığı olayı eksik ya da farklı anlatmış olabileceği değerlendirilmiştir. 3. Yargılama aşamasında sanık, mağdurenin kendisine yaşını 16-17 olarak söylediğini beyan etmiştir. Mağdure ise yaşını sanığa bir iki yaş büyük söylediğini pedagog eşliğinde alınan segbis kaydında ifade etmektedir. Mağdurenin kendisi, anne ve babası sanıktan şikayetçi değildir. 4. İstinaf kararı sonucu ilk derece mahkemesince mağdurenin kemik yaşının incelenmesi istenmiştir. İnceleme sonucunda Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda mağdurenin kemik yaşının nüfus kaydı olan 03.05.2004 tarihi ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. 5. Mahkeme heyeti tarafından 26.11.2020 tarihli duruşmada mağdurenin 16-17 yaşlarında gösterdiği yönünde gözlem yapılmıştır. 6. Türk Ceza Kanunu madde 30’da açıklandığı üzere Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır. Olay tarihinde kayden 14 yaş 6 aylık olan mağdurenin kovuşturma aşamasında yaşını sanığa 16 olarak söylediğini beyan etmesi, sanığın mağdurenin yaşında hataya düştüğünü savunması, mahkemece suç tarihinden iki yıl sonra yapılan gözlem neticesinde mağdurun 16-17 yaşlarında gözüktüğünün tespit edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; mahkeme heyetinin gözlemi, mağdurenin beyanı ve sanık ile mağdurenin olay günü tanışması hususları dikkate alındığında olay tarihinde 14 yaş 6 aylık olan mağdurenin yaşının 15 yaş ve üzeri olarak değerlendirildiği ve sanığın olay tarihinde 16 yaşında olduğunu düşündüğü mağdure Leyla’yı rızası ile öpmesi eyleminin suç oluşturmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi göz önüne alındığında sanığın beraatine karar verilmesi yerindedir. Buna göre; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazı reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görülmediğinden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2021/1482 Esas, 2021/1763 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla