Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/16112 E. , 2023/1571 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/224 E., 2022/571 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî red, kısmî on
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/16112 E. , 2023/1571 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/224 E., 2022/571 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî red, kısmî onama Sanık hakkında; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanunun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında; nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.01.2022 tarihli ve 2019/625 Esas, 2022/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/224 Esas, 2022/571 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin cinsel saldırıya uğradığına ilişkin bir rapor bulunmadığına, suçlamaların mağdurenin beyanlarından ibaret olduğuna, somut delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mağdure Eminenin cinsel saldırıya uğradığına, suçun teşebbüs aşamasında kalmadığına tamamlandığına, kurum lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında uygulanan indirimlerin kaldırılarak en üst hadden ceza verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''Her ne kadar sanık ... ***'un mahkememizde alınan savunmasında; ilk olay yönünden katılan ...'nin kendi isteğiyle sanığın ikametine geldiğini, evde el ele tutuşup, öpüştüklerini, bu olaydan 2-3 hafta kadar sonra evinin anahtarı olmadığı için kapıda kaldığında katılanlardan dış kapıyı açmak için anahtarı atmalarını istediğini, daha sonra katılan ...'nin kendisini evlerine davet ettiğini, evde bir süre oturmalarının ardından 10-15 dakika sonra 'defol git' diyerek kendisini evden kovduklarını ifade etmişse de; katılan ... ve...'nin aşamalarda alınan ve birbiyle tutarlı beyanları, tanıklar ... ***, Şükrü ... *** ve ... ***'ün katılanların iddialarını destekleyen anlatımları, sanığın hazırlık aşamasında savcılıkta müdafii eşliğinde alınan savunmasında; Kurban bayramının ilk günü şahsa et vermek için ikametine gittim ve ikametinde bir süre oturduk. Şahsın annesi olan ... *** o sırada evde bulunduğu için benim ikametime gittik. Şahıs ile ikametimde bir süre oturduktan sonra aramızda bir elektriklenme oldu ve şahıs ile seviştik, şeklinde beyanda bulunmasına rağmen mahkemede alınan beyanı ile kısmi çelişki sorulduğunda emniyette ... *** ile ilişkiye girdiğimi söylemedim, şimdiki anlattıklarım doğrudur, şeklindeki birbiriyle çelişkili savunmaları cezadan kaçmaya yönelik görülerek sanığın savunmasına itibar edilmemiştir. Buna göre, sanık ... ***'un beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olan katılan ... ***'ün vücuduna vajinal yoldan cinsel organını sokmaya çalışmak suretiyle nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ettiği Mahkememizce sabit görülerek sanığın eylemine uyan TCK'nın 102/2, 102/3-a maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından cezasından TCK'nın 35. maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında indirim yapılmasına, sanığın aynı zamanda tekerrrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren ve başkaca da sabıkaları bulunduğundan ileride suç işlemeyeceği veya suç işlemekten çekineceği hususunda olumlu bir kanıya varılamaması nedeniyle hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilerek netice cezası belirlenmiştir. Sanık ... ***'un katılan ...'ye yönelik beden bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan katılanı cebren ve cinsel maksatla, kendi evinde tutması şeklindeki eylemi nedeniyle üzerine atılı cebir ve tehdit kullanmak suretiyle hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan TCK’nın 109/2, 109/3-f maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirmesi nedeniyle cezasında TCK'nın 109/5 maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın aynı zamanda tekerrrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren ve başkaca da sabıkaları bulunduğundan ileride suç işlemeyeceği veya suç işlemekten çekineceği hususunda olumlu bir kanıya varılamaması nedeniyle hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilerek netice cezası belirlenmiştir. Sanık ... ***'un katılanlara yönelik aynı suç işleme kararının icrası kapsamında 12.08.2019 günü saat 02:00 sıralarında ve 17.08.2019 günü 00:30 sıralarında cebren katılanların evine girmesi suretiyle üzerine atılı gece vakti, cebir ve tehdit kullanarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/4 maddesi gereğince somut olayın gece vakti ve cebir kullanılarak işlenmesi suretiyle birden çok nitelikli halin bir arada gerçekleştirilmesi dikkate alınarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına, eylemini zincirleme şekilde gerçekleştirmesi sebebiyle cezasından TCK'nın 43/1. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına, sanığın aynı zamanda tekerrrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren ve başkaca da sabıkaları bulunduğundan ileride suç işlemeyeceği veya suç işlemekten çekineceği hususunda olumlu bir kanıya varılamaması nedeniyle hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilerek netice cezası belirlenmiştir. '' B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Vekalet Ücreti Takdir Edilmesi Gerektiğine Yönelik Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 'Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları' başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu Kanun, Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır. C. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanık savunması ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü mağdureyi zorla yatak odasına götürüp kıyafetlerini çıkararak cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürtmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/224 Esas, 2022/571 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/224 Esas, 2022/571 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.