İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/16630 K.2023/3226

Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2019/343 Esas, 2021/90 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2.…

Esas2022/16630Karar2023/3226Tarih17 Mayıs 2023Okuma6 dk · 1.225 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2022/16630 E., 2023/3226 K.

Karar tarihi
17 Mayıs 2023
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/1141 E., 2021/1393 K
Suç
Çocuğun cinsel istismarı
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1

Karar Detayı

1.225 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2019/343 Esas, 2021/90 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi

7. Ceza Dairesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2021/1141 Esas, 2021/1393 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdure ile katılan annenin beyanlarının birbirleriyle çelişkili olmadığına, sosyal araştırmacının görüşünün katılan mağdurenin beyanlarına itibar edilebilir görüşünün olduğuna, katılan mağdurenin beyanlarına göre annesi tarafından yönlendirilmediğine bu durumun gerekçeye aykırı olduğuna, eksik araştırmayla karar verildiğine, husumet iddiasının suçlamadan kurtulmak için ortaya atıldığına bu konuda kolluk araştırma tutanağı bulunduğuna, sanığın beyanlarının kendi içinde çelişkiler barındırdığına,

katılan mağdure beyanlarının samimi güvenilir ve kendi içerisinde tutarlı olduğuna sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. B.

Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdure beyanlarının samimi güvenilir ve kendi içerisinde tutarlı olduğuna katılan mağdurenin yaşı düşünüldüğünde beyanlara itibar edilmeyecekse neredeyse her türlü cinsel eylem failinin cezasız kalacağına ve sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece "Katılan ... ****'nun savcılıktaki beyanlarına nazaran üç yıldır, katılan küçüğün beyanlarına nazaran ise 1 yıldır devam eden iddiaya konu cinsel istismar olayına ilişkin olarak aradan geçen uzunca süreç dahilinde, dolayısıyla iddiaya konu olayların sıcaklığıyla katılan küçüğün diğer aile bireylerine, başkaca bir yakınına yada adli ve idari mercilere aktarımda bulunmadığı,

olayların sıcaklığı ile yapılmış bir şikayet ve başvuru bulunmadığı gibi katılan ... ****'nun mahkememiz huzurundaki beyanlarına nazaran sanığın 30.06.2017 tarihinde başkaca yaşı küçük mağdurlara yönelik cinsel istismar iddiası ile tutuklanması üzerine şüphelenerek katılan küçük kızına sanığın nasıl birisi olduğunu sorduğunda katılan küçüğün biraz iyi biraz kötü dediğine, akabinde neden kötü diye sorduğunda yok öyle birşey kötü falan değil dediğine, devamında mağdur küçüğe evdeki kamerayı izleyeceğini söylediğinde bu defa katılan küçüğün korkarak lütfen izleme dediğine ve sanığın poposuna ellediğini söylediğine yönelik beyanlarda bulunduğu,

katılan küçüğe mahkememiz huzurunda sanığın eylemlerini anne ve babasına ne zaman söylemeye karar verdiği sorulduğunda annem sordu şeklinde cevap verdiği, ayrıca katılan küçüğün 10.01.2018 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı'nda verdiği ifadesinde ben anneme ... eniştemle biz sevişiyoruz şeklinde bir beyanda bulunmadım, eniştem beni dudağımdan ya da yanağımdan hiç öpmedi şeklindeki beyanı, buna karşın katılan ...'ın 04.07.2017 tarihinde kollukta,

03.01.2018 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı'nda verdiği ifadelerinde katılan küçüğün sanığın dudaklarından öptüğünü ve kendisine seninle sevişiyoruz dediğini ve külotunun içerisinden cinsel organına dokunduğunu söylediğini beyan ettiği, bu itibarla katılan küçük ile katılan beyanlarının kısmen çeliştiği, katılan küçüğün içerisinde bulunduğu yaş ve gelişim süreci itibariyle farklı beyanda bulunma ve olayları farklı anlamlandırıp farklı şekilde aktarma ihtimali bulunduğu,

sanığın katılan küçüğün babası olan katılan ...'den alacaklı olduğuna ve bu nedenle aralarında husumet olduğuna ilişkin beyanları, iddiayı teyit eder mahiyette doğrudan görgüye dayalı tanık anlatımının veya bilimsel verinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın aşamalardaki inkara dayalı savunma ve beyanlarının aksine, katılan ... **** ve katılan küçüğün aşamalardaki istikrarlı ve birbirleriyle tutarlı olmayan, kısmen çelişik ve tereddütlü beyanları dışında, sanık ... ****'ın yüklenen çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine dair, mahkumiyetlerine yeter, kuşku sınırlarını aşan, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı,

iddiaların iddiayı doğrudan teyit eder mahiyetteki maddi bulgularla, bilimsel verilerle, tarafsız tanık anlatımlarıyla veya doğrudan görgüye dayalı katılan beyanlarıyla desteklenmediği, katılan küçüğün katılan ... **** tarafından baskılanmasından ve sanığın şüphelisi olduğu başkaca bir cinsel istismar olayından haberdar olmasından kaynaklı sanık hakkında farklı aktarımlarda bulunma ihtimalinin bulunması, ayrıca katılan küçüğün iddiaya konu edilen aktarımlarının kendiliğinden değil annesi olan katılanın ısrarlı ve kısmen de tehdit algısı içeren soruları üzerinde gerçekleşmesi,

uzunca bir süre sanığın cinsel istismarına maruz kaldığı iddia edilen katılan küçüğün bu olayları sıcaklığı ile ve kendiliğinden başkalarına aktarmamasının, katılanların da istismar olayının son aşamaya kadar farkına varamamalarının hayatın olağan akışına uygun düşmemesi nazara alınarak,

sanığın katılan küçüğe yönelik bedensel temas sağlamak suretiyle veya başkaca bir suretle cinsel davranışta bulunduğuna, dolayısıyla yüklenen çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine dair, mahkumiyetine yeter, kuşku sınırlarını aşan kesin ve inandırıcı delili elde edilememesi ve mahkememizde suçun sübutuna yeter vicdani kanaat oluşmaması karşısında, sanık ... ****'ın şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak yüklenen çocuğun cinsel istismarı suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşılarak..." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur. B.

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada. "Suçsuzluk" ya da "Masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın uzantısı olan, Latincede. "İn dubio pro reo" olarak ifade edilen "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi halinde de geçerlidir.

Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.

Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve bu ispat, hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanarak sanığın mahkumiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir.

Bu açıklamalar doğrultusunda yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olmadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi

7. Ceza Dairesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2021/1141 Esas, 2021/1393 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce

SONUÇ / HÜKÜM

2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. II. Temyiz Sebepleri
  4. III. Olay Ve Olgular
  5. IV. Gerekçe
  6. V. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16630
Karar No
2023/3226
Tarih
17 Mayıs 2023
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/16628 K.2023/7341
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/16614 K.2023/3789
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/16612 K.2025/6854
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/16607 K.2023/2218
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/16598 K.2023/3047
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/16594 K.2023/4084

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.