KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2022/6202 E., 2022/10647 K.
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2022
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
- Hüküm
- Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair
Karar Detayı
354 kelime·2 dk okuma
Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.09.2020 gün ve 2019/579 Esas, 2020/492 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu yönünden ilk derece mahkemesince hükmedilmeyen ve ilk kez Bölge Adliye Mahkemesince verilen TCK'nin 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince takdiren 1 yıl 3 ay süreyle bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanması şeklinde sanık aleyhine uygulamayla düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın, 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 286/2. maddesinde sınırlı olarak sayılan kararlardan olmadığı,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli 2018/11 - 38 Esas - 2018/113 Kararı da göz önüne alınarak temyiz yasa yoluna tabi olduğuna karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Sanık savunması, katılan beyanı, incelenen CD kayıtlarına ve tüm dosya kapsamında göre, izinsiz gösteri yürüşü nedeniyle gözaltına alınan katılanın araca bindirilmek istendiğinde sağ bacağını araca dayayarak direnmesi üzerine müdahalede bulunan polis memuru sanığın katılanın sol kalçasından itelemesi ile birlikte araca alındığı, sanığın eyleminin eliyle ittirme şeklinde gerçekleştiği, katılanın kalçasını sıkma, tutma, okşama gibi bir durumun söz konusu olmadığı,
sanığın eyleminin herhangi bir cinsel amaç olmaksızın zor kullanma sınırında katılanın araca alınmasına ilişkin olduğunun belirgin ve savunma ile uyumlu olduğunun anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesinin kabulünde eylemin cinsel saikle gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek müsnet suçtan beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi,