İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/9315 Karar: 2023/1986 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/9315 K.2023/1986

9. Ceza Dairesi 2022/9315 E. , 2023/1986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2022/90 Esas, 2022/138 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 14.12.2021 tarihli ve 2021/14478 Esas, 2021/10012 Karar sayılı bo

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/9315 E. , 2023/1986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2022/90 Esas, 2022/138 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 14.12.2021 tarihli ve 2021/14478 Esas, 2021/10012 Karar sayılı bo

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/9315 E. , 2023/1986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2022/90 Esas, 2022/138 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 14.12.2021 tarihli ve 2021/14478 Esas, 2021/10012 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine 7165 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/370 Esas, 2019/443 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ile müdafiinin istinaf başvurularının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.02.2020 gün ve 2020/24 Esas, 2020/129 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.02.2020 gün ve 2020/24 Esas, 2020/129 Karar sayılı kararının, sanık ile müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.12.2021 tarihli ve 2021/14478 Esas, 2021/10012 Karar sayılı kararı ile ''Mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen beyanları, iddia edilen eylem gerçekleştikten dört yıl sonra diğer mağdure ... ...'e yönelik sanıkça işlendiği iddia edilen cinsel istismar eylemlerinin araştırılması sırasında mağdure tarafından kolluk makamlarına başvurulması şeklinde gerçekleşen olayın intikal tarzı ve zamanı, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığının anlaşılması'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarih ve 2022/90 Esas, 2022/138 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/14478 Esas, 2021/10012 Karar sayılı bozma ilamına karşı direnilmesine ve sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.06.2022 tarihli ve 9-2022/78324 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafisinin Temyiz İsteği Mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığına, zira sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığına ve bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yargılama makamınca dava hakkında yeteri kadar araştırma yapılmadan ve deliller tam olarak toplanmadan karar verilmek suretiyle sanık hakkında az cezaya hükmedilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yapılan yargılama sonucunda mahkemece dava konusu olayın; "Sanık ...'in mağdure ... ...'un annesinin dayısı durumunda olduğu, Kasım 2015'te mağdure ... ...'un evde bulunduğu sırada sanığın da bu eve geldiği, sanığın çekyatta oturmuş vaziyette televizyon seyrettiği sırada mağdure ... ...'un çekyata uzanarak başını sanığın dizine yasladığı, bir süre böyle oturduktan sonra sanığın gitmek için ayağa kalkması üzerine ... ...'un da ayağa kalktığı, o anda sanığın yaklaşık 10 ... süre ile ... ...'u dudaklarından öptüğü, bir süre sonra ... ...'un kendisini geri çektiği, sanığın ... ...'a "annen ile ablana söyleme seni kıskanırlar" dediği şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiş; Yine mahkemenin bu kabul ve kurulan hükme dair "Sanığa iftira atması için bir sebep bulunmayan mağdure Elifnur'un aşamalardaki oluşa uygun, inandırıcı ve istikrarlı beyanları ve dosya kapsamı dikkate alındığında olayların mahkemenin sanığın atılı suçu işlediğine dair karar yerinde yazılı kabulü doğrultusunda gerçekleştiği kanaatine varıldığından sanığın cezadan kurtulmaya yönelik aksi yöndeki gerçeğe aykırı beyanlarına itibar edilmemiştir." gerekçesine binaen sanığın anılan suçtan yukarıda "I.HUKUKÎ SÜREÇ" başlığı altındaki "4. madde" kısmında yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. DİRENME GEREKÇESİ; Mahkemece; "07.11.2019 tarihli duruşmada ifadesi alınırken on sekiz yaşında olan mağdure Elifnur'un ayrıntılı ve samimi anlatımda bulunması, suçun niteliği itibariyle gizli şekilde yapılan suçlardan olması nedeniyle başka delil bulunmamasının doğal olması, mağdurenin sanığa iftira etmesi için bir sebep bulunmaması, daha önce şikayette bulunmayan mağdurenin, sanığın temyize gelmeyen mağdurelerdan ... ...'e karşı da cinsel istismarda bulunduğunun iddia edilmesi üzerine gidip şikayette bulunmasının hayatın doğal akışına uygun olması, dinlenen tanıkların görgüye dayalı bir bilgilerinin bulunmaması hususları dikkate alınarak sanığın bu suçu işlediği kanaatine varıldığından beraat kararı verilmesine ilişkin Yargıtay bozma kararı yerinde görülmeyerek mahkumiyete ilişkin önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir." gerekçesine binaen Dairemizin bozma ilamına karşı direnilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı; "Mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen beyanları, iddia edilen eylem gerçekleştikten dört yıl sonra (temyize gelmeyen) diğer mağdure ... ...'e yönelik sanıkça işlendiği iddia edilen cinsel istismar eylemlerinin araştırılması sırasında mağdure tarafından kolluk makamlarına başvurulması şeklinde gerçekleşen olayın intikal tarzı ve zamanı, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığının anlaşılması" nedeniyle yerinde görülmemiştir. 2. Yukarıda açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarih ve 2022/90 Esas, 2022/138 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Dairemizin 14.12.2021 tarihli ve 2021/14478 Esas, 2021/10012 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla