Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/10154 E. , 2023/7683 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/91 E., 2023/125 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen karara yönelik
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/10154 E. , 2023/7683 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/91 E., 2023/125 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen karara yönelik verdiği süre tutum dilekçesinde herhangi bir temyiz gerekçesi göstermediği gibi gerekçeli karar tebliğinden sonra ayrıca gerekçeli temyiz dilekçesi de sunmadığı belirlenmiştir. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2020/129 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2022/445 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 7.Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.12.2022 tarihli ve 2022/12809 Esas, 2022/11915 Karar sayılı kararı ile özetle " ...sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mevcut adli sicil kaydına göre herhangi bir mahkumiyeti bulunmayan, dosya kapsamında da olumsuz bir hali tespit edilmemiş olan sanık hakkında teşdit nedeni olabilecek mağdurun ruh sağlığındaki bozulmanın takdiri indirim hükmünün uygulanmamasına gerekçe olamayacağı, hükümdeki sair gerekçelerin ise kanundaki ibarelerin tekrarından ibaret olduğu anlaşıldığından yetersiz gerekçelerle 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2023 tarihli ve 2023/91 Esas, 2023/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırıdır olduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Üst sınırdan hüküm kurulmayıp ayrıca takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Mahkemece Yargıtay bozma ilamı sonrası yapılan yargılama, toplanan deliller, savunma, mağdure beyanı, Ulusal Kriminal Raporları, Adli Tıp Kurumu raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mağdurenin üvey babası olduğu, sanıkla mağdurenin annesi olan (hakkındaki beraat hükmü kesinleşen sanık) Sevinç'in 13.04.2011 ve 18.03.2015 tarihleri arasında resmi nikahlı evli oldukları, hakkında başka suçtan soruşturma yürütülen ... isimli kişinin adresinde usulüne uygun arama ve el koyma kararı doğrultusunda yapılan aramada el konulan dijital materyallerin üzerinde yapılan incelemede, mağdurenin sanık ... tarafından cinsel istismarda bulunulduğuna dair video kaydının tespit edilmesi üzerine sanık hakkında soruşturmaya başlandığı, ele geçen video kaydının yapılan incelemesi sonucu mağdurenin bulunduğu odaya mağdurenin annesinin gizli kamera yerleştirdiği, daha sonra mağdurenin ve sanığın kamera açısına girdiği, sanığın mağdureye belinden sarılarak kendisine doğru ileri geri hareket ettirdiği, daha sonra kanepeye uzanan sanığın mağdurenin eşofmanını indirmek suretiyle mağdurenin cinsel organına dokunduğu, akabinde ayağa kalkarak mağdurenin elini kendi iç çamaşırının içine sokturup ereksiyon halinde olan cinsel organını mağdureye oynattırdığı, mağdurenin sanığın cinsel organıyla mastürbasyon yapar durumda olduğu, daha sonra sanığın mağdurenin cinsel organına eliyle dokunarak oynadığı, devamında mağdurenin arkasına geçerek ereksiyon halindeki cinsel organını ileri geri hareket ettirdiği, mağdureyi kanepeye yatırarak sırtını okşadığı, sanığın kamera açısından çıktıktan sonra mağdurenin gizli kamerayı alarak odadan çıktığı anlaşılmış, her ne kadar kamera görüntülerinde tarih 14.01.2007 olarak görünse de dosya kapsamındaki beyanlar ve imaj inceleme tutanağı birlikte değerlendirildiğinde 14.01.2007 olan kamera tarihinin yanlış olduğu, sanığın eylemini mağdurenin annesi Sevinç ile evli olduğu dönem (13.04.2011-18.03.2015) içinde gerçekleştirdiği, Ulusal Kriminal Büronun 04.10.2021 tarihli adli data analiz bilirkişi raporunda videonun bilgisayara, bilgisayarın saatine göre 3 Mayıs 2014 tarihi saat 11:56'da atıldığı belirtildiğinden eylemin 3 Mayıs 2014 tarihinden önce gerçekleştirildiği anlaşılmakla suç tarihinin 13.04.2011-03.05.2014 tarihleri arası bir tarih olduğu kanaatine varılmış, sanığın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, ancak suç tarihi net olarak belirlenemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık lehine değerlendirme yapılarak aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde düzenlenen "Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması halinde.." şeklindeki nitelikli hal uygulanmamıştır. Sanık mağdurun üvey babası olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca cezasından artırım yapılmış, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkisi ve sanığın yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları nazara alınarak hakkında tayin olunan cezadan aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık müdafiinin verdiği süre tutum dilekçesinde herhangi bir temyiz gerekçesi göstermediği gibi gerekçeli karar tebliğinden sonra ayrıca gerekçeli temyiz dilekçesi de sunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 13.04.2011-03.05.2014 yerine 13.04.2021 yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği ve 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2023 tarihli ve 2023/91 Esas, 2023/125 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.