İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/10284 Karar: 2023/7260 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/10284 K.2023/7260

9. Ceza Dairesi 2023/10284 E. , 2023/7260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/762 E., 2023/709 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan Bakanlık vekilinin temyiz iste

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/10284 E. , 2023/7260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/762 E., 2023/709 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan Bakanlık vekilinin temyiz iste

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/10284 E. , 2023/7260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/762 E., 2023/709 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesinde gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilip usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükümlerle ilgili istinaf kanun yoluna başvurmayan katılan Bakanlık vekilinin, söz konusu Mahkeme kararını sanıklar lehine değiştirmeyen Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2023 tarihli ve 2022/215 Esas, 2023/78 Karar sayılı kararı ile sanığın; çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/762 Esas, 2023/709 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.07.2023 tarihli ve 9-2023/72419 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle Sanık hakkında temel cezanın hatalı olarak belirlenmesinin, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca alt sınırdan artırım yapılmasının, sanık hakkında aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasının ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna, ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle Sanık ile katılan mağdurenin annesinin boşanma aşamasında olması nedeniyle katılan mağdurenin annesi tarafından yönlendirildiğine, katılan mağdure ve annesinin beyanları dışında delil olmadığına, olayın ilk gerçekleştirildiğinin iddia edildiği tarih üzerinden altı yıl geçmiş olması karşısında bu kadar uzun süre olayın saklanabilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, bu nedenle mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkeme, "... mağdurun plansız bir şekilde okul rehberlik servisinde görev yapan tanık ...'in yanına başka bir olay sebebiyle çağrıldığı, mağdurun olayın öncesinde plan yaptığına ve iftira attığına ilişkin sanık müdafinin bu beyanlarına itibar edilmediği, sanığın ilk savunmasında eşi ile anlaşmazlıklarının devam ettiği ve yeniden boşanma aşamasında girdiklerini bu sebeple kızının kendisi hakkında asılsız iddialarda bulunduğunu beyan etmesine rağmen mağdurun yaşı ve psikolojk gelişimi ile yargılama aşamasında verdiği beyanlar ile sanığın bu beyanlarının örtüşmediği, sanık boşanma aşamalarında olmaları sebebiyle avantaj sağlamak için bu iddiaların ortaya atıldığını beyan eder şekilde ifade verirken mağdur ve annesinin dilekçelerinde barışmalarını istememesi sebebiyle mağdurun yalan söylediği şekilinde olduğu, yine sanığın savunmasında kızına tiktokta çok girdiği için kızdığını, bu sebeple kendisine cephe almış olabileceğini beyan etmesine rağmen bu durum mağdurdan sorulduğunda tiktok kullanmadığını, babasının bu sebeple kendisine kızmadığını, aralarında bir sorun yaşanmadığını beyan ettiği, sanığın bu savunmasının da gerçeği yansıtmadığı, mağdurun verdiği dilekçesinde de telefon kullandığı için babasının kendisine kızdığına ilişkin beyanlar bulunuyor ise de bu dilekçenin sanığın savunmasını desteklemek amacıyla sanığın yakınları tarafından mağdura imzalattırıldığı gözetildiğinde mağdurun ve tanığın soruşturma aşamasındaki ilk beyanlarına mahkememizce itibar edildiği; zira mağdurun tanık ...'e verdiği ifade ile ÇİM'de farklı tarihlerde alınan ifadelerinin birebir aynı olduğu ve hiçbir çelişki barındırmadığı; Adli görüşmeci ... ...'in hazırlamış olduğu 11/04/2022 tarihli raporda mağdurla yapılan ön görüşmede ve ifade alma esnasında alınan beyanlarının güvenilir, tutarlı ve birbiriyle uyumlu olduğu, mağdurun yaşı ile uyumlu fiziksel ve mental gelişiminin bulunduğununu, birden fazla olay anlatmakla birlikte olayların zamanı konusunda kesin bilgi veremediği ancak aile içinde olan ve süreklilik arzeden böyle olaylarda zaman bakımından net bilgiler verilememesinin normal olduğu şeklinde değerlendirmelerin yer aldığı; Mahkememizce mağdurun AGO'da beyanı alınırken hazır bulundurulan Pedagog ... ...'un da mağdurun fiziksel ve zihinsel gelişiminin yaşı ile uyumlu olduğu şeklinde değerlendirmede bulunduğu; Mağdurla ilgili bu değerlendirmelere ve mahkememizce de gözlemlenen farklı bir durum bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde; olayın üzerinden belli bir zaman geçtiği, mağdurun anlatımında nitelikli istismar oluşturacak bir eylem tarif edilmediği ve fizik muayenesini annesi tarafından muvafakat verilmemesi nedeniyle fiziki muayenesinin yapılamadığı, mahkememizce de fizik muayeneye gerek görülmediği; bu anlamda suçun tek delilinin mağdurun soruşturma aşamasındaki tutarlı, güvenilir ve istikrarlı anlatımları olduğu; Mağdur beyanlarının karara olan etkisinin olaya uygun Yargıtay 14. CD'nin 2020/149 Esas ve 2020/4546 Karar sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere 'Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90. maddesi gereğince kararlarına uyulması gereken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin inceleme kriterlerinde ise; mağdurenin beyanları çok önemli görülmüş, beyanları ana delil olarak kabul etmiş, davayı gören mahkemeye ise bunu test etme yükümlülüğü yüklemiştir. (P.S/Almanya kararı 04.09.2011)Yine, AİHM’sinin 'M.C/Bulgaristan' davasında belirttiği gibi taraf devletlerin tecavüzü cezlandırma ve bu vakaları soruşturmak yönünde AİHS. 13. maddesi gereğince pozitif yükümlülüğü vardır. Cinsel şiddetin doğrudan kanıtlarının mevcut olmadığı hallerde yetkili makamlar tüm olguları incelemeli ve olayları çevreleyen koşulları değerlendirerek karara ulaşmalıdırlar. Bu bağlamda tecavüz, saldırı ve istismarın sadece fiziksel bulguları değil, psikolojik bulguları da dikkate alınmalı, mağdurun olay anlatımı ağırlıklı olarak değerlendirilmeli, bu değerlendirme esnasında; mağdur eylemlerine değil, fail eylemlerine odaklanmalı, mağdurun yaşadığı travmaya bağlı psikolojik durumunu gözönünde bulundurulmalı, mağdurun travmaya bağlı tutarsız, karmaşık yahut eksik anlatımı olabileceğini gözeterek ayrıntılarda değil genel olay örgüsünde tutarlılık aramalı ve mağdurun olayın tek tanığı olduğunu unutmamak önemlidir, Avrupa Topluluğu Adalet Divanı (ATAD) 'Şükran .../Türkiye kararında ise; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13. maddesi uyarınca tecavüz (saldırı/istismarı) iddialarıyla ilgili eksiksiz bir soruşturmanın, tıp uzmanlarınca yapılacak pisikolojik muayeneyi de içermesi gerektiğini öncelikle belirtilmiştir. Öte yandan tanıdık kişiler (akraba, komşu, öğretmen, iş arkadaşı, amir v.b) tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar ve saldırı vakalarında, mağdurların bu kişilerle olan geçmiş ilişkileri, yakınlık düzeyleri olay öncesi ilişkilenme biçimleri ve daha sonra mağdur ile aynı çevrede kalmaya devam etmeleri, sebebiyle ivedi biçimde şikayette bulunmamaları mağdurun aleyhine yorumlanmamalıdır. Çünkü bu kişiler hakkında yasal müracaatta bulunma konusunda tereddüt yaşadıkları ve yabancı failler konusunda gösterdikleri kararlılıkları kimi zaman gösteremedikleri bilinen bir gerçeklik olarak kabul edilmiştir." denilmek suretiyle cinsel istismar suçlarında delil olarak tek başına mağdur beyanlarının karara olan etkisi üzerinde durulduğu; Somut olayda ise mağdurun soruşturmadaki tutarlı beyanlarının yanı sıra durumu annesi ... ile paylaştığına dair beyanlarının ... tarafından da doğrulandığı, yine sanığın mağdura kahve yapmasını söyleyerek mutfakta kahve yapan mağdurun arkasına geçip eylemini gerçekleştirirken tanık ... tarafından görüldüğü, ...'nın içeri girmesi ile sanığın tedirgin hareketler sergileyerek mağdurdan uzaklaştığı, yine ...'nın mağdurun durumu kendisine anlatması üzerine sanığı aradığı ve sanığa eve bir daha gelmemesini söylediği, ...'nın ilk beyanlarında sanıktan şüphelendiğini ancak konduramadığı için şikayetçi olmadığının ve sanığı evden uzaklaştırdığını belirttiği gözetildiğinde mağdurun tanığın anlatımları ile desteklenen beyanlarından sanığın değişik zamanlarda birden fazla kez ani ve kesintili olmayacak şekilde (mağdurun beyanına göre 10-15 dakika süren birden fazla eylem tarif ettiği) mağdurun göğsüne, özel bölgelerine ve kalçasına bazen kıyafetinin içinden bazense kıyafetinin üzerinden dokunmak suretiyle istismar (basit istismar) suçunu işlediği, eylemini tamamladıktan sonra mağdura "bu olayı birine söylersen seni öldürürüm" şeklindi tehdit içeren sözler söyleyerek üzerine atılı suçları işlediği kanaatine varılmıştır...." şeklindeki kabul ve gerekçesiyle sanığın çocuğun cinsel istismar suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar vermiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi "... Suçun 12 yaşından küçük mağdura karşı işlenmiş olduğu gözetildiğinde , TCK'nın 103/1-3.cümle gereğince belirlenen temel cezanın 10 yıl yerine 8 yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın, öz kızı olan mağdureye yönelik eylemlerini velayet hakkını kötüye kullanarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmedilen cezanın yarısından bir katına kadar velayet hakkının kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltı tarihinin, katılan temsili kayyımın, mağdurun annesi ... ...'ın yazılmamasının mahallinde giderilebilir yazım eksikliği olduğu, sanığın ceza yargılamasında savunmasını yapan avukatının müdafi yerine vekil olarak gösterilmesinin, mağdur beyanlarına göre suç tarihinin 01.09.2017-08.02.2022 olması gerekirken 08.04.2022 şeklinde gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu, karar kesinleştiğinde kararın kesinleşme şerhli bir örneğinin sanığın bağlı olduğu kuruma gönderilmesine karar verilmemiş ise de, bu hususun mahkemesince kararın kesinleşme şerhli sureti eklenerek bağlı olduğu kuruma gönderilebileceği kabul edilmiş, gerekçeli karar içerisinde iddia kısmına sanık hakkında silahla yağma suçundan TCK 149/1.a, 53, 63 maddeleri maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığının yazılmasının mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu kabul edilmiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, inceleme konusu hükümde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla..." şeklindeki gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. İlk Derece Mahkemesinde gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilip usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükümlerle ilgili istinaf kanun yoluna başvurmayan katılan Bakanlık vekilinin, söz konusu Mahkeme kararını sanıklar lehine değiştirmeyen Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Ret sebebine uygun olarak Tebliğnamede Bakanlık vekilinin temyiz isteminin esastan incelenmesine yönelik görüşe iştirak edilmemiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Olayın intikal şekli ve süresi, savunma, katılan mağdurenin aşamalarda birbiri ile çelişen ve tanık anlatımlarıyla doğrulanmayan beyanları, anne ile sanık arasında 2019 yılında açılan boşanma davası nedeniyle husumet bulunması, sanığın dosyaya yansıyan katılan mağdureye yönelik şiddet eylemleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriği ile çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/762 Esas, 2023/709 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilinin sanık hakkında verilen çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/762 Esas, 2023/709 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan ... ile Üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğu ile, BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan, ilk derece mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık hakkındaki mahkumiyet kararının Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin esastan red kararının bozulmasına ilişkin görüşüne katılmıyoruz. Mağdurun başka nedenle okulun rehberlik servisine gittiğinde rehber öğretmenine olayı anlattığı, daha sonra ÇİM ve duruşmadaki AGO beyanlarında da öğretmenine anlattığı şekilde hiçbir çelişki barındırmayan ifadelerde bulunduğu, Adli görüşmeci ... ... 11/04/2022 tarihli raporu, Pedegog ... ...’un değerlendirmelerinin benzer olup mağdurun beyanlarının güvenilir, tutarlı ve birbiriyle uyumlu olduğu, mağdurun yaşı ile uyumlu fiziksel ve mental gelişiminin bulunduğu, birden fazla olay anlatmakla birlikte olayların zamanı konusunda kesin bilgi veremediği ancak aile içinde olan ve süreklilik arzeden böyle olaylarda zaman bakımından net bilgiler verilememesinin normal olduğunu belirttikleri, mağdurun soruşturmadaki tutarlı beyanlarının yanı sıra durumu annesi ... ile paylaştığına ilişkin beyanlarının annesi ... tarafından doğrulandığı, yine sanığın mağdura kahve yapmasını söyleyerek mutfakta kahve yapan mağdurun arkasına geçip eylemini gerçekleştirirken tanık ...’nın içeriye girdiği, bunun üzerine sanığın irkilerek geriye çekildiği ve tedirgin davranışlarda bulunduğu, yine ...’nın mağdurun durumu kendisine anlatması üzerine sanığı aradığı ve sanığa eve bir daha gelmemesini söylediği, ...’nın ilk beyanlarında sanık olan eşinden şüphelendiğini ancak konduramadığı için şikayetçi olmadığı ve sanık olan eşini evden uzaklaştırdığı zaten kızı olan mağdurun evde kalmak istememesi üzerine onu sıkıştırdığında mağdurun ağlayarak olayı anlattığını beyan etmesi ile mağdurun beyanlarını doğruladığı, duruşma aşamasında sanığın tahliyesi için getirilen tüm dilekçeleri mağdurun imzaladığı gözetildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varıldığından ve taraflar ile tanığı dinleyen ilk derece mahkemesince de sanığın üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varıldığından Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan hükmedilen ceza yönünden verdiği esastan ret kararının onanması gerektiği kanaatindeyiz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla