Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/10393 E. , 2023/8581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2 E., 2023/173 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahk
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/10393 E. , 2023/8581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2 E., 2023/173 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2022 tarihli ve 2022/9294 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2022 tarihli ve 2022/454 Esas, 2022/454 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, üçüncü fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24.01.2023 tarihli ve 2023/2 Esas, 2023/173 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün somut olayda tek nitelikli hal bulunduğu ve teşdit uygulamasının hatalı olduğu gerekçesiyle kaldırılarak sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurenin yaşının küçüklüğü, eylemin toplumda meydana getirdiği infial nedeniyle sanığın takdiri indirim uygulanmaksızın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Birden fazla nitelikli hal bulunması nedeniyle sanığın takdiri indirim uygulanmaksızın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın mağdurenin dayısı olduğu, olay günü annesi işte olan mağdure ve kardeşine bakmak üzere mağdurenin ikametinde bulunduğu sırada mağdureyi boynunun morarmasına neden olacak şekilde öptüğü ve mağdureye cinsel organını gösterip penisinin boyunu söylediği iddiasıyla cezalandırılması için sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açıldığı, sanığın atılı suçlamayı reddettiği, annesinin mağdurenin boynundaki morarmayı görmesi ve mağdureyi sorgulaması üzerine intikalin gerçekleştiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde mağdurenin aşamalarda tutarlı ve eylemleri detaylandıran samimi anlatımlarda bulunması, yaşı, cinsel bilgi ve deneyimi, sanık ile arasındaki akrabalık bağı, tüm aşamalardaki olaya ilişkin detaylı anlatımı, sonraki anlatımlarında da olayları genişleten veya farklılaştıran bir yaklaşım sergilememesi nedeniyle kurgulamasının mümkün olması, beyanlarının güvenilir olduğuna dair adli görüşme raporu, adli raporda mağdurda tespit edilen yaralanmalar, sanığın çelişkili savunmaları, tanık ifadeleri dikkate alındığında sanığın cinsel arzularını tatmin etmek maksadıyla mağdureye cinsel organını gösterme ve mağdureyi boynundan öpme şeklindeki eylemlerinin sarkıntılık boyutunu aştığı kabul edilerek çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış, olay tarihinde sanığın mağdureye yönelik bakım yükümlülüğünün bulunması, aynı zamanda mağdurenin dayısı olması, böylece somut olayda iki nitelikli halin birlikte gerçekleşmesi nedeniyle temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, olay tarihinde mağdureye bakıcılık yapan sanığın mağdurenin öz dayısı olduğu, bu haliyle özel düzenleme getiren 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinin uygulanmasının gerektiği, aynı zamanda bakım ve gözetim yükümlülüğü olması nedeniyle aynı maddenin aynı fıkrasının (d) bendinde tanımlanan nitelikli halin de gerçekleştiğinin kabulünün ve bu gerekçe ile temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesinin kanuna aykırı olması dışında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mağdurenin ve katılan annesinin beyanları, savunma, tanık ifadeleri, raporlar ve Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24.01.2023 tarihli ve 2023/2 Esas, 2023/173 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.