İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/10459 Karar: 2023/7684 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/10459 K.2023/7684

9. Ceza Dairesi 2023/10459 E. , 2023/7684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/194 E., 2023/225 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, müstehcenlik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/10459 E. , 2023/7684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/194 E., 2023/225 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, müstehcenlik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/10459 E. , 2023/7684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/194 E., 2023/225 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, müstehcenlik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs, müstehcenlik ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/438 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 23 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince müstehcenlik suçundan, aynı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/1334 Esas, 2022/1461 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin, katılan Bakanlık vekilinin, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.02.2023 tarihli ve 2022/14571 Esas, 2023/513 Karar sayılı kararı ile özetle "....sair temyiz itirazlarının reddine, müsnet suçtan dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar nazara alınarak somut gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden kanunda yer alan bir kısım ifadelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçeyle teşdit uygulanması" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/194 Esas, 2023/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince müstehcenlik suçundan, aynı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın iddianamede belirtildiği şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılması gerekirken suç vasfında hataya düşerek müstehcenlik ve cinsel istismar suçlarından eksik ceza tayininin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın en üst hadden cezalandırılması ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi istemine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna ve alınan doktor raporunun da beyanlarını doğrulamadığına, mahkemece ifadesi alınırken pedagog tarafından yönlendirildiğine, mağdurun psikolojik durumunun detaylı tespitine ilişkin rapor aldırılması taleplerinin mahkemece reddedildiğine, katılan mağdurun iddia ettiği eylemlere rağmen sanığın evinde kalmaya devam etmesinin ve katılan ...’nin bir şey olduğunu anlamamasının hukuka aykırı olduğuna, hükme esas alınan kamera görüntülerinin bizzat sanık tarafından teslim edilmesi, silinmemiş olması, söz konusu görüntülerde cinsel saik olduğuna dair emare olmaması hususlarının dikkate alınmadığına, bozma kararının yerine getirilmediğine Mahkemece sanık hakkında hüküm tesis edilirken teşdit uygulandığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; katılan ... ile sanığın boşandığı, katılan mağdurun ara sıra sanık olan babasının yanına gittiği, sanığın farklı zamanlarda katılan mağdurun birden fazla kez olmak üzere poposuna dokunduğu, cinsel organına dokunduğu, cinsel organını poposuna, bacaklarının arasına dokundurduğu, katılan mağdurun sanığın cinsel organından beyaz bir sıvının aktığını gördüğü, sanığın katılan mağdura twerk adı verilen dansı yapmasını söylediği anlaşılmış. Katılan mağdurun aşamalarda alınan istikrarlı beyanları, katılan ... ile sanığın boşanmış olması da dikkate alınarak sanığa suç isnadında bulunmalarını gerektirecek aralarında herhangi bir husumetin bulunmaması, sanıktan ele geçirilen dijital materyal hakkında soruşturma aşamasında düzenlenen 23.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda ve bu raporda bulunan görüntülerden katılan mağdurun beyanları ile uyumlu görüntülerin bulunduğu, bu görüntülerde bir erkek cinsel organının bir erkek çocuğunun popo kısmına bitişik vaziyette olduğunun görüldüğü, sanığın görüntülerdeki çocuğun oğlu Utku olduğu, cinsel organında kendisine ait olduğunu kabul ettiği, her ne kadar uyurken mağdur çocuğun kendisinin yanına gelip cinsel organıyla oynarken uyandığını ve annesine göstermek için hemen fotoğraflarını çektiğini beyan etmiş ise de, söz konusu görüntülerin sanığın anlatımıyla uyumlu görüntüler içermediği, zira görüntülerde mağdur çocuğun arkası sanığa dönük vaziyette olduğu, sanığın beyan ettiği şekliyle mağdurun bu tarz hareketleri yaparken sanığın uykudan uyanıp hemen telefonu eline alıp sırf annesine göstermek için bu görüntüleri çekmesi anlatımının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, kaldı ki katılan mağdurun annesine konu hakkında suç ortaya çıkana kadar herhangi bir söylemde de bulunmadığı, bu haliyle sanığın bu savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirmesi ile savunmalarına itibar edilmemiştir. 2. Sanığın, katılan mağdur çocuğun cinsel ve fiziksel mahremiyetini ifşa eden, kıyafetlerini çıkarıp çıplak vaziyette iken gerçekleştirmiş olduğu cinsel amaçlı eylemlerini cep telefonuna kaydetmesi şeklinde gerçekleşen eylemleri özel hayatın gizliliği ve müstehcenlik suçlarını oluştursa da , Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2021/15496 Esas- 2022/1739 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi müstehcenlik ve özel hayatın gizliliğini ihlal eylemleri bütün halinde müstehcenlik kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde tanımlanan fikri içtima kuralı gereğince en ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, kararda hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/194 Esas, 2023/225 Karar sayılı kararında katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İzmir 14.Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla