İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/10509 Karar: 2023/8139 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/10509 K.2023/8139

9. Ceza Dairesi 2023/10509 E. , 2023/8139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/547 E., 2023/506 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/10509 E. , 2023/8139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/547 E., 2023/506 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/10509 E. , 2023/8139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/547 E., 2023/506 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/275 Esas, 2023/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/547 Esas ve 2023/506 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan re'sen de istinafa tabi hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.08.2023 tarihli ve 9-2023/85183 sayılı, Mahkemenin oluşa ilişkin kabulüne yer verilmeyerek yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddelerine muhalefet edilerek hüküm kurulması nedeniyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suçun işleniş biçimi, suçtan meydana gelen zarar dikkate alındığında; cezanın alt sınırdan belirlenmesinin, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının ve lehe vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesinin maddi vaka denetimi yapması gerektiğine, bu denetimin yapılmayıp gerekçesiz bir şekilde istinaf başvurusunun reddedildiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, bütün iftiralar serisinin sanığın 12.05.2022 günü yönetim kurulundan apartman görevlilerinin işten çıkartılması için yetki alması ve ... ... isimli görevliyi işten çıkarması üzerine başladığına, ... ...'ın iş akdinin feshedileceği hususu kendisine bildirildikten sonra eşi ...'in taciz edildiği iftirasını ortaya attığına, görgü tanığı olduğu söylenen ... ile ...'ın, ...'in iddiasında tanık olmalarının istendiğine, onlar görgülerinin olmadığını söyleyip tanık olmayınca apartman görevlileri ile yeni yönetimin mağdureyi kullanıp yeni bir kurgu yaparak ... ile ... üzerinde baskı kurduğuna, mağdurenin istismara maruz kaldığı hususunda ifade vermeleri talebinde bulunduklarına, tanıklar ... ile ...'ın olayları abartarak ifade verdiğine, ...'nın tehdit ve baskı sonucunda ifade verdiğini söyledikten bir gün sonra işten çıkarıldığına, ...'ın da sanık hakkında ithamda bulunduktan sonra yüklü bir tazminat aldığına, ... ile ... üzerinde baskı kuran tanık ...'in de kayınçosunun işe alındığına, kısacası sanığa ithamda bulunanların ödüllendirildiğine, lehine ifade verenlerin ise cezalandırıldığına, tanık olarak dinlenen apartman yöneticileri ile sanık arasında husumet bulunduğuna, tarafsız tanık ...'ın dinlenmesi halinde gerçeklerin ortaya çıkacağına, tanık ...'in bahsettiği kamera düğmesinin olmadığının fotoğraflarla sabit olduğuna, mağdurenin beyanlarının çelişkili olması nedeniyle sadece bu beyanlardan hareketle zincirleme suç artırımının da hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesi, "İddia, mağdur beyanları, sanık savunması, tanık beyanları, sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mağdurun babasının çalışan olduğu sitede, sanığın site yönetim kurulu başkanı olduğu, sanığın mağdura 2022 yılı içerisinde farklı tarihlerde mağdur çocuğun evin anahtarını almaya site yönetim ofisine gittiği sıralarda, mağdur çocuğun kalbindeki stenti ima ederek 'kalbin atıyor mu' diye sorduğu esnada göğsünü sıktığı, dudağından öptüğü, vurma bahanesiyle mağdurun poposuna dokunduğu, sanığın kendi cinsel organının üzerine mağdur çocuğu oturtacak şekilde mağduru kucağına alması şeklindeki eylemleri gerçekleştirdiği iddia edilen olayda... ....sanığın mağdura yönelik eylemlerinden göğsüne dokunma, dudağından öpme, poposuna dokunma şeklindeki eylemleri her ne kadar sarkıntılık düzeyinde kaldığı değerlendirilse de, sanığın mağduru kendi cinsel organınının üzerine oturtacak şekilde kucağına alması şeklindeki eylemin mağdurun beyanı ile 2-3 dakika sürdüğü anlaşıldığından, bu eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığı kanaatine varılarak, sanığın üzerine atılı 12 yaşın altındaki çocuğa zincirleme olarak sarkıntılık düzeyini aşar şekilde cinsel istismar suçundan 5237 sayılı TCK'nın 103/1-1 cümle maddesi uyarınca cezalandırılmasına, 6545 sayılı yasayla değişik TCK'nun 103/1-3.cümle maddesi uyarınca sanığa verilecek hapis cezası 10 yıldan aşağı olamayacağının işbu maddenin uygulanmasına, sanığın atılı suçu zincirleme şekilde işlediği anlaşıldığından TCK 43/1 uyarınca hüküm olunan cezanın 1/2 oranında arttırılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanık lehine TCK 62. Maddesi uyarınca 1/6 oranında takdiri indirim uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Ancak; mağdurenin kovuşturma evresinde sanığın kucağına oturması eylemiyle ilgili bir süre vermeyip "Ya çok oturmadım..." şeklinde bir ifade kullanması, tanıklar ... ile katılan ...'nın beyanları, eylemlerin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde on iki yaşından küçük mağdureyi cinsel amaçla kucağına alıp dudağına yakın yerlerden öpmesi ve göğüslerini sıkması şeklindeki eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı görülmüş, İlk Derece Mahkemesinin gerekçe içeriğine göre Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 3. Uygulamaya göre; suç tarihinde on iki yaşından küçük mağdureye yönelik işlendiği kabul edilen suçtan dolayı İlk Derece Mahkemesince 6763 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca temel cezanın tayini gerekirken yazılı şekilde kademeli uygulama yapılması, 4. Sanığın değişik zamanlarda mağdureye yönelik eylemlerini zincirleme şekilde gerçekleştirmesinden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alıp, 1/4'ten 3/4 oranına kadar cezada artırım yapılmasını öngören düzenleme uyarınca verilen cezalarda söz konusu maddeye göre artırım yapılırken aynı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile yine aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki kanuni düzenleme nazara alınıp, bu kapsamda somut ve denetime elverişli gerekçe gösterilmek suretiyle uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine aykırılık oluşturacak şekilde gerekçesiz hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/547 Esas, 2023/506 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla