İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/10770 Karar: 2023/7211 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/10770 K.2023/7211

9. Ceza Dairesi 2023/10770 E. , 2023/7211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/238 E., 2023/273 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddes

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/10770 E. , 2023/7211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/238 E., 2023/273 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddes

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/10770 E. , 2023/7211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/238 E., 2023/273 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/257 Esas, 2022/144 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/1237 Esas, 2022/1478 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce verilen 23.01.2023 tarihli ve 2022/13704 Esas, 2023/285 Karar sayılı karar ile kurulan hükmün gerekçesinde yer alan sübut değerlendirmesinde hangi eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu hususunda açıklama yapılmaması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2023/238 Esas, 2023/273 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, mağdurenin çelişkili beyanları dışında delil olmadığına, alt sınırdan ayrılmayıp takdiri indirim uygulamama konusunda kararın yeterli gerekçeyi içermediğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Mahkemece yeterli araştırmanın yapılmadığına, eylemin nitelikli şekilde gerçekleştiğine, cinsel eylem cebir ile gerçekleştiğinden 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine, sanığın en üst hadden cezalandırılmasına ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Eylemin nitelikli şekilde gerçekleştiğine, sanığın üst hadden cezalandırılmasına, Bakanlık lehine vekalet ücretine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; "Tüm dosya kapsamı, alınan raporlar, beyanlar ve tutanaklarla birlikte ele alındığında; sanığın aralarında husumet olduğunu beyan etmesine rağmen dosyadaki beyanlarla bunun tam olarak ortaya konulmaması, dolayısıyla mağdurun sanığa iftira atmasına gerektirir bir durumun olmaması, olayın mağdurun direkt birisine anlatarak değil, hastaneye gidip de yukarıda detaylı şekilde bahsedilen enfeksiyon teşhisinden sonra olayın halasının ne olduğu konusunda mağdura soru sorması neticesinde ortaya çıkması, mağdurun başta korkması nedeniyle verdiği beyanı dışındaki tüm beyanlarının birbiri ile benzer olması, bunun yanında sanığın aşamalarda hiç bahsetmediği hususlar hakkında Adli Tıp Kurumunda beyanda bulunması nedeniyle sanığın beyanının samimi olmadığı kanaatine varılması, sanığın telefonunda sanık ile mağdurun dudaktan öpüşme anlarına ilişkin ve mağdurun cinsel bölgelerine ilişkin fotoğrafların yer alması, bu hususta mağdur net bir anlatımda bulunamasa bile mağdurla ilgili aldırılan Adli Tıp raporunda mağdurun zeka ve yaş durumu ile ilgili değerlendirme, mağdurun olaylarla ilgili detaylı anlatımı hususları göz önüne alınarak mağdurun beyanlarına üstünlük tanınmış ve mağdurun dayısı olan sanığın 10.08.2018 tarihinde mağdurun ikametine ziyaret amacı ile gittiği, burada mağduru öptüğü, bu esnada fotoğraf çektiği, ayrıca mağdurdan cinsel bölgelerinin fotoğrafını çekmesini isteyerek cep telefonunu mağdura verdiği, mağdurun da göğüslerinin ve cinsel bölgelerinin fotoğraflarını çekerek telefonu sanığa geri verdiği, sanığın 11.09.2018 tarihinde ziyaret amaçlı mağdurun ikametine gittiği, mağduru yanağından ve dudağından birden fazla kez öptüğü ve bu esnada yine fotoğraflar çektiği, 2019 yılı yaz aylarında mağdurun Düzce ili Kaynaşlı ilçesi ... Köyünde ikamet eden yengesine ziyarete gittiği bir gün yengesinin evinde sanık ile başbaşa kaldıkları bir anda sanığın mağduru yanına çağırdığı, ardından mağduru ellerinden tutup duvara yaslayarak mağdurun iç çamaşırlarını çıkarıp cinsel organını mağdurun cinsel organına temas ettirdiği, yine 2019 yılının Eylül ayı içerisinde sanığın mağdurun ikametine ziyaret amacı ile gittiği bir gün mağdurun babaannesinin çamaşır asmak amacıyla evin dışına çıktığı esnada kendi odasında ders çalışan mağdurun yanına giderek kollarından tutup ağzını kapatarak mağduru duvara yasladığı ve mağdurun iç çamaşırlarını çıkardığı, sonrasında cinsel organını mağdurun cinsel organına temas ettirdiği ve bu durumdan kimseye bahsetmemesini mağdura söylediği anlaşılmakla sanığın mağdura karşı cinsel eylemler gerçekleştirdiği konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur.. Ancak her ne kadar mağdur, evde gerçekleşen her iki olayda sanığın cinsel organını kendi ön cinsel bölgesine soktuğunu,her iki olay sonrası kan ve akıntı geldiğini ve peçete ile temizlediğini belirtmiş ise de, katılanın 27/02/2020 tarihli tarihli Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Kliniği 'nce tanzim olunan raporunda mağdurun vajinal bölgesine normal ebatlarda ereksiyon halindeki penis veya benzeri ebatlarda sair cisim sokulması eylemine maruz kaldığını gösterecek netlikte tıbbi delinin bulunmadığının rapor edildiği ve yine Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi Başkanlığının 18/12/2019 tarihli raporunda mağdurdan alınan sürüntü örneklerinde sperm hücresinin görülmediği rapor edildiğinden ve emsal nitelikte Yargıtay içtihatlarında bu tür durumlarda failin eyleminin basit cinsel istismar suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildiğinden sanığın eylemi basit cinsel saldırı suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Sanık ...'nin mağdura karşı, çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediği yukarı detaylı şekilde anlatılan nedenlerle sabit görülerek eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 103/1-3.cümle (12 yaşından küçük mağdura karşı) maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin amaç ve saiki ile failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mağdurun anlatımına göre sanık eylemini aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez gerçekleştirdiği anlaşıldığından cezasında TCK'nın 43'üncü maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılmıştır. Sanığın fiilden sonraki davranışları, sanık ve mağdur arasındaki bağ (babasının dayısı olması, küçüklüğünü bilmesi), suçun mağdurun üzerindeki olası etkileri ve cezanın caydırıcı olması göz önüne alındığında sanık hakkında TCK62/1'de düzenlenen takdiri indirim uygulanmamıştır. Sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 103/2-4'üncü maddesi uygulanmamıştır. Sanık hakkında verilen hapis cezası 2 yıldan fazla olduğundan, 5271 Sayılı CMK'nın 231/5 maddesi ve 5237 Sayılı TCK'nın 50 ve 51.maddelerinin sanık hakkında uygulanmamıştır." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2023/238 Esas, 2023/273 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla