İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/1126 Karar: 2023/2727 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/1126 K.2023/2727

9. Ceza Dairesi 2023/1126 E. , 2023/2727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında sarkıntılık suretiyle kurulan hüküm i

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/1126 E. , 2023/2727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında sarkıntılık suretiyle kurulan hüküm i

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/1126 E. , 2023/2727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında sarkıntılık suretiyle kurulan hüküm ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri uyarınca kesin nitelikte bulundukları belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mağdureler Eda Nur ve ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/350 Esas, 2022/214 Karar sayılı kararıyla sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, mağdure ...'a yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, mağdure Eda Nur'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/1901 Esas, 2022/1545 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 4. Dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.01.2023 tarihli ve 2023/5085 numaralı, temyiz ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mağdureleri aldatarak bahçenin içerisine götürerek orada cinsel eylemlerini gerçekleştirdiğine, atılı suçlardan üst sınırdan ve takdiri indirim hükümleri uygulanmadan ceza verilmesi gerektiğine, eksik incelemeyle karar verildiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Katılan Mağdureler Vekilinin Temyiz İstemi Kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mağdureleri aldatarak bahçenin içerisine götürerek orada cinsel eylemlerini gerçekleştirdiğine, atılı suçlardan üst sınırdan ve takdiri indirim hükümleri uygulanmadan hapis cezası verilmesi gerektiğine, eksik incelemeyle karar verildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkumiyet kararlarının usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulduğuna, sanık tarafından işlenmiş herhangi bir suç bulunmadığına, iftira atıldığına, mahkumiyet kararları için yasada belirtilen suç unsurlarının oluşmadığına, yaşça çok küçük mağdur çocuk ifadelerinden farklı herhangi bir delil bulunmadığına ve ifadelerde çelişkiler bulunduğuna, mahkumiyet kararlarının adil yargılanma ve şüpheden sanık yararlanır ilkelerine aykırılık ilkelerine aykırılık teşkil ettiğine, Sanığın ifadelerinde çelişki olmadığına, katılanın bilgisi ve rızası ile mağdurlarla aynı bahçede bulunduğuna ve bahçeye kendiliğinden indiklerine dair beyanlarının tespit edilmesine karşın sanığın cezalandırıldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Katılanlar ... ve ...'un kardeş oldukları, tanık ...'un katılanların diğer kardeşi olduğu ve evde bulundukları sırada annesi olan katılan ...'ün yanına giderek cuma günü kardeşleri ile sokakta oynarken sanığın yanlarına geldiğini, bahçeye gelmelerini istediğini, kendilerine armut vereceğini söylediğini belirttiği, sanığın kardeşi mağdure ...'u kucağına alıp dudağından, boynundan, kulağından, çenesinden, ağzından, elbisesini sıyırıp göğsünden öptüğünü, mağdure ...'u zorla elinden tutup çektiğini, yere yatırıp yanağından öptüğünü, sonra dudağından öptüğünü, üzerine çıkmak isterken mağdure ...'un tekme vurduğunu ve oradan kaçtıklarını anlattığı ve katılanların şikayetçi olması üzerine sanık hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Yapılan yargılama, toplanan deliller ev tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık aşamalardaki savunmalarında atılı suçu işlemediğini savunmuş ise de; katılanların sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumetlerinin bulunmaması, katılanlar ve tanık ...'un olayın sıcaklığı ile alınan beyanlarının kovuşturma aşamasındaki beyanları ile uyumlu olması karşısında sanık savunmalarına itibar edilmemiş ve sanık katılan mağdure ...'a karşı; katılanı kucağına alarak boyun, kulak, çene, ağız ve göğsünden öpmek suretiyle sarkıntılık düzeyini geçecek şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi gereğince cezalandırılmıştır. 3. Yine sanığın katılan mağdure ...'a karşı ise katılanı yere yatırarak yanağından ve dudağından öptüğü, katılanın tepki göstererek sanığa tekme atması üzerine sanığın eylemine kendiliğinden son verdiği, sanığın bu katılana yönelik eyleminin süreklilik arz etmediği, ani ve kesintili olduğu, katılanın yaşı, sanığın bedensel yapısı gözetildiğinde katılanın sanığa tekme atmasının sanığın eyleminden vazgeçirmeye tek başına yeterli olmadığı, bu durumda sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu vicdani kanaatine varılarak sanık 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi gereğince cezalandırılmıştır. 4. Sanığın duruşma esnasında sık sık katılanların sözünü kesmesi, tanık S.S.'nin beyanlarına müdahale etmesi, uzman kişiye sataşması ve katılan mağdure ... hakkında "Seda salağa yattı" şeklinde beyanlarda bulunması, sanığın sabıkalı geçmişi ve sanıkta ve olayda takdiri indirim yapılmasını gerektirir herhangi bir neden bulunmaması karşısında, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca lehe indirim hükümleri uygulanmamıştır. 5. Her ne kadar sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; katılan mağdure ...'un mahkeme huzurundaki beyanlarında bahçeye nasıl indiniz? sorusuna "biz kendimiz inik, bizi tutmadı" şeklinde cevap vermesi, yine katılan mağdure ...'un aynı soruya "sanık bize yardım etmedi, ben zaten atladın ordan, yardı etmesine izin vermedim" şeklinde cevaplar vermeleri, yine katılanların annesi ...'ün 30.12.2021 tarihli duruşmada sanığın katılanlar ile oynadığından haberdar olduğunu, sanığın katılanlara dut verdiğini, katılanların bahçeden kendisine seslendiğini, çocuklara su verdiğini, bu sırada sanığın katılan çocukların yanında olduğunu bildiğini beyan etmesi karşısında sanığın katılanlarla, katılan ...'ün bilgisi ve rızası dahinde aynı bahçede bulunduğu ve katılanların bahçeye kendilerinden indiklerine dair beyanlarının sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, vicdani kanaatine varılmış ve sanığın katılanları bahçeye kendisinin indirdiğine ilişkin beyanına itibar edilmeyerek sanık hakkında mezkur suçtan yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeni ile sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verildiği belirtilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin, katılan Bakanlık vekilinin ve katılan mağdureler vekilinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiş bu nedenle tebliğnameye kısmen iştirak edilmemiştir. B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Tüm dosya kapsamı ve gerekçelerin içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdureler vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili, katılan mağdureler vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/1901 Esas, 2022/1545 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, katılan mağdureler vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla