Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/11431 E. , 2023/8641 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/483 E., 2023/1064 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/11431 E. , 2023/8641 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/483 E., 2023/1064 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2022 tarihli ve 2022/4961 Esas sayılı iddianamesiyle, çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/254 Esas, 2022/318 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 nci maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2023/483 Esas, 2023/1064 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın, üst hadden ve takdiri indirim nedenleri uygulanmaksızın cezalandırılmasına ve Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın olay günü saat 21.00 sıralarında mağduru görüp yanına çağırdığı, mağdur sanığın yanına gittiğinde mağdura hitaben "Sana para vereyim, sen de benim istediklerimi yap" şeklinde sözler söylediği, mağdurun sanığa kendisinden ne istediğini sorduğunda sanığın mağduru yere yanına doğru yatırıp, arkasından sarılıp vücudu ile mağdurun vücudunun arka bölgesine doğru sürtünmeye başladığı ve 10 TL para uzattığı, mağdurun ise parayı almayıp sanığın kendisini bırakmasını istediğinde sanığın bir yandan sürtünmeye devam ederken bir eli mağdurun ağzını kapatıp diğer eli ile mağdurun kalçasına pantolonun üzerinden dokunduğu sırada tanık ...'in olayı görerek müdahale etmesi ile sanığın eylemlerine son verdiği iddia ve kabul edilen olayda, mağdurun aşamalardaki beyanları, mağdurun ifadesi sırasında hazır bulunan psikolojik danışmanın beyanı, mağdur hakkında olayın hemen ardından 22.06.2022 günü saat 21.32'de alınan kesin nitelikteki adli muayene raporunda; mağdurun darp ve cebire maruz kaldığını, sağ ön kolundan 2 adet 3 cm'lik abrazyon bulunduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği, olay nedeniyle hayati tehlikesinin bulunmadığı şeklindeki rapor içeriği, sanıkla ilgili daha önceki benzer dosyasının içeriği, tanık ...'in aşamalardaki görgüye dayalı beyanı, sanığın kızı tanık ...'nin görgüye dayalı olmayan beyanları, sanık alınan savunmasında her ne kadar üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, tarafları tanımayan ve olay öncesine dayalı sanıkla aralarında husumetleri bulunmayan olay anında olay yerinde bulunan tanık ...'in beyanının mağdur beyanlarını destekler nitelikte olduğu gibi mağdurun da kendi iffetini gerektiren bir konuda sanık aleyhine iftira atmasını gerektiren sanıkla arasında herhangi bir husumetinin de bulunmaması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyerek hakkında mahkumiyet kararı verildiği, sanık hakkında verilen temel cezanın belirlenmesinde sanığın suçu işleyiş biçimi, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun işlenmesindeki diğer özellikler göz önünde bulundurularak sanığa verilen temel cezada alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren sebep bulunmadığından temel cezada takdiren alt sınırdan ceza tayini yoluna gidildiği, sanığın mağdura yönelen eylemlerini önce sopa atıp, mağdurun zorla ağzını kapatmak ve zorla duvara yaslamak suretiyle gerçekleştirdiğinden bahisle cebir ile işlediği kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulandığı, sanığın mağduru yere yatırıp arka bölgesinden sürtünmesi, sürtünme eylemine devam ederken mağdurun ağzını kapatıp kalçasına pantolonun üzerinden dokunması ve mağduru zorla duvara yaslaması eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aşar nitelikte olduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE 1. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak, katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi de yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2023/483 Esas, 2023/1064 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12. 2023 tarihinde karar verildi.