Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/11894 E. , 2023/9045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2350 Değişik iş SUÇ : Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Cinsel Saldırı İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığı
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/11894 E. , 2023/9045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2350 Değişik iş SUÇ : Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Cinsel Saldırı İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.03.2023 tarihli ve 2023/255 Soruşturma, 2023/7807 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.04.2023 tarihli ve 2023/2350 Değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 gün ve 94660652-105-55-12948-2023-Kyb sayılı yazılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 gün ve KYB-2023/90948 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 gün ve KYB-2023/90948 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müştekinin ifadesinde özetle; ... 1. Noterliğinde hizmetli olarak yaklaşık bir aydır çalıştığını, şüpheli ...'in ... 1. Noteri olarak görev yaptığını, olay günü sabah işe gittiğinde şüpheliye ve misafirlerine çay ve kahve götürdüğünü, akabinde şüphelinin odasındaki boş bardakları toplamak ve kısa süreli işinden dolayı izin almak için odaya gittiğini, odaya gittiğinde izin konusundan bahsettiğini ve şüphelinin kendisine izin verdiğini, daha sonra sohbet ettikleri esnada şüpheliye yılbaşında katip arkadaşları ile çekindikleri fotoğrafları göstermek istediğini, kendisinin telefona bakmak için yanına geldiğini, fotoğraflara baktıktan sonra "güzelmiş" diyerek eliyle başını tutup yanaklarından öptüğünü, ardından bardakları toplarken bardak sayısının fazla olduğunu görünce bir bardak alarak birlikte odadan çıktıklarını, odadan çıkarken kolları ile belini kavradığını, bu şekilde birlikte mutfağa gittiklerini, bardakları tezgaha bıraktıktan sonra tekrar yanaklarından ve dudağından kendisini öptüğünü, şüpheliyi ittirdiğini, olayın şoku ile bağıramadığını, akabinde kıyafetlerini alarak hızlıca oradan ayrıldığını beyan ederek şikayetçi olduğu olayda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelinin yanaktan öpme ve belden tutarak mutfağa kadar ilerleme şeklindeki eylemlerinin müşteki tarafından cinsel içerikli temaslar olarak öngörülmemiş ve kabul edilmemiş olması, bu açıdan da herhangi bir olumsuz değerlendirme yapılarak bu eylemlere karşı çıkışı gösterir mahiyette kamera görüntülerine yansıyan bir tepkinin gerçekleştirilmemiş bulunması, yine müştekinin anlaşıldığı kadarıyla noterlik personeli ile kaynaştığını belirtmek amacıyla telefonundan fotoğraf göstermesi aşamasında başlayan ve oda içerisinde bardakların her iki tarafça ele alınması sonrasında şüphelinin müştekinin belini de tutar vaziyette iken mutfak kısmına ilerlemeleri ile son bulan bu süreç yönüyle de şüphelinin alınan ifadesinde buradaki eylemler bakımından cinsel saikle hareket ettiğini kabul etmemesi hususları hep birlikte ele alındığında şüphelinin bahsi geçen ve kameralara yansıyan eylemler bakımından cinsel davranışlar ile hareket ettiğine dair kamu davası açmayı gerektirir mahiyette somut, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği, bununla beraber mutfak bölümünde gerçekleştirildiği iddia edilen eylemler yönüyle de söz konusu yerde tarafların dışında iddiayı doğrulayabilecek herhangi bir kimsenin olmaması, yine mutfak bölümünü gösterir kameraların bulunmaması, koridorda bulunan kameranın mutfak kapısının ortasından aşağı olacak şekilde bir açı ile kayıt yaptığının ve içeriyi büyük oranda göstermediğinin görülmesi, müştekinin olay tarihinde noterlikten bazı işlemleri yapmak üzere ayrılmak için izin alması, mutfak bölümünden başlayıp noterlikten ayrılınan süreci kapsayan dönemde tanık anlatımlarına konu olabilecek müsnet suça yönelik olan eylemler bakımından herhangi bir ses duyulmamış veya şüpheli açısından başkaca bir olumsuz izlenimin edinilmemiş olması, bu anlamda görgüye dayalı ve esasa etkili herhangi bir tanık beyanının bulunmaması, görgüye dayalı olamayan ve bahsi geçen bir kısım tanık beyanlarının da olayın taraflarının anlatımına bağlı olarak taraf beyanlarının iddia ve savunmalarının uzantıları mahiyetinde olması nedenleri ile soyut kalan iddia dışında kamu davası açmayı gerektirir ölçüde somut, yeterli ve inandırıcı delilin elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Dosyada yer alan 10/01/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, elde edilen kamera kayıtlarında olayın müştekinin şikayetinde belirttiği şekliyle gerçekleştiğinin görüldüğü, şüphelinin 10/01/2023 tarihli savcılık ifadesinde özetle, ''...... de bardakları toplayacağı esnada benim bir talebim olmaksızın noterde bulunan arkadaşlarıyla çektiği fotoğrafını bana göstermek istedi. Ben ayakta durduğum için fotoğrafa bakmak amacıyla yanına gittim. Fotoğrafa baktıktan sonra kendisini tebrik etmek amacıyla yanağından öptüm. Farklı bir saikle hareket etmedim. Hatta bu esnada kendisine "aferin, gayretli çalışmaya devam et" şeklinde de motivasyon sözleri söyledim. Akabinde kendisi boş bardakları topladığı için ben de fazlaca yüklenip bardakları kırmaması adına iki bardak alarak onunla birlikte mutfağa gittim. Kaldı ki zaten mutfağa gidecektim. Bana sormuş olduğunuz ve kamera görüntülerinden de gösterdiğiniz şekilde elimi ...'nin beline doğru atmam art niyetli değildir. Tamamen samimiyet göstergesidir. Ben ... ile olduğu gibi noterde çalışan diğer bayan arkadaşlarla da benzeri şekilde samimi diyaloglar kurarım... Kendisine yönelik anlattığım öpme ve elimi beline atma eylemlerini samimiyet göstergesi olarak gerçekleştirdim...'' şeklindeki beyanları ile atılı suçu tevil yollu ikrar ettiğinin değerlendirildiği, dosya kapsamında dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgileri bulunmamasına karşın, müştekinin tanıklar ... ve ...'e gerçekleşen olayı anlatması doğrultusunda beyanlarının bulunduğu ve müşteki beyanları ile uyumlu olduğu, bunun yanında müştekinin olayın hemen ardından aile üyelerini aradığının ve olayı anlattığının anlaşılması karşısında, müştekinin şüpheliye iftira atmasını gerektirir bir husumetin bulunmayışı, müştekinin iddialarının kamera görüntüleri, bir kısım tanık beyanları ve şüphelinin tevil yollu ikrarı ile desteklenmesine rağmen müştekinin beyanlarına itibar edilip, şüpheli hakkında sarkıntılık düzeyinde kalmış cinsel saldırı bakımından delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre; kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Bu durum delil değerlendirmesini gerektirir, diğer bir deyişle Cumhuriyet Savcısı elde edilen delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu kanaatine varırsa dava açacak, aksi durumda kovuşturmaya yer olmadığına karar verecektir. Bu nedenle Cumhuriyet Savcısının delilleri değerlendirme yetkisi vardır. Aksi durumun kabulü, her ihbar veya şikayet üzerine kamu davası açılmasını, delil takdirinin ise mahkemelere bırakılmasını gerektirir ki, bu kabulün lekelenmeme hakkı ve kanunun ruhuna uygun düşmemesi nedeniyle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.04.2023 tarihli ve 2023/2350 Değişik iş sayılı kararına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.