İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/11919 Karar: 2023/7929 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/11919 K.2023/7929

9. Ceza Dairesi 2023/11919 E. , 2023/7929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1654 E., 2023/1011 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın üzerine atılı suçun doğrudan zarar göreni ola

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/11919 E. , 2023/7929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1654 E., 2023/1011 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın üzerine atılı suçun doğrudan zarar göreni ola

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/11919 E. , 2023/7929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1654 E., 2023/1011 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın üzerine atılı suçun doğrudan zarar göreni olan mağdurenin, velayet hakkına sahip annesi ile babasının kovuşturma aşamasında katılma iradelerini ortaya koydukları, Mahkemece bu hususta bir karar verilmediği anlaşılmakla, mağdurenin, velayet hakkına sahip anne ve babası olan Şükriye ve ...'nın sanık hakkında açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 260 ıncı maddesi uyarınca katılmalarına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/263 Esas, 2020/41 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 35 inci maddesi uyarınca 18 yıl; inceleme konusu olmayan sanık ...'ın aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 02.03.2021 tarihli ve 2019/585 Esas, 2021/333 Karar sayılı kararı ile duruşmalı yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 02.03.2021 tarihli ve 2019/585 Esas, 2021/333 Karar sayılı kararının; sanıklar müdafiileri, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2021/21207 Esas, 2022/8251 Karar sayılı ilâmında özetle; sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün onanmasına; sanık ... hakkında mevcut haliyle aralarında fikir ve eylem birliği bulunan sanıkların üzerinde müşterek hakimiyet kurmak suretiyle direncini kırdıkları katılan mağdureye yönelik cinsel istismar eylemlerini aynı mekanda aynı anda gerçekleştirdikleri ve her birinin bizzat işlediği eylemden ayrı olarak diğerinin eylemine "TCK'nın 37. maddesi" anlamında katılması nedeniyle sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan "TCK'nın 102/2, 103/3-a. maddeleri" uyarınca cezalandırılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.05.2023 tarihli ve 2022/1654 Esas, 2023/1011 Karar sayılı kararı ile duruşmalı yapılan yargılama sonucunda sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurenin soyut beyanı dışında delil bulunmadığını, evde yapılan aramada suç unsuruna rastlanmadığını, katılan mağdure hakkında aldırılan raporda istismar bulgusu olmadığını, sanığın DNA’sının katılan mağdurenin vücudunda tespit edilemediğini, dosyadaki mevcut raporlarda katılan mağdurenin sözel becerisinin yaşıyla uyumlu olduğunun bildirildiğini, sanığın savunmalarının çelişkili olmadığını ve kamera görüntüleriyle uyumlu olduğunu, ifade vermeye kendiliğinden geldiğini beyanla sanık hakkında takdiri indirim uygulanması ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanığın Temyiz İstemi Katılan mağdureyi araca zorla bindirmediğini, kamera görüntülerinin de bu hususu doğruladığını, katılan mağdurenin vücut örneklerinde DNA’sının tespit edilmediğini ve konuşmalarının normal olduğunu beyanla atılı suçu işlememesi ve delil bulunmaması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Katılan mağdurenin zihinsel yetersizliği ve risk durumu nedeniyle temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... ile hafif derecede mental yetersizliği bulunan katılan mağdurenin olay tarihi öncesinde arkadaş oldukları, olay günü buluştukları, sanık ...'in yanlarına geldiği ve hep birlikte sanık ...'in evine gittikleri, burada katılan mağdureye karşı organ sokma suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, sanıkların atılı suçlamayı reddettikleri, katılan mağdurenin ailesine anlatımı sonrasında aynı gün intikalin gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılan mağdurenin tutarlı beyanları, hafif zeka geriliği nedeniyle kendisine yapılan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını bilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmediği, bu nedenle iradesini fesata uğratmanın daha kolay olduğu, katılan mağdurenin görüntüsünden sanıkların rahatlıkla katılan mağduredeki zeka geriliğini tespit ettikleri ve olay yerinden ayrılmak istemesine rağmen izin vermedikleri, daire kapsını kapattıkları, çıkmasına engel oldukları ayrıca 09.10.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre sanıklar ve katılan mağdurenin 1 saat 37 dakika evde kaldıkları, sanık ...'a ait sperm ve DNA'nın katılan mağdurenin vulva sürüntü örneğinde çıktığı, sanık ...'in katılan mağdurenin ön ve arka özel bölgesine kendi cinsel organını sürttüğü, girmeye çalıştığı ancak giremediği, vücuda organ sokmak eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanık ...'ın çocuğun organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince sanıkların katılan mağduredeki akıl hastalığını anlamadıkları yönündeki savunmaları nedeniyle duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aldırılan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinin 22.09.2020 tarihli raporunda katılan mağduredeki zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılabileceğinin bildirilmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiş, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda duruşmalı yapılan inceleme neticesinde fikir ve eylem birliği bulunan sanıkların üzerinde müşterek hakimiyet kurmak suretiyle direncini kırdıkları, katılan mağdureye yönelik cinsel istismar eylemlerini aynı mekanda aynı anda gerçekleştirdikleri ve her birinin bizzat işlediği eylemden ayrı olarak diğerinin eylemine 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi anlamında katıldığı dikkate alınarak sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunmalar, raporlar, kamera görüntüleri ve Mahkemelerin gerekçelerine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin sübutu ve takdiri indirim uygulanmasına, sanığın sübuta, katılan Bakanlık vekilinin sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına yönelik temyiz isteklerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından katılan Bakanlık vekilinin lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.05.2023 tarihli ve 2022/1654 Esas, 2023/1011 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla