İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/12355 Karar: 2023/8420 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/12355 K.2023/8420

9. Ceza Dairesi 2023/12355 E. , 2023/8420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/373 E., 2023/319 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı KARAR : Direnme TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2022/

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/12355 E. , 2023/8420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/373 E., 2023/319 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı KARAR : Direnme TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2022/

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/12355 E. , 2023/8420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/373 E., 2023/319 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı KARAR : Direnme TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2022/373 Esas 2023/319 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/1292 Esas, 2022/1850 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede; Mahkemece sanık hakkında verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre 1. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2020/163 Esas, 2021/302 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/690 Esas, 2021/1280 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/1292 Esas, 2022/1850 Karar sayılı kararıyla hükmün "...Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılanın aşamalardaki ifadeleri, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesince sanığın olay gecesi reşit katılana zorla nitelikli cinsel saldırıda bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, dosyada yer alan doktor raporlarındaki darp bulguları gözetildiğinde mevcut haliyle sübuta eren eyleminin değişen vasfa göre kasten yaralama suçunu oluşturduğu nazara alınarak karar verilmesi gerekirken nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,..." gerekçesiyle oy çokluğu ile bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2022/373 Esas, 2023/319 Karar sayılı kararıyla sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2023 tarihli "bozma" görüşlü Tebliğnamesi ile Dairemize tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Dosya kapsamında sanık aleyhine somut bir delil bulunmadığına, mağdurenin çelişkili anlatımları karşısında tanık anlatımları, sanık savunması ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu eylemde zor unsurunun tıbbi ve hukuki bir kanıtı bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında üst sınırdan, ağırlatıcı sebepler uygulanarak ve takdiri indirim uygulanmadan karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre; Mahkemenin Kabulü 1. Sanığın olay tarihinde eğlenmek için (...) (...) bulunan bir gece kulübüne gittiği, burada katılan ile tanıştığı, birlikte alkol aldıkları, katılanın sanığa telefon numarasını verdiği, bunun üzerine sanığın katılana para karşılığı cinsel ilişki teklifinde bulunduğu, katılan ... sanığın gece kulübünden ayrılarak (...) Otel’e gittikleri, 350 TL karşılığında iki kez cinsel ilişkiye girmek için anlaştıkları, ilerleyen dakikalarda sanık ile katılanın birlikte kaldıkları odadan ağlama ve bağırma sesleri gelmesi üzerine, otel görevlilerinin polise haber verdiği, tarafların emniyette alınan ifadelerinde, sanığın ifadesinde özetle, "katılan ile iki kez cinsel ilişkiye girmek için 350 TL karşılığında anlaştığını, birlikte mekandan ayrılarak (...) Otel’e gittiklerini, parasını verdikten sonra katılanla bir kez cinsel ilişkiye girdiğini, katılanın sonrasında gitmek istemesi üzerine bir kez tokat attığını, katılanın bağırmaya başladığını, bunun üzerine polislerin odaya geldiğini" beyan ettiği, katılanın ifadesinde özetle, "sanıkla gece kulübünde tanıştıklarını, sanığın kendisine mesaj atarak para karşılığı cinsel ilişki teklifinde bulunduğunu, kendisinin de bu teklifi kabul ederek sanıkla birlikte (...) Otel’e gittiğini, sanığın davranışlarından rahatsız olarak odadan ayrılmak istediğini, bunun üzerine sanığın odanın kapısını kilitleyerek kendisini darp ettiğini ve kendisi ile rızası dışında vajinal cinsel birliktelik gerçekleştirdiğini, bu sırada “sesini çıkarırsan seni öldürürüm” diyerek kendisini tehdit ettiğini ancak kendisinin bağırması üzerine polis ekiplerinin odaya geldiğini" beyan etmiştir. 2. Ankara Adlî Tıp Kurumunun 16.01.2019 tarih ve 2019/1415 sayılı raporu ile katılanın genital muayenesinde elde edilen bulguların katılan beyanları ile örtüşür nitelikte olduğu, yapılan fizik muayenesinde katılanın vücudunun belirli bölgelerinde ekimoz ve şişlik tespit edildiği, mevcut bulguların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu belirtildiği, Adlî Tıp Grup Başkanlığının 30.01.2019 tarihli raporunda ise, katılandan alınan frotti örneğinde sperm hücresi görüldüğü belirtilmiştir. 3. Olay tarihinde (...) Otel’de resepsiyonist olarak çalışan tanık ....'nın alınan beyanında, "kendisinin müşterilerin kayıtlarını yaparken polislerin geldiğini, polislerle birlikte yukarı çıktıklarını, odanın açık olduğunu, katılan ... sanığın içeride olduğunu, katılanın yarı çıplak vaziyette ağladığını, sanığın kendisini dövdüğünü" beyan ettiğini söylemiştir. 4. Olay yerine gelen polislerin tutanak tanığı olarak alınan beyanlarının da, otel çalışanı ile örtüştüğü görülmektedir. 5. İddia, aşamalarda alınan, sanık savunması, katılan beyanları, tanık anlatımları, adli rapor içerikleri ve dosya içerisindeki diğer bütün bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın aşamalarda alınan savunmalarının birbiri ile çeliştiği, katılanın beyanlarının alınan Adlî Tıp Rapor içerikleri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, yine tanıkların beyanlarının katılanın beyanını destekler nitelikte olduğu, katılanın daha önceden tanımadığı ve aralarında bir husumet bulunduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmayan sanık aleyhine suç isnadında bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, katılanın olayın hemen akabinde sanığa tepki göstererek olayın polise intikal ettiği de gözetilerek, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilen savunmalarına itibar edilmeyerek, katılanın rıza ile gittiği otel odasından çıkmak istemesi üzerine sanığın buna engel olarak odadan çıkmasına izin vermediği, akabinde katılanın rızası olmaksızın darp ve tehdit ederek organ sokmak suretiyle katılanla cinsel ilişkiye girdiği, böylelikle sanığın suç tarihinde katılana yönelik olarak üzerine atılı “Organ Sokmak Suretiyle Cinsel Saldırı” suçunu işlediği hususunda Mahkemede tam bir vicdani kanaat oluşmuştur. 6. Sonuç olarak sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun konusunun önemi ve değeri, meydana gelen zarar, sanığın amaç ve saiki ile suçun işlenmesindeki diğer özellikler dikkate alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak sanığın cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen hapis cezasının cins ve miktarı göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve seçenek yaptırıma çevrilmesine ilişkin hükümlerinin uygulanmasına kanunen ve takdiren yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulmuştur. 7. Direnme Gerekçesi: her ne kadar Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.03.2022 tarihli, 2022/1292 Esas ve 2022/1850 Karar sayılı ilamı ile, "Katılanın aşamalardaki ifadeleri, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesince sanığın olay gecesi reşit katılana zorla nitelikli cinsel saldırıda bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, dosyada yer alan doktor raporlarındaki darp bulguları gözetildiğinde mevcut haliyle sübuta eren eyleminin değişen vasfa göre kasten yaralama suçunu oluşturduğu nazara alınarak karar verilmesi gerekirken nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," gerekçesiyle bozma kararı verilmiş ise de, katılanın aşamalarda hayatın olağan akışına uygun, ayrıntılı ve eylemleri detaylandıran samimi anlatımlarda bulunduğu, katılanın Mahkeme huzurundaki anlatımlarında da olayları genişletici bir yaklaşım sergilemediği, katılan hakkında tanzim olunan adli rapor içeriğinde, katılanın genital muayenesinde hymen yer yer silinmiş karinkuler yapıda olup, serbest kenarlarında ve vajen mukozasında akut travmatik değişim izlenmediği, ancak perinede perivajinal alt kısım orta hattın hemen sağında 0,8x0,1 cm'lik yüzeyel akut laserasyon tespit edildiği, tespit edilen bu lezyonun katılanın 16.01.2019'da tariflediği öyküsü ile uyumlu bulunduğunun tespit edildiği, yine yapılan fizik muayenesinde, kafada sol kaş lateralinde 2x1 cm'lik kırmızı renkte ekimoz, sol zigomatik bölgede şişlik, hassasiyet, alt çene sol yarısında ağız sol köşesine uzanan 4x3 cm alanda yaygın kırmızı renkte ekimoz ve şişlik, sağ kulak çevresinde ağrı, hassasiyet, oksipital bölgede hassasiyet, sırtta sol torakolomber bölgede kenarları ... yeşil ortası mor renkte ekimoz, sol diz ön yüzde 8x6 cm alanda şişlik tespit edildiği ve yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun tespit edildiği, sanıkla aralarında dosyaya yansıyan herhangi bir husumet bulunmayan, bu nedenle Mahkemece beyanlarına itibar edilen tanık ....'nın Mahkeme huzurunda alınan yeminli anlatımında, "suç tarihinde (...) Otel'de resepsiyonist olarak çalıştığını, katılan ... sanığın ikisinin birlikte otele geldiklerini, ikisinin de sarhoş olduğunu, odalarına çıktıklarını, kayıtlarını yaparken aynı kattaki odada kalan bir müşterinin seslerini duyup haber verdiğini, polisleri aradığını, polislerin geldiğini, birlikte yukarı çıktıklarını, odanın açık olduğunu, katılan ... sanığın içeride olduğunu, katılanın ağladığını ve yarı çıplak olduğunu, sanığın kendisini dövdüğünü söylediğine dair" beyanları ile tutanak tanıklarının anlatımlarının katılan beyanları ile uyumluluk arz ettiği, tüm bu hususlar birlikte gözetildiğinde, sanık ile katılanın olay gecesi tanışmalarının ardından para karşılığında cinsel ilişkiye girmek için anlaşmış oldukları taraf anlatımları ile sabit ise de, katılanın cinsel ilişki sonucunda vücudunda meydana gelen yaralanmaların niteliği itibariyle ilişkinin rıza dışında gerçekleşmiş olduğunu gösterdiği, olayın adli mercilere yansıma şekli ve zamanı göz önüne alındığında katılanın sanığın sübut bulan eylemine karşı koyma iradesinin açık olduğu, yine katılan ile sanığın olay gecesi tanışmış olmaları karşısında katılanın kendi namus ve haysiyetini ortaya koyacak şekilde iftira atmasını gerektirir mahiyette sanıkla arasında dosyaya yansıyan bir husumet bulunmadığı, bu doğrultuda sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delillerin olduğu görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.03.2022 tarihli, 2022/1292 Esas ve 2022/1850 Karar sayılı bozma ilamına direnilmesine karar vermek gerektiği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Katılanın aşamalardaki ifadeleri, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanığın olay gecesi reşit katılana zorla nitelikli cinsel saldırıda bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, dosyada yer alan doktor raporlarındaki darp bulguları gözetildiğinde mevcut haliyle sübuta eren eyleminin değişen vasfa göre kasten yaralama suçunu oluşturduğu nazara alınarak karar verilmesi gerekirken nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/1292 Esas, 2022/1850 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, üye ...’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Mağdurenin aşamalardaki tutarlı beyanları, bu beyanları destekleyen doktor raporuna göre mağdurenin vajinasında akut laserasyon bulunup bunun mağdurenin tariflediği cinsel saldırı öyküsüyle uyumlu bulunduğunun belirtilmesi, mağdurenin vücudundaki yaralanmaların çokluğu, mağdurenin olay sırasında gördüğü yoğun şiddet nedeniyle bağırması üzerine otelde kalan müşterilerin resepsiyona haber vermesi ve resepsiyon görevlisi tanık ...'ın ihbarı üzerine olay yerine polislerin gelmesi hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdurenin rızasıyla ilişkiye girdikten sonra sebepsiz yere bağırması üzerine ona sadece bir tokat attığı yönündeki diğer delillerle ve doktor raporuyla çelişen savunmasına itibar edilerek cinsel ilişkinin rızaya dayalı olabileceği ve eylemin sırf yaralama niteliğinde olduğu yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Sanığa müsnet cinsel saldırı eylemi sabit olduğundan Mahkemece kurulan Direnme hükmünün onanması gerektiği kanaatindeyim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla