İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/12857 Karar: 2023/8710 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/12857 K.2023/8710

9. Ceza Dairesi 2023/12857 E. , 2023/8710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/315 E., 2023/466 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kararın; 5271 sayılı Ceza Muh

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/12857 E. , 2023/8710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/315 E., 2023/466 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kararın; 5271 sayılı Ceza Muh

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/12857 E. , 2023/8710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/315 E., 2023/466 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/154 Esas, 2021/235 Karar sayılı kararı ile sanıkların, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 13.07.2021 tarihli ve 2021/923 Esas, 2021/1003 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma üzerine Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2021/642 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararı ile sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... yönünden aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... yönünden aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 4. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 02.06.2022 tarihli ve 2022/624 Esas, 2022/832 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair karar verilmiştir. 5. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/12935 Esas, 2023/1004 Karar sayılı kararı ile hükümlerin "...1.İlk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Oluşa uygun kabule göre temyiz dışı sanık ...'ın sanık ...'in eyleminden haberdar olması nedeniyle sanıklar haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği kabul edilmiş ise de; sanıkların birlikte gerçekleştirdikleri eylem sonucu mağdurenin direncinin kırılmasının söz konusu olmadığı gözetilmeden belirlenen temel cezalarda 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasının (a) bendi ile 109 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılması suretiyle hükümler kurulması karşısında, söz konusu kararlara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Bozma içeriğine göre kararın müsnet suçlardan kurulan hükümler temyiz edilmeksizin kesinleşen temyiz dışı sanık ... hakkında da 5271 sayılı Kanun'un 306 ncı maddesi uyarınca uygulanması olanağı bulunduğu ve bozmadan yararlanması gerektiği kabul edilmiştir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozma üzerine Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.07.2023 tarihli ve 2023/315 Esas, 2023/466 Karar sayılı kararı ile sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... yönünden aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... yönünden aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, dosya kapsamında mağdurenin soyut, çelişkili beyanları dışında somut delil olmadığına, sanık lehine hiçbir indirim hükmünün uygulanmadığına, sanığa iftira atıldığına, eksik araştırma yapıldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir. B. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık lehine hiçbir indirim hükmünün uygulanmadığına, kararın hukuki dayanaktan ve somut delillerden yoksun olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Her iki suç açısından da alt sınırdan hükümler kurulması ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedenleriyle kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyiz kapsamına göre; Mahkemenin Kabulü; 1. İddia, sanıkların savunması, katılan mağdure beyanı, yakalama ve gözaltına alma tutanakları, bilirkişi raporu, olay yeri inceleme raporu, teşhis tutanağı, adli tıp raporu, adli görüşme değerlendirme raporu ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilmekle; Katılan mağdurenin 30.01.2005 hastane doğumlu olduğu, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 09.12.2020 tarihli raporunda mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve olaya ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği saptanmadığı, dolayısıyla katılan mağdurenin 15.01.2020 tarihinde (iddianameye göre) mağduru bulunduğu olayda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu, beyanlarına itibar edilebileceğinin belirtildiği görülmüştür. 2.Katılan mağdurenin somut olay ile ilgili alınan 20.01.2020 tarihli iç beden muayenesine dair bilirkişi raporu ile ''litotomi pozisyonunda yapılan genital muayenesinde hymen anüler yapıda olup saat kadranına göre saat 2 hizasında kaideye inen eski yırtık, muayene tarihinden en az 7-10 gün önce vajinal yolla organ veya sair cisim sokulmak suretiyle cinsel istismara maruz kaldığı'' tespit edilmiştir. 3.Katılan mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarında belirtmiş olduğu, zor kullanılarak kolunun sobaya basıldığı hususuna yönelik alınan Kayseri Şehir Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin 30.01.2020 tarihli raporunda, sağ kol ön distal arka iç yanda sobaya bastırma sonucu olmasıyla uyumlu ekimozlar ve kurutlu yara bulunduğu, vücutta 2. derece yanık olup, çocuk üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtildiği görülmüştür. 4.Katılan mağdurenin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde özetle; sanık ...'ın, kendisi gibi gençleri önce uyuşturucu maddeye daha sonra da alkole alıştırdıktan sonra satmaya başladığını, bunun için otellere götürdüğünü, takma isim verdiğini, sanık ...'in, (...) İletişim isimli iş yerinin sahibi olduğunu, (...) isimli iş yeri içerisinde arka tarafta bir bölümün daha olduğunu, burada kahverengi siyah renkli koltuklar, soba, sandalyeler, musluk ve bardaklar bulunduğunu, bu iş yerine ... ve alkol içmek için ... ... (sanık ...) ile birlikte gittiğini, kendisine yapılan cinsel istismar eyleminden haberdar olmadığını, yapılan adli muayene sonucu fark ettiğini, olay tarihinden önce sanık ... tarafından Horsana tarafından ahırda fuhuş amacıyla zorla tutulduğunu, kullandığı uyuşturucu madde ve alkol nedeniyle bayıldığını, uyandığında kan geldiğini adet döneminde olduğunu zannettiğini ancak baygın olduğu için ne yaptıklarını bilmediğini, kendisi ile birlikte aynı yerde kalan ... ... isimli kişiye yaptıklarını görünce kaçmaya karar verdiğini, sanık ...'in dükkanında zorla tutulduğu dönemde uyuşturucu madde kullandığını, uyandığında ise üstünün giydirilmeye çalışıldığını anladığını, bunun üzerine bana bir şey mi yaptınız diye sorduğunda, "Yok, taşı içtin uyudun, gittin, biz de uyuyor dedik, kaldırmak istemedik" cevabını aldığını beyan ettiği, kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise özetle; sanık ...'in iş yerinde bulunduğu sırada sanığın vücudunun her yerine dokunarak kendisi ile normal yoldan bir kez ilişkiye girdiğini, üç-dört gün sonra sanığın tekrar cinsel saldırıda bulunduğunu beyan ettiği, önceki beyanı okunarak çelişki nedeniyle sorulduğunda ise cinsel istismara uğradığını sonradan anladığını, cinsel eylem esnasında kendisinde olmadığını beyan ettiği görülmüş, işyeri arama ve el koyma tutanağında sanık ...'in işyerinin iki bölümden oluştuğu, ikinci bölme kısmında bir adet kahverengi soba ve bir adet musluk-lavabo olduğu tespit edilmiş, bu durumun katılan mağdure beyanlarıyla örtüştüğü anlaşılmıştır. 5.Katılan mağdurenin beyanlarının aşamalarda değişkenlik gösterebildiği, 27.01.2020 tarihli Kayseri Devlet Hastanesi Emel ... Tarman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Kliniği Çocuk İzlem Merkezi Adli Görüşme Değerlendirme Raporunda da, 24.01.2020 katılan mağdure ifadesinin, hikayesi ile uyumlu olduğunun, olayın akışında meydana gelen eksikliklerin ... adlı bilincini kaybetmesine sebebiyet veren maddeyi kullanması, biri ya da birilerini korumak istemesi ve korkmuş olmasından kaynaklanabileceğinin değerlendirildiği, Mahkemece bu durumun göz önüne alınarak çelişkilerin bu ihtimaller çevresinde değerlendirildiği, olayın akışı ve meydana geliş şekli açısından çelişkiler barındıran katılan mağdure beyanlarının olayın özü bakımından tutarlı olduğu, katılan mağdurenin özetle, ... ... (sanık ...) isimli şahsın kendisini sanık ...'le tanıştırdığını, sanık ...'in, kendisini zorla yanında tuttuğunu, kendisine cinsel istismarda bulunduğunu beyan ettiği, katılan mağdurenin beyanlarının doktor raporları ile desteklenmesinin yanında sanık ...'in, katılan mağdureyi tanımadığını beyan etmesine karşın katılan mağdurenin, sanık ...'e ait işyerinde kendisinin tutulduğu bölmedeki eşyalar konusunda doğru bilgiler verdiği, işyerinde bulunan sobada kolunun yakıldığını belirten katılan mağdurenin adli muayene raporunda sağ kol ön distal arka iç yanda sobaya bastırma sonucu olmasıyla uyumlu ekimozlar bulunduğu ve ikinci derece yanık olduğunun bildirildiği, yine katılan mağdurenin sanıklara iftira atmasını gerektirir herhangi bir sebebin, sanıkların da bu yönde iddialarının bulunmadığı değerlendirildiğinde, sanıkların, üzerlerine atılı suçlamalardan kurtulmaya matuf savunmalarına itibar edilmemiş, Mahkemece dosya kapsamında yer alan deliller ile örtüşen katılan mağdure beyanlarına itibar edilmiştir. 6. Böylece katılan mağdurenin, ailesinin yanından kaçtığı hususunun sanık ... tarafından bilindiği, sanık ...'ın katılan mağdureyi sanık ...'in iş yerine götürerek bıraktığı, bıraktıktan sonra da katılan mağdureyi sanık ...'in işyerinden giderek alma yönünde herhangi bir girişimde bulunmadığı, bu cihetle sanık ...'ın, sanık ...'in, katılan mağdureye nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunacağını, bu amaçla katılan mağdureyi iş yerinde alıkoyacağını bildiği, kastının da bu yönde olduğu, sanık ...'in iş yerine götürülen katılan mağdurenin iş yerinden kaçmaya çalıştığı, ancak sanık ...'in, kaçmasına engel olmak için katılan mağdurenin kolunu, iş yerinde bulunan sobaya bastırdığı, bu nedenle katılan mağdurenin kolunda ikinci derece yanık oluştuğu, sanık ... tarafından iş yerinde alıkonan mağdurenin, içmiş olduğu ... isimli uyuşturucu maddenin etkisiyle kendisinden geçtiği, bu durumdan faydalanan sanık ...'in, cebir ve tehdit olmaksızın iş yerinin arka bölmesinde kendisini beden bakımından savunamayacak durumda olan katılan mağdureyi normal yoldan organ sokmak sureti ile cinsel istismara uğrattığı, katılan mağdurenin cinsel istismara uğradığını ise yapılan muayene sonrası öğrendiği, sanık ...'ın, sanık ... tarafından katılan mağdureye yönelik cinsel istismar eylemi ile cebir ve tehdit yoluyla hürriyetten yoksun kılma suçunu işleyeceğini bildiği nazara alındığında sanık ...'in nitelikli cinsel istismar ve cebir ve tehdit yoluyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemleri açısından sanık ...'ın da 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında aslı fail olarak sorumlu olduğu, katılan mağdurenin soruşturma aşamasında Çocuk İzlem Merkezinde (ÇİM) vermiş olduğu sanık ... hakkındaki, kendisi gibi gençleri uyuşturucu maddeye daha sonra da alkole alıştırdıktan sonra satmaya başladığına, otellere götürüp, sahte kimlik ve takma isim verdiğine, sürekli başkaları ile tanıştırıp alkol ve metamfetamin verdiğine dair beyanları da dikkate alındığında, sanık ...'ın somut olayda eyleminin çocuğu fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık ettirmek suçunu da oluşturduğu, aynı Kanun'un 44 üncü maddesi gereği fikri içtima kuralı gözetilerek sanığın eyleminden dolayı daha ağır ceza miktarı olan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiği anlaşılmıştır. Sanık ..., sanık ...'in eyleminden haberdar ise de; sanıkların birlikte gerçekleştirdikleri eylem sonucu mağdurenin direncinin kırılmasının söz konusu olmadığı gözetildiğinde belirlenen temel cezalarda aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılmamış, sanıkların üzerlerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından takdiren alt sınırdan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiş, haklarında takdiri indirim hükümleri uygulanmış ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere hukuki süreçte belirtildiği şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Mahkeme tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.07.2023 tarihli ve 2023/315 Esas, 2023/466 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafileri ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Kayseri 3.Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla