Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/12863 E. , 2024/3081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/93 E., 2023/306 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/12863 E. , 2024/3081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/93 E., 2023/306 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci ile beşinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2015 tarihli ve 2011/27 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kararının sanık ile müdafii, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.12.2022 tarihli ve 2021/5327 Esas, 2022/11484 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "Katılanın aşamalardaki ifadeleri ile bunu destekler nitelikteki tanık beyanı, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın olay gecesi sokakta görünce takip etmeye başladığı reşit katılanın durumu fark etmesi üzerine katılanı yakalayarak arkasından boğazına sarıldığı, katılanın ağzını kapatarak ağaçlık kısma doğru çektiği, katılanı yere yatırıp boğazını sıktığı sırada çorabını ve iç çamaşırını sıyırdığı, seni öldüreceğim dediği, katılanın ağzından elini çektiği sırada yardım amaçlı bağırdığı, katılanın sesini duyan tanıkların olay yerine gelmesi üzerine katılanı bırakarak kaçtığı anlaşılmış olup, sübuta eren eyleminde nitelikli cinsel saldırı suçunun icrai hareketleri başlamayıp, bu şekilde mevcut haliyle eylemin 6545 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de nazara alınmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 102/1 maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilip, mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Dairemizin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/93 Esas, 2023/306 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, teşhis işleminin usulüne uygun yaptırılmadığına, yüzleştirme yapılmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli, kesin, inandırıcı ve somut deliller olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ve masumiyet ilkelerinin ihlal edildiğine, adil yargılanma hakkına aykırı şekilde mahkumiyet kararı verildiğine, yetersiz gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmadığına, hükmün bozulmasına, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına, sanık hakkında beraat kararı verilmesine, lehe hükümlerin uygulanması taleplerine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Özetle; katılanın beyanına göre nitelikli cinsel saldırı suçunun oluştuğuna, dosya kapsamına göre 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerekip aynı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyet kararı verilmesinin yerinde olmadığına, suçu ağırlaştırıcı maddelerin uygulanmadığına, somut olayda eylemin ağırlığının dikkate alınmadığına, sanığın eylem sırasında katılanı yaralamasına rağmen bu suça ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılmadığına, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, sanığın tutuklanması gerektiğine, kararın bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle; suçun hukuki vasfında hata yapıldığına, nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm tesis edilmesi gerektiğine, alt sınırdan eksik hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçu işlediğinin sabit olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da suç duyurusunda bulunulması gerektiğine, kasten yaralama suçu yönünden bir değerlendirme yapılmamasının eksik inceleme olduğuna, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, kararın bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/93 Esas, 2023/306 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii, katılan vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2024 tarihinde karar verildi.