Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/13662 E. , 2024/882 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU BOZMA ÜZERİNE DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/117 E., 2023/242 K. MAĞDURE : ... SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili TEB
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/13662 E. , 2024/882 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU BOZMA ÜZERİNE DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/117 E., 2023/242 K. MAĞDURE : ... SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Reşit olan mağdurenin kovuşturma evresinde Mahkemece alınan beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılan mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden ise; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilerek gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası ile 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43, 53, 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2019/418 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararı ile nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair verilen kararların sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili tarafından ve kısmen de re'sen istinafa tabi hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/885 Esas, 2022/1232 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık hakkındaki nitelikli cinsel saldırı suçundan, kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün ise aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılması ile 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sanığın bu suçtan beraatine karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/12880 Esas, 2022/11346 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının onanmasına, nitelikli cinsel saldırı suçundan ise "Dosyada bulunan Zonguldak ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 13.10.2020 günlü sağlık kurulu raporuna göre, mağdurede hafif derecede mental retardasyon olduğu, hekim olmayanlar tarafından anlaşılabileceği, maruz kaldığı fiilin hukuken anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediği, telkine yatkın olduğu, beyanlarında tutarsızlık olabileceği ve beyanlarına itibar edilemeyeceğinin belirtilmesinin ardından Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 28.05.2021 tarihli raporunda ise mağdurenin zekasının 'Sınır-Normal Zeka Kapasitesi' olarak değerlendirildiği, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına, bu olaya ruhsal yönden mukavemet etmesine ve beyanlarına itibar edilmesine engel olacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği saptanmadığı, dolayısıyla mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu, beyanlarına itibar edilebileceğinin belirtilmesi karşısında, anılan raporlar arasında çelişki oluştuğu gözetilip dava dosyasının Adli Tıp Kurumu Birinci Üst Kuruluna gönderilerek rapor alınması gerektiği anlaşılmakla söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2023/117 Esas, 2023/242 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.11.2023 tarihli ve 9-2023/117904 sayılı, ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkumiyet kararının gerekçesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, isnat edilen suçun sanık tarafından gerçekleştirilmediğine, mağdure beyanından başka delil bulunmadığına, mağdurenin kendi istemi ile sanıkla beraber olduğunun dosyaya sunulan mağdure ile annesi arasında geçen ses kaydından açıkça belli olduğuna, mağdurenin dilekçe ve mektuplarında olayın kendi eylemi sebebiyle olduğunu beyan ettiğine, mağdurenin yaşadığı hamileliğinin mağdurede panik ve travma yarattığına, intikam almak için başkalarının yönlendirmesi ile asılsız şikayette bulunduğuna, somut delil bulunmadığına, savunma hakkının ihlal edildiğine, mağdurenin her şeyi itiraf ettiğine, mağdure ve sanığın HTS kayıtlarının ve telefonlarının incelenmediğine, kuşkudan sanığın yararlanacağına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Cinsel saldırı suçundan sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Olayın oluşu, olayın meydana geldiği yer ve zaman, suçun işlenmesi sırasında kastın yoğunluğu, olayın mağdurede yarattığı etki, mağdurenin saldırı sonucunda hamile kalması gibi hususlar dikkate alındığında sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Reşit olan mağdurenin kovuşturma evresinde Mahkemece alınan beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılan mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki kriterler değerlendirilip, alt sınırdan ceza tayini yoluna gidildiğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2023/117 Esas, 2023/242 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinini hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2023/117 Esas, 2023/242 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi. ...