Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/13738 E. , 2024/1953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1445 E., 2020/1778 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı KARAR : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/13738 E. , 2024/1953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1445 E., 2020/1778 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı KARAR : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre; 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/349 Esas, 2020/30 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 9 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2020/466 Esas, 2020/769 Karar sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma üzerine İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/217 Esas, 2020/271 Karar sayılı kararıyla mevcut delilleri değerlendirilmesiyle sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/1445 Esas, 2020/1778 Karar sayılı kararıyla sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasına "Kendisini vekille temsil ettiren katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca takdir edilen 6.810 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının da hatalı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. GEREKÇE 1. Mağdur ile sanık arasındaki ses kaydının temin şekli itibarıyla yasak delil niteliği taşımasından dolayı 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 271 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık oluşturacak şekilde sanık aleyhine delil olarak hükme esas alınmış olması, dosya içeriğindeki diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğunun anlaşılması nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarihli ve 2020/1445 Esas, 2020/1778 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi. ...