KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2023/13883 E., 2024/1264 K.
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/603 E., 2023/374 K
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Karar
- Direnme
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
558 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Her ne kadar Tebliğnamede sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kurulan hükme ilişkin görüş bildirilmiş olsa da temyiz kapsamına göre inceleme sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır. Kocaeli
7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2023 tarihli ve 2022/603 Esas, 2023/374 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 22.09.2022 tarihli ve 2022/1801 Esas, 2022/8123 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle.
Mahkemece verilen direnme kararının. 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ
SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli
7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2019/470 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ile sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine,
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi
7. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.09.2022 tarihli ve 2022/1801 Esas, 2022/8123 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Kocaeli
7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2023 tarihli ve 2022/603 Esas, 2023/374 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle; sanığın takdiri indirim uygulanmaksızın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiğine, kararın bozulması ve vekalet ücreti verilmesi istemine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle; mağdurenin soyut beyanları ve mağdureden duyduklarını anlatan tanıkların soyut ve çelişkili beyanları dışında somut delil olmadığına, kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Mahkemenin direnme kararı, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda başka delillerle desteklenmeyen beyanları, tanıkların anlatımları, sanık savunması nazara alındığında yerinde görülmemiştir.