İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/13919 Karar: 2024/884 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/13919 K.2024/884

9. Ceza Dairesi 2023/13919 E. , 2024/884 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1888 E., 2023/1556 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı KATILAN MAĞDUR : ... SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/13919 E. , 2024/884 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1888 E., 2023/1556 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı KATILAN MAĞDUR : ... SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/13919 E. , 2024/884 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1888 E., 2023/1556 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı KATILAN MAĞDUR : ... SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2022/468 Esas, 2023/201 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararların sanık müdafii, katılan mağdur ile katılan Bakanlık vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurularının, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle; katılan mağdurun iddialarının hayatın olağan akışına aykırı, tutarsız ve çelişkili olduğuna, hilenin varlığından söz edilemeyeceğine, sadece katılan mağdurun beyanları baz alınarak adil yargılanma hakkı ihlal edilerek hüküm kurulduğuna, tanık beyanlarının katılan mağdur anlatımını aktarmaktan ibaret olduğuna, tespit edilen DNA örneklerinin katılan mağdur beyanı ile uyumlu olmadığına, katılan mağdurda darp cebir izine rastlanmadığına, eylemde cebir, tehdit ya da hile olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, takdiri indirim nedenlerinin gerekçesiz şekilde uygulanmadığına, sanığın beraatine, aksi halde lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin yokluğunda verilen ve 03.06.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” hükmü uyarınca kanunî süre içerisinde dosyaya özgülenen herhangi bir temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrasında "Temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediği" anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiş, açıklanan nedenle Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin yerinde görülmediği anlaşılmış, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.09.2023 tarihli ve 2023/1888 Esas, 2023/1556 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla