Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/14139 E. , 2024/3404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/131 E., 2023/220 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/14139 E. , 2024/3404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/131 E., 2023/220 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 01.02.2018 tarihli 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (d) bentleri ve 43 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/94 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 26 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanıklar ve müdafileri, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2021/463 Esas, 2021/471 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, sanıklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.02.2023 tarihli ve 2022/15237 Esas, 2023/550 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince hükümler kurulurken kararın gerekçe kısmında sanıklar hakkında temel cezalar tayin edilirken alt sınırdan hareket edildiği belirtilmesine rağmen hükümlerin alt sınırdan uzaklaşılarak kurulması suretiyle hükümlerle gerekçe arasında çelişki oluştuğu gözetilerek söz konusu kararlara yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken düzeltilerek esastan reddedilmesi, hüküm başlıklarında 14.06.2019 olan suç tarihinin 21.07.2019 olarak gösterilmesi, kabul ve uygulamaya göre de; Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 15.06.2020 tarihli raporunda katılan mağduredeki mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceğinin belirtilmesi karşısında, katılan mağduredeki zeka geriliğinin sanık ... tarafından bilinip bilinmediği hususunda bir açıklama içermeyen gerekçesiz hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptandığından bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2023 tarihli ve 2023/131 Esas, 2023/220 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 21 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar hakkında üst sınırdan hüküm kurulmayıp takdiri indirim uygulanması ve kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, katılan mağdurenin kendisini savunamayacak durumda olduğuna, eksik inceleme sonucu hükümler kurulduğuna ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Olay öncesinde katılan mağdure ile sanığın bir tanışıklığı, bir araya gelmelerinin söz konusu olmadığına, sanığın, katılan mağdurenin ikamet ettiği kasabaya bir yıl önce taşındığına, bu sebeple de sanığın, katılan mağdurenin algılama yeteneğindeki zayıflığı bilmesinin söz konusu olmadığına, katılan mağdurenin beyanlarında sanık ile sosyal medya üzerinden görüştüklerini, daha sonra kendi rızası ile buluşup rızası ile sanık ile cinsel ilişkiye girdiğini belirtmesi, Adlî Tıp 6. İhtisas Kurulu raporunda katılan mağdurenin akli durumuna ilişkin ''Durumun hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceği'' belirtilmesi, sosyal araştırmacı bilirkişinin 11.09.2020 tarihli duruşmada ''Müştekinin zaman, mekan, olay, kavramsal zekası itibar edilebilir düzeyde olup, olayları hatırlamakta, sorulan soruları anlamakta ve kendisini anlatabilmekte herhangi bir zorluk çekmediği'' ayrıca "Görülebilir ve gözlenebilir bir engel durumu olmadığı, kendini ifade edebilme yeteneğine sahip olduğu ancak saf bir kişiliğe sahip olduğu düşünülebilir ancak zihinsel engeli anlaşılmayabilir." şeklindeki görüşü, katılan mağdureyle sosyal medya üzerinden görüşen sanığın, katılan mağduredeki akıl hastalığını bilmesinin mümkün olmadığı, somut gerekçeye dayanmadan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık ile katılan mağdurenin daha önce tanışıklıklarının bulunmaması, sanık ...'ın suç atmasından başka sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair dosyada delil bulunmaması, sanık ile katılan mağdure arasında cinsel birliktelik olmamakla birlikte katılan mağdurenin zihinsel engelinin anlaşılmasının mümkün olmadığı, Adlî Tıp 6. İhtisas Kurulunun 15.06.2020 tarihli raporunda ''Durumun hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceğine'' karar verilmesi, sosyal araştırmacı bilirkişinin 11.09.2020 tarihli duruşmada ''Müştekinin zaman, mekan, olay, kavramsal zekası itibar edilebilir düzeyde olup, olayları hatırlamakta, sorulan soruları anlamakta ve kendisini anlatabilmekte herhangi bir zorluk çekmediği'' ayrıca "Görülebilir ve gözlenebilir bir engel durumu olmadığı, kendini ifade edebilme yeteneğine sahip olduğu ancak saf bir kişiliğe sahip olduğu düşünülebilir ancak zihinsel engeli anlaşılmayabilir." şeklindeki görüşü, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2023 tarihli ve 2023/131 Esas, 2023/220 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.