İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/1954 Karar: 2023/8645 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/1954 K.2023/8645

9. Ceza Dairesi 2023/1954 E. , 2023/8645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/538 E. 2022/442 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, katılan ve katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama Kat

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/1954 E. , 2023/8645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/538 E. 2022/442 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, katılan ve katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama Kat

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/1954 E. , 2023/8645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/538 E. 2022/442 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, katılan ve katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama Katılan Bakanlık vekili açısından; usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir. Katılanlar vekili açısından; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesinden verilen hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2019/533 Esas, 2021/218 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarından açılan kamu davalarının yapılan yargılamasında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.03.2022 tarihli , 2021/538 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar arasındaki iletişimin tespiti açısından HTS kayıtlarının getirtilmesi, sanık ... tarafından katılan ...'e gönderilen mesajların dosya ile bağlantısı olmamasına rağmen sanıklar lehine değerlendirilmesi, dosyada dinlenen tanıkların sanık ... tarafından nemalandırılan kişiler olduğu, katılan mağdurenin aşamalarda birbiri ile örtüşen beyanlarda bulunduğu, katılan mağdurenin istismar olayını ilk önce kaldığı yurttaki görevliye anlattığı, savcılık aşamasında dinlenen tanık Serkan'ın yargılama aşamasında dinlenmediği, katılanın sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması gerektiği ayrıca katılan mağdurenin duruşmadaki ifadesi sonrası beyanı alınan uzmanın katılan mağdurenin psikolojik destek alması gerektiği yönündeki beyanın sanıklar lehine değerlendirildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'nın katılan mağdurenin amcası, sanık ...'in ise katılan mağdurenin üvey annesi olduğu, 2016 yılı içerisinde ikamette bulundukları sırada sanıkların cinsel birliktelik yaşadıklarını gördüğü, bunun üzerine babasına durumu anlatacağını söylemesi üzerine sanık ...'nın katılan mağdureye "Seni öldürürüm" dediği ve kemer ile darp ettiği, ardından katılan mağdurenin göğüslerini ve cinsel bölgesini kıyafetlerinin üzerinde öptüğü, kıyafetlerin içinden katılan mağdurenin göğüslerine ve özel belgelerine dokunduğu, bu esnada katılan mağdurenin kaçmasını engellemek amacı ile kollarından tutarak üzerine çıktığı, "Bunları kimseye söylemeyeceksin, söylersen seni de babanı da gebertirim" diyerek tehdit ettiği, sanık ...'in de sanık ...'yı azmettirdiği, aynı yıl Aralık ayı veya 2017 Ocak ayı içerisinde katılan mağdurenin yine sanıkları cinsel birliktelik yaşarken gördüğü, bunu fark eden sanık ...'nın çıplak bir şekilde katılan mağdurenin yanına gittiği, dudaklarından öptüğü, bacaklarına, kollarına, poposuna ve göğsüne dokunduğu, katılan mağdurenin kıyafetlerini çıkardığı, daha sonra katılan mağdureyi kemerle dövdüğü, 2018 yılı Aralık ayı sonlarına doğru sanık ...'nın katılan mağdurenin ikamet ettiği adrese geldiği, sanık ...'in sanık ...'ya "Kızı yatak odasına götürelim" dediği ve birlikte katılan mağdurenin koluna girerek yatak odasına götürdükleri, sanık ...'nın katılan mağdurenin kıyafetlerini çıkardığı, cinsel organını katılan mağdurenin cinsel organına sokmaya çalıştığı, katılan mağdurenin bağırması üzerine katılan mağdureyi bıraktığı şeklinde iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, katılan ... ile sanık ...'nın kardeş oldukları ancak aralarındaki husumet nedeniyle daha öncesinde sanık ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kamu davası açılması ve katılan ...'in sanıklar ... ile ... haklarında yaptığı şikayetler nedeniyle dosya kapsamındaki sanıklar hakkında takipsizlik kararları verildiği, Mahkemede katılan mağdurenin dosya içeriğinde mevcut şikayetçi olduktan sonra yazdığı yalan söylediği ve iftira attığına dair itiraf mektubunun ve katılan mağdurenin telefonundan atılan mesaj içeriklerinin baskı ve tehditle sanıklar tarafından yazdırıldığını beyan etse de tanık ifadeleri de dinlendikten sonra hayatın olağan akışına aykırı bulunarak, mağdurenin bu yöndeki ifadesine itibar edilmediği, dosya kapsamında mevcut olan sosyal inceleme raporunda "Mağdur ...'nun sanık ... ile aralarında anne kız ilişkisinden daha güçlü bir bağ olduğunu, üvey annesi ile alakalı babasına yalan söylediğini ve annesini çok sevdiğini" beyan etmesi, sosyal hizmet uzmanının huzurda alınan beyanında katılan mağdurenin psikolojik destek alması gerektiği şeklinde gözleme dayanan beyanı, katılan mağdurenin aşamalarda verdiği çelişkili beyanları, katılan ve sanıkların geçmişe dayanan husumetlerinin tanık ifadeleriyle sabit olması, katılan mağdurenin olaydan uzun bir süre sonra şikayetçi olduğu ve sanığın tüm aşamalarda atılı suçlamaları kabul etmediği, tanık beyanları, sanık beyanlarının aşamalarda istikrarlı ve aynı doğrultuda olduğu, olayın görgüye dayalı herhangi bir tanığının olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyetlerine yetecek nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin ve kuşku sınırlarını aşan, inandırıcı ve yeterli vasıfta delil edilemediği ve böylelikle müsnet suçların subuta ermediği gerekçesiyle haklarında beraat kararları verildiği anlaşılmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE, B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.03.2022 tarihli, 2021/538 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla