Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/1998 E. , 2023/8886 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/157 E., 2022/172 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/1998 E. , 2023/8886 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/157 E., 2022/172 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2012/265 Esas, 2014/55 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2012/265 Esas, 2014/55 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2021/24925 Esas, 2022/2235 Karar sayılı ilâmıyla; ''İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 20.12.2013 tarihli raporda mağdurede tespit edilen major depresyon nedeniyle ruh sağlığı bozulmakla birlikte bu bozukluğun cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği gibi hile, şiddet veya zorlama olmaksızın mağdurenin erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği ya da olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği dolayısıyla bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının bildirilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması...'' şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/157 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Süre tutum dilekçesinde usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilen karara karşı gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması ile cezanın alt sınırdan verilmesinin hatalı olduğu, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece ''SSÇ ... ile mağdure ...'ın öz kardeş oldukları, aynı evde yaşadıkları, 2008 yılında ilk kez mağdure ile SSÇ'nin evde kimsenin olmadığı bir sırada kendi rıza ve istekleri doğrultusunda üzerlerini çıkarmak suretiyle birbirlerine dokundukları ve SSÇ'nin cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürttüğü, ilişkileri bu şekilde devam ederken SSÇ'nin cinsel organını mağdurenin cinsel organına sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdikleri, bu eylemlerinin birden fazla şekilde devam ettiği, SSÇ'nin mağdureye karşı bu eylemleri sırasında cebir ya da zor kullanmadığı, mağdurenin kendi rızası ile abisi olan SSÇ ile cinsel birliktelik yaşadığı, bir süre sonra mağdurenin midesinin bulanması, başının ağrıması ve karnının şişmesi üzerine annesinin kendisini hastaneye götürmesi ve burada yapılan gebelik testi sonunda hamile kaldığının anlaşılması sonucunda olayın polise intikal etmesi nedeniyle olayın ortaya çıktığı, mağdurenin bu birliktelik nedeniyle 30.12.2012 tarihinde bir erkek çocuk dünyaya getirdiği, mağdure abisi ile bu süre içerisinde yaşadığı birliktelik sırasında her şeyin kendisinin rızasıyla olduğunu, abisi olan SSÇ'nin kendisine karşı zor, cebir ya da tehdit kullanmadığı ifade ettiği, SSÇ'de mağdure olan kız kardeşi ile birlikte olduğu sırada kendisine karşı cebir, tehdit ve zor kullanmadığını ifade ettikleri, SSÇ mahkememizdeki ifadelerinde yaptığına pişman olduğunu, bu olayın kız kardeşiyle yapılmaması gerektiğini bilmediğini, günah olduğunu öğrendikten sonra bir daha yapmadıklarını, ilişkilerinin birden fazla olduğunu, olayı anlatmak istemediğini beyan ettiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 20.12.2013 tarihli raporda mağdurede tespit edilen major depresyon nedeniyle ruh sağlığı bozulmakla birlikte bu bozukluğun cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği gibi hile, şiddet veya zorlama olmaksızın mağdurenin erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği ya da olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği dolayısıyla bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının bildirildiği, tüm bu açıklamalar doğrultusunda SSÇ'nin, kızkardeşi olan mağdureye yönelik organ sokmak sureti ile cinsel istismar suçunu işlediği...'' şeklindeki gerekçe ile atılı suçtan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/157 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.