Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/2012 E. , 2024/77 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1775 E., 2022/1364 K. KATILANLAR : ..., ... KATILAN MAĞDURE : ...,... ... SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan r
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/2012 E. , 2024/77 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1775 E., 2022/1364 K. KATILANLAR : ..., ... KATILAN MAĞDURE : ...,... ... SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafileri, sanık ... müdafii, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma Sanık ... hakkında tehdit ve kasten yaralama, sanık ... hakkında tehdit suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan red kararı dikkate alındığında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Katılan mağdurenin kovuşturma evresinde reşit iken 28.02.2020 tarihli dilekçesi ile sanıklardan ... hakkında mevcut şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Sanık ... müdafii, sanık ... müdafiilerinden Av. ... ile katılan mağdure vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin; katılan mağdure vekili ile sanık ... müdafii Av. ...'in sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, sanık ... müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile sanık ... müdafiinin talepleri yönünden ise hükmedilen ceza miktarlarına göre, diğer temyizler bakımından ise hükümlerin niteliğine göre, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Temyizin Kapsamına Göre; A. İlk Derece Mahkemesince Sanıklardan; 1. ... hakkında, a) Birden fazla kişi tarafından birlikte ve zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve tehdit suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fırkasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fırkasının (c) bendi, 106 ncı maddesinin ikinci fırkasının (c) bendi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/198 Esas, 2022/162 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın lehine olan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fırkasının (s) bendi delaletiyle ikinci, dördüncü ve altıncı fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, c) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fırkasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fırkasının (c) bendi ve son cümlesi ile 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, d) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2. ... hakkında, a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yardım, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarını işlediği iddiası ile 5237 saylı Kanunun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve dördüncü fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fırkasının (c) bendi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, aynı Mahkemece mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın lehine olan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fırkasının (a) bendi delaletiyle ikinci, dördüncü ve altıncı fıkrası, 39 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, c) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3. Yakup hakkında, birden fazla kişi tarafından birlikte ve zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, aynı Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasını (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine, 4. Sanıklar ..., ..., ..., ... ile ... hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, aynı Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasını (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, Karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesince verilen kararın sanıklardan ... müdafileri, sanık ... müdafii, katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında kasten yaralama ve tehdit suçları ile sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden "temyiz istemlerinin reddi"; sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden "onama", aynı sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümler yönünden "bozma"; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden "bozma" görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkemenin sanığın müdafisiz alınan ikrarı içeren ifadesini hükme esas almadığını belirtse de bu ifadenin sanık hakkında olumsuz bir kanaat uyandırdığına, sanığın korkması nedeniyle sanık ...’ı tanımadığını beyan ettiğine, sanığın diğer sanık ... ile arasında tespit edilen görüşmelerin olay tarihinden sonraki zamana ait olması nedeniyle suçun delili olmadığına, intikal zamanına mağdurenin sanıklar hakkındaki bir kısım beyanlarının dikkate alınıp bir kısım beyanlarının dikkate alınmamasının hatalı olmasına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına ve dilekçesinde yer alan diğer hususlara ilişkindir. B. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstekleri Özetle, sanığın suçlamayı kabul etmediğine, iddiayı doğrular tanık anlatımı bulunmadığına, mağdurenin beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediğine, sanıklar ... ile ...’nın aynı yerde bulunup bulunmadığının araştırılmadığına, dosyadaki HTS kayıtlarının 2015 yılına ait olduğuna, 2012 yılından beri düzenli olarak hastaneye giden mağdurenin mağduriyetini daha erken anlatmasının mümkün olduğuna, mağdurenin beraat eden sanıklar hakkında da benzer suçlamalar yönelttiğine ancak Mahkemenin mağdurenin bir kısım beyanlarını doğru kabul ettiğine, alınan adli tıp raporunun olaydan çok sonraki bir tarihte alınması nedeniyle sanık aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceğine, sanığın 08.01.2014 tarihinden sonra Hatay’da olmamasının dikkate alınmadığına ve dilekçesinde yer alan diğer hususlara ilişkindir. C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Usul ve yasaya aykırı kararların bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Tehdit ile Kasten Yaralama, Sanık ... Hakkında Tehdit Suçlarından Verilen Hükümler ile Katılan Mağdure Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiileri ile katılan mağdure vekilinin istemlerinin, 2. Katılan mağdure vekilinin sanıklardan ... hakkında kurulan hükümler yönünden temyiz isteminin incelenmesinde ise, katılan mağdurenin kovuşturma evresinde reşit olduğu tarihte 28.02.2020 günlü dilekçesi ile sanık ... hakkında mevcut şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin anılan sanık yönünden davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin sanık ... yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerinin; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerinin Esastan Reddi Kararları Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, mahkumiyete konu eylemlerin sanıklar ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu ve eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği gibi beraat hükümlerininde dosya kapsamına uygun olduğu 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna yönelik alınan rapor yönünden, dosya kapsamında oluşan tereddütün giderilmesini teminen alınan Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 26.11.2021 tarihli raporunda katılan mağdureye nitelikli cinsel istismarda bulunan sanıkların eylemlerine bağlı ruh sağlığının ayrı ayrı bozulduğu tıbbi kanaatinin bildirilmesi; sanıklardan ... ve ...'in suç tarihinde askerde olduklarını beyan etmemeleri, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik iddialarda suç tarihlerinin net olarak belirlenememesi ve mağdurenin beyanlarına göre belirlenen tarih aralığında ise sanıkların tespit edilebilen sinyal bilgilerine göre iddiaya konu tarihlerde aynı zamanda olay yerinde bulunduklarının tespit edilememesi karşısında Tebliğnamedeki bu yönlerden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Tehdit ile Kasten Yaralama, Sanık ... Hakkında Tehdit Suçları ile Sanık ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ile katılan mağdure vekilinin vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/1775 Esas, 2022/1364 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi. ...