İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/2052 Karar: 2024/79 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/2052 K.2024/79

9. Ceza Dairesi 2023/2052 E. , 2024/79 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/390 E., 2022/430 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, katılan mağdu

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/2052 E. , 2024/79 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/390 E., 2022/430 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, katılan mağdu

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/2052 E. , 2024/79 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/390 E., 2022/430 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıkları hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, belirlenen tarihte sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan ön incelemede gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak ve zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi, sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası ve 53 üncü maddesi ve sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2012/513 Esas ve 2016/37 Karar sayılı kararı ile sanıklar ...,...,... hakkında, beden veya ruh sağlığını bozacak ve zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı kanun ile değişiklikten öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı kanun ile değişiklikten öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı kanun ile değişiklikten öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair, kararının sanıklar ...,..., ... ve ... müdafileri, katılan mağdure vekili, müşteki Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli ve 2020/7066 Esas, 2021/4414 Karar sayılı kararı ile katılan Bakanlık vekilinin katılma ve temyiz talebinin reddine, sanıklar ...,...,... , ... ve ... haklarında kurulan hükümler açısından ise mahkemece gerekçesiz hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 2021/390 Esas ve 2022/430 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek sanıklar ...,...,... hakkında, beden veya ruh sağlığını bozacak ve zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı kanun ile değişiklikten öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı kanun ile değişiklikten öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı kanun ile değişiklikten öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukların karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar ...,...,... Müdafiinin Temyiz İsteği Mahkemece salt mağdur ... 'in soyut, afaki ve olağanüstü çelişkiler arz eden beyanlarını nazara alarak karar verdiğine, mağdurenin aşamalardaki ve raporlardaki beyanlarının çelişki olduğuna, HTS kayıtlarının incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda ve mağdure ... 'nin sosyal inceleme raporunda da beyan ettiği gibi evli erkeklerle yüzlerce kez telefon görüşmesi yaptığına ve bu görüşmeleri genelde kendisi erkeklere mesaj atarak veya çağrı atarak başlattığına, 12.07.2010 tarihli ATK raporunda mağdurenin cinsel istismar suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun tespit edildiğine, 21.10.2011 tarihli ATK ihtisas kurulu raporunun yok hükmünde olduğuna, suç tarihinin 27.12.2010 yılından sonra olduğuna, mağdurenin sanıklarla rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğine, bu nedenle mahkemenin suç vasfında hataya düştüğüne, mağdurenin sanıklar hakkında şikâyetçi olmaması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Dosyada sanık hakkında aleyhine hiçbir delil bulunmadığına, katılan ... ve diğer korucuların silahlarının toplanması nedeniyle asıl faillerden intikam alamaması nedeniyle sanığa güttüğü kinin dikkate alınmadığına, sanık lehine raporlarını ve tanık beyanlarının dikkate alınmadığına, sanık lehine dosyada mevcut delillerin yeterince incelenmediğine, mağdurenin sanık hakkındaki beyanlarının çelişkili olduğuna, ilk şikayetten iki ay sonra sanığın şikâyetlere dahil edildiğine ve diğer hususlara ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Mahkemenin kamuoyu baskısı altında hüküm kurulduğuna, mağdurun beyanlarındaki onlarca değişiklik olduğuna, HTS kayıtlarına istinaden hazırlanmış bilirkişi raporunun, psikiyatri ana bilim dalı raporundaki mağdureye yönelik tespitlerin mahkemece dikkate alınmadığına ilişkindir. D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Taktiri indirimin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, mahkemenin sanıklardan ... hakkındaki suçun vasıf ve mahiyetinde hataya düşüldüğüne, mahkemenin tüm sanıklar hakkında hüküm tesis ederken alt sınırdan hüküm kurmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve diğer hususlara ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma ile tanık anlatımları, sanık ile mağdurenin babası katılan ... arasındaki dosyaya yansıyan husumet iddiası ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, iddianame konusu basit nitelikteki cinsel eylemi mağdurenin rızası dışında gerçekleştirdiğine dair soyut iddia dışında cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle mağdurenin yaşı da nazara alındığında rızaen gerçekleştirilen cinsel eylemin suç teşkil etmediği gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanıklar ...,...,... ve ... hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, eylemlerin zorla gerçekleştirildiğine dair mağdurenin beyanı dışında delil bulunmaması, suç tarihlerinde mağdurenin onbeş- onsekiz yaş gurubunda bulunması, raporlar, HTS kayıtları, tanık beyanları, savunma ve dosya kapsamı dikkate alındığında sanıkların, mağdureye yönelik eylemlerini zora dayalı gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünce iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 2021/390 Esas, 2022/430 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla