Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/2513 E. , 2024/7881 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/126 E., 2022/444 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurus
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/2513 E. , 2024/7881 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/126 E., 2022/444 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2020/253 Esas, 2021/533 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, değişik tarihlerde oğlu olan katılan mağdurun anal bölgesini elleme şeklinde kabul edilen eylemi çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1.cümle, 103/1-3.cümle, 103/3-c, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın, sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesince temel cezanın kademeli olarak artırılmasının sonuç cezaya etkili olmadığı eleştirisi ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdur çocuğun yönlendirilmiş olabileceği, yaşı itibariyle kullandığı kelimelerin normal olduğu, mağdurun ve tanık ...'ın beyanlarının çelişkili olduğu, çocuğun ifadesi alınırken sürekli baba üzerinden sorular yöneltildiği, tanık ...'nın intikalden 7 ay sonra yaşanılan olayı dile getirdiği, babanın çocuğun bakımıyla ilgilenmesinin normal olduğu, bir başkasının telefonundan cinsel içerikli videolar izlenmiş olmasının sanıkla bir bağlantısı olmadığı, sanığın telefonunda cinsel içerikli bir emareye rastlanmadığı, tanıkların olaya dair görgüsünün olmadığı, sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. GEREKÇE Mağdur ile tanık ...'ın aşamalardaki çelişkili ve katılan anne ...nın aşamalarda genişleyen beyanları, olayın intikal şekli ve süresi, sanığın inkara dayalı savunması, mağdurun özel bölgelerine ilişkin bilgi sahibi olmadığına dair Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 15.05.2020 tarihli evrak içeriği, mağdurun ifadesinin güvenilirliği konusunda kanaat oluşmadığına dair 30.09.2020 tarihli sosyal çalışmacı raporu, mağdurun beyanlarına ana hatları ile itibar edilebileceğine dair Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 06.11.2020 tarih ve 2788 sayılı rapor içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurun soyut ve başka delille desteklenmeyen beyanları dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması ve İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş, aynı gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak Başkan V. ...'in karşı oyu ve oy çokluğiuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik, çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Ağır Ceza Mahkemesine açılan davada, sanığın mağdura yönelik eylemlerinin sabit olduğu gerekçe ve kabulüyle atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiş olup, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Anakara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği, vaki temyiz üzerine sanığın mağdura yönelik eyleminin sübut bulmadığından beraatine dair oy çokluğu ile karar verilmiş olup, çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararının onanması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun mahkumiyet kararının beraate bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki; Mağdurun annesi olan katılan ...'nın mağdurun "pipi, popo, sodiş" gibi kelimeleri sıklıkla kullanmaya başladığını farkettiği, çocuğunu gözlemlemeye başladığı, takip eden günlerde evdeyken oğlunun öne eğildiğini, parmağını makat kısmına ileri geri sürttüğünü gördüğü, bunu yaparken pijamasını diz kapaklarına kadar indirdiği, ilk olarak çocuğun makat bölgesini kaşıdığını düşündüğünü, sonraki günlerde aynı hareketi yaparken görmesi üzerine oğlu Buğra'ya neden bu şekilde davrandığını sorduğu, oğlunun "anne babam yapıyor" şeklinde cevap vermesi üzerine bu konuyu eşiyle konuştuğu, eşinin bu durumu kabul etmediği, bu olaydan sonra çocuklarıyla birlikte babasına ait eve gittiği, 15.05.2020 günü mağduru Ankara Üniversitesi Cebeci Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Psikiyatri Kliniğine götürdüğü ve olayın savcılığa intikal ettirildiği, bu şekilde gerçekleşen intikalin doğal olduğu, Sanıkla katılan anne arasında dosyaya yansıyan önceye dayalı bir husumetin bulunmadığı ve bu durumun sanık, katılan ve dosyada tanık olarak dinlenen sanığın kardeşi ...'nın beyanları ile sabit olduğu, Olayın intikalinden sonra 24.06.2020 tarihinde katılan tarafından boşanma davası açıldığı, dava dilekçesinin incelenmesinde de yargılamaya konu istismar olayından dolayı boşanma davası açtığının anlaşıldığı, Katılan ...'nın aşamalarda istikrarlı beyanda bulunduğunun anlaşıldığı, Mağdurun bir yaş büyük ağabeyi tanık ...'ın babasının mağduru başka bir odaya götürdüğü ancak bu odada ne yaptıklarını bilmediği şeklinde beyanlarda bulunduğu, 16.05.2020 tarihli;"cinsel istismarı anlamlandıramasa da bunun kötü bir şey olduğunu ifade ettiği, yer, zaman, olayların sıralanışı konusunda aktarımlarında eksiklikler bulunsa da bunun yaşı gereği olağan olabileceği, bu yaş grubunda bulunan mağdurların ikincil bir düşünceyle dokunma içeren aktarımlarda bulunmalarının genellikle olası olmadığı, bu kapsamda değerlendirildiğinde ifadenin güvenilirlik kriterlerinin güçlü olabileceği düşüncesi oluştuğu " şeklindeki adli görüşme değerlendirme raporu içeriği, 30.09.2020 tarihli; "mağdurun ifadesinin güvenilirliği konusunda kanaat oluşmadığından mağdurun üniversite hastanesinin Çocuk Koruma Merkezinde görevli uzmanlar tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağı" şeklindeki adli görüşmeci değerlendirme raporuna istinaden alınan Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu'nun 06.11.2020 tarihli ve 2788 sayılı, "mağdurun olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında beyanlarına ana hatları ile itibar edilebileceğine" dair mütalaası, Mağdurun ağabeyi ...'ın öğretmeni olan tanık ... ...'in 28.01.2021 tarihli duruşmadaki; " Ben ilkokul öğretmeni olarak görev yaparım, 11/12/2020 tarihi itibari ile mağdurun abisi ...'ya okuma yazmayı öğrenememesi nedeniyle özel ders vermiştim, hemen hemen her gün gittim, ilk başlarda mağdur ... benim eve girmeme izin vermek istemedi, olay çıkardı, sonra alıştı, bir kaç hafta sonra mağdur çocuğun annesi ... bana iddianameye konu olaylardan bahsetti, yine bu derslerden birisinde 2021 yılı Ocak ayının ilk haftasında dışarıda yağan karı izlerken mağdur ... bana "benim babam burama, (ön ve arka cinsel bölgesini gösterdi) elledi, yapışkan bir şey sürdü, acıdı" dedi, ben konuyu değiştirmeye çalıştım, başka da bir şey sormadım, bu olaydan yaklaşık 1 hafta sonra da mağdur ... pijamasını ve iç çamaşırını indirdi ve bana arkasını döndü, sanırım dikkatimi çekmek istedi" şeklindeki beyanları, Katılanın dosyaya sunmuş olduğu flash bellekteki mağdur çocuğun görüntüleri, Mağdurun Çocuk İzlem Merkezinde, dedesinin evinde "soğuk odada" ve "sürte sürte (mağdurun parmağını hafifçe ileri geri getirip götürerek hareket yaptığı " şeklindeki ayrıntı içeren beyanları, Mahkemenin sanığın mağdura yönelik eylemleri nedeniyle; olayın intikalinden sonra boşanma davası açıldığı, aralarında önceye dayalı husumet bulunmadığı, mağdurda herhangi bir akıl sağlığı ve zeka geriliği saptanmadığı, mağdurun aşamalarda alınan istikrarlı beyanları, mağdurun beyanlarını destekler mahiyette mağdurun annesi ... ve kardeşi ...'nın aşamalarda alınan istikrarlı beyanları, tanık ... ...'in beyanları, katılanın dosyaya sunmuş olduğu flash bellekteki mağdur çocuğun görüntüleri, mağdurun babası olan sanığa iftira etmesini gerektirir bir husumetinin bulunmadığı, bu sebeple sanığa suç isnadında bulunmasını gerektirir herhangi bir durum bulunmadığı, mağdurun ÇİM'deki beyanında eylemin detaylandırarak anlattığı ve bu tür cinsel istismar niteliğindeki eylemleri mağdurun yaşı gereği tahayyül etmesinin mümkün olmadığı hususları birlikte değerlendirilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine, ilgili Daire tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, sanık müdafiinin istinafı kabul görmemiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, mağdura yönelik sanığın eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet kararının onanması görüşünde tebliğname düzenlenmiştir. Açıklanan bu değerlendirmeler sonucunda; Sanık ...'ın oğlu olan mağdur ...'e yönelik iddianamedeki kabul ve sevk maddeleriyle İlk Derece Mahkemesinin kabulü, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesindeki onama talebi ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin oluşa, kabule ve dosya kapsamına uygun olduğu, sanığın mağdura yönelik gerçekleştirmiş olduğu basit cinsel istismar eyleminden verilen mahkumiyetin istinafı üzerine verilen esastan red kararının onanması görüşünde olduğumdan, sanığın mağdura yönelik eylemleri nedeniyle verilen kararın beraate bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.