Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/2761 E. , 2023/3390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1335 E., 2022/419 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzer
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/2761 E. , 2023/3390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1335 E., 2022/419 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2020/172 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca belirlenen 13 yıl 4 ay hapis cezası suçun işlendiği yer olan Çek Cumhuriyeti Ceza Kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla olamayacağından aynı Kanun'un 19 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle neticeten 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2021/1335 Esas, 2022/419 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.02.2023 tarihli ve 9-2022/75465 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Aldırılan genital muayene raporunda cinsel istismara dair bulgu olmadığına, mağdurenin ifadelerinin yalan olduğuna ve müvekkilinin beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece; "Dava konusu eylem sanık ... ***’in 15 yaşından küçük müşteki ... ***’yı vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel yönden istismar etmesidir. Dosyadaki beyan ve delillerin kıymetlendirilip öncelikle maddi olayın saptanması gerekecektir. Olayın oluşumunu gören şahit bulunmamaktadır. Bu sebeple müşteki ve sanık beyanlarının irdelenerek meselenin çözümü lazımdır. Müşteki ... ***’nın Çek Cumhuriyeti yetkililerince ve talimat yoluyla alınan anlatımlarında, sanıkla sosyal medyadan tanıştıklarını, sanıkla önceden ayarladıkları şekilde otelde kaldıkları gün rızasıyla cinsel ilişkiye girdiklerini, cinsel ilişkinin sanığın cinsel uzvunu vajinasına sokmak suretiyle gerçekleştiğini, yaşanan olay nedeniyle sanıktan şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmiştir. Müşteki ... ***’nın Çek Cumhuriyeti yetkililerince ve talimat yoluyla alınan anlatımlarında, kızı ...’ün sanıkla birlikte cinsel ilişkiye girdiğini itiraf etmesiyle durumu ihbar ettiğini, davaya katılmak istemediğini beyan etmiştir. Sanık ... *** huzurdaki anlatımlarında, 2018 yılı yaz aylarında turistik gezi amacıyla Çek Cumhuriyeti devletine gittiğini, müşteki ... ile sosyal medya aracılığıyla tanıştığını, müştekiyle cinsel ilişkide bulunmadığını, yaşanan olay nedeniyle suçsuz olduğunu beyan etmiştir. Şahit ... ***’nın Çek Cumhuriyeti yetkililerince ve talimat yoluyla alınan anlatımlarında, arkadaşı ...’ün erkek arkadaşıyla yattığını kendisine söylediğini, ...’ün kendi evinde kalması gereken zamanda erkek arkadaşıyla birlikte bir otelde kaldığını bildiğini beyan etmiştir. Çek Cumhuriyeti Brno Fakültesi Hastanesinin 06/09/2018 tarihli Raporuna göre; müşteki ...’ün yaşının 14 yıl 1 ay olduğu, fizyolojik olarak standart fonksiyonlar gözlemlendiği, cinsel özelliklerinin yeterince gelişmiş olduğu, patoloji olmayan dış genital bölge, küçük bir 9 cm çizik, kızlık zarının sağlam olmadığı, rektum başında problem olmadığı, yumurtalığın bilateral normda olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. İddia ve savunma, müştekiler ... *** ile ... ***’nın Çek Cumhuriyeti yetkililerince alınan anlatımları, Çek Cumhuriyeti Brno Fakültesi Hastanesinin 06/09/2018 tarihli Raporu, müşteki ... ***’ya ait nüfus kayıt örneği, doktor raporları, şahit beyanı ve dosyadaki diğer deliller kül olarak değerlendirildiğinde; 15/07/2004 doğumlu Çek Cumhuriyeti devleti vatandaşı olan müşteki ... ***’nın hadise tarihinde henüz 15 yaşını doldurmamış olduğu, müşteki ... *** ile sanık ... ***’in sosyal medya aracılığıyla tanışarak sohbet ettikleri, sanığın müştekiyle anlaşması üzerine 2018 yılının yaz ayında Çek Cumhuriyeti devletine gittiği ve Brno kentinde bir otelde kaldığı, sanığın hadise günü müştekiyle kaldığı otelde buluştukları ve müştekinin de rızası doğrultusunda cinsel ilişkiye girdikleri, cinsel ilişkinin sanığın cinsel organını müştekinin vajinasına sokmak suretiyle gerçekleştiği, sanık ...’in daha sonrasında Türkiye’ye döndüğü, müştekinin yaşanan olayları annesi olan müşteki ... ***’ya anlattığı ve müşteki ...’nın durumu Çek Cumhuriyeti yetkililerine bildirdiği, dosya muhtevasındaki Çek Cumhuriyeti Brno Fakültesi Hastanesinin 06/09/2018 tarihli Raporu kapsamına göre, müşteki ...’ün yapılan muayenesinde kızlık zarının sağlam olmadığının belirlendiği ve olayın bu şekilde oluştuğu vicdani kanaatine varılmıştır. Bu açıklamalar sonrası somut olaya bakıldığında, sanık ...’ın aşamalardaki anlatımlarında üzerine atılı suçlamayı ısrarla reddettiği gözlemlenmiş ise de, müşteki ... ***’nın tutarlı ve dosyadaki somut delillerle uyumlu anlatımları, müşteki ... ***’nın ve şahit anlatımları, müşteki ...’ün beyanlarını destekler nitelikte dosya muhtevasındaki 06/09/2018 tarihli müştekinin iç beden muayenesi neticesinde düzenlenen rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... ***’in hadise günü henüz 15 yaşını doldurmamış müşteki ... ile vücuda organ sokmak suretiyle cinsel ilişkide bulunmak şeklinde tezahür eden bu eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 103/2. maddesinde düzenlenen “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçunu oluşturduğu kanaatine varılmıştır. 5237 sayılı TCK’nın “Vatandaş tarafından işlenen suç” başlığı altında yer alan 11/1. maddesinde “Bir Türk vatandaşı, 13. maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye’de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye’de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır”, “Yabancı kanunun göz önünde bulundurulması” başlığı altında yer alan 19/1. maddesinde ise “Türkiye’nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye’de yargılama yapılırken, Türk kanununa göre verilecek olan ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla olamaz” hükümlerinde Kanunların Yer Bakımından Uygulama Alanlarına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Netice olarak; yasal düzenlemeler dikkate alındığında söz konusu suçun Türk vatandaşı olan sanık ... *** tarafından yabancı ülkede işlendiği, Türk vatandaşı olan sanığın Çek Cumhuriyetinde işlemiş olduğu suçun alt sınırının 1 yıldan az olmadığı, sanığın Türkiye’de bulunduğu, sanık hakkında Çek Cumhuriyetinde yürütülen bir soruşturma bulunmadığı ve bu sebeple sanık hakkında yabancı ülkede verilen herhangi bir hükmün de mevcut olmadığı, işlenen suçun ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 13. maddesinde sayılan suçlardan olmadığı anlaşıldığından sanık ... *** hakkında bu suça ilişkin Çek Cumhuriyetinde başlatılan soruşturmanın Türkiye’ye devredildiği ve yargılamanın 5237 sayılı TCK’nın 11. maddesi gereğince yetki alanımıza girdiği, sanık ...’ın gerçekleştirdiği “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 5237 sayılı TCK’nın 103/2 ve diğer maddeler gereğince verilecek sonuç cezanın TCK’nın 19. maddesi gereğince suçun işlendiği Çek Cumhuriyeti ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla olamayacağı, sanığın eyleminin Çek Cumhuriyeti Ceza Kanununun 187. maddesinde “15 yaşından küçük bir çocuk ile cinsel ilişkide bulunan ya da bu çocuğa cinsel tacizde bulunan kişi 1 ila 8 yıl arası hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlendiği, böylece sanığın sübut bulunan müsnet “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 103/2, 19/1 maddelerinde yer alan yasal düzenlemeler gereğince tecziyesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanığın kovuşturma aşamasında mağdurenin on dokuz yaşında olduğunu bildiği yönündeki savunması, mağdure beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı bu kapsamda tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yetersiz ve eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2021/1335 Esas, 2022/419 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnâme'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.