İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/2928 Karar: 2023/8960 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/2928 K.2023/8960

9. Ceza Dairesi 2023/2928 E. , 2023/8960 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/142 E., 2015/115 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ... ve ... haklarında reşit olmayanla cinsel ili

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/2928 E. , 2023/8960 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/142 E., 2015/115 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ... ve ... haklarında reşit olmayanla cinsel ili

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/2928 E. , 2023/8960 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/142 E., 2015/115 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ... ve ... haklarında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen bu hususta mahallinde merciince karar verildiği anlaşıldığından, incelemenin suça sürüklenen çocuk (SSÇ) ... ve sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk ve sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2012 tarihli iddianamesi ile SSÇ ile sanıklar haklarında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2012 tarihli iddianamesi ile SSÇ ile sanıklar haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 3. Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.05.2013 tarihli ve 2012/396 Esas, 2013/345 Karar sayılı kararıyla ssç ve sanıklar haklarında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan açılan kamu davasının, Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/142 Esas sayılı dosyası ile Birleştirilmesine karar verilmiştir. 4. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2015 tarihli ve 2012/142 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararıyla SSÇ ... hakkında açılan kamu davasının, eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçun oluşturduğu kabulüyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca Düşmesine, sanık ...'ın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca Beraatine, sanık ... hakkında, eylem in reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabulüyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2021/6403 Esas, 2022/12131 Karar sayılı kararı ile "...Katılan mağdure vekili ile katılanlar ... ve ... tarafından sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin de temyiz edilmesine karşın 02.10.2018 günlü tebliğnamede bu hususta herhangi bir görüş belirtilmediği anlaşıldığından, ek tebliğname hazırlanmak suretiyle söz konusu eksiklik giderildikten sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,..." karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.10.2018 ve 03.03.2023 tarihli ve 14-2015/156523 sayılı, onama görüşlü Tebliğnameler ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Sanık hakkında şartları oluşmadığı halde asgari hadden uzaklaşıldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanıklar ve ssç'nin cezalandırılmaları gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. C. Katılanlar ... ve ...'nin Temyiz İstekleri Sanıklar ve ssç'nin cezalandırılmaları gerektiğine ve dilekçede belirttikleri diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre; Mahkemenin Kabulü Mahkemece SSÇ ... hakkında "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Mağdurenin çeşitli safalarda ifadelerinin bulunduğu emniyet aşamasında verdiği ifade ve ek ifadeleri savcılık aşamasında verdiği ve mahkeme aşamasında verdiği beyanları karşılaştığında yargılanan sanıklarla ilgili girmiş olduğu ilişkilerin tarihi ve zor kullanımına ilişkin beyanlarında açık ve bariz bir çok çelişkiler bulunduğu bu nedenle sanık beyanları ve teknik delil de ispatlanamayan kısımlar yönünden mağdurenin sonraki aşamada beyanlarını değiştirerek sanığın kendisi ile zorla ilişkiye girdiğine dair beyanlarına iitibar etme imkanının bulunmadığı en son olarak dosyamıza intikal eden ATK Başkanlığı'nın 02/02/2015 tarih 217/61 sayılı raporla da mağdureye ait ceninin biyolojik babasının ... olduğunun tespit edildiği,Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dava açılmış ise de ve bu ilişkisinin ilk ilişkisi olduğu ve 2010 yılı Kurban Bayramı olarak belirtildiği tarih değerlendirildiğinde 2010 yılındaki Kurban Bayramı nın 16 Kasım 2010 Salı günü olarak isabet ettiği dolayısıyla mağdurenin 04/10/1995 doğumlu olmasına göre bu tarihin mağdurenin 15 yaşını tamamladığı döneme tekabül ettiği buna göre eylemin TCK 103 kapsamında değil TCK 104 maddesi kapsamında reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup takibinin şikayete tabi olduğu mağdurenin ise altı aylık yasal şikayet süresini geçtikten sonra sanık hakkında şikayetçi olduğu anlaşıldığından bu suretle; Her ne kadar sanık ... hakkında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.12.2014 tarih ve 2012/7982 esas sayılı iddianamesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK.nun 103/1-b,103/2,43/1 maddesi uyarınca cezalandırılması ve yine birleştirilen dosyada Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.04.2012 tarih ve 2012/3112 esas sayılı iddianamesi ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; tüm dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurenin sıcağı sıcağına soruşturma aşamasında verdiği 'ilk ilişkim ...’la 2010 yılının kurban bayramında oldu, bana evlenme vaadinde bulunmuştu, bende evleneceğiz düşüncesi ile rızam ile kendisi ile ilişkiye girdim…' şeklindeki beyanları nazara alındığında, sanığın atılı suç tarihinde 15 yaşından büyük olan mağdure (...) (...) ile rızası dışında cinsel ilişkiye girdiğine dair kesin ve inandırıcı olmaması karşısında sanığın suça konu eyleminin TCK.nun 104/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede ise TCK.nın 104/1 maddesi kapsamında kalan suçun 6 aylık şikayet süresine tabi olup, sanık hakkındaki şikayetin mağdurun babası tarafından 20.09.2011 tarihinde yapıldığı, mağdurenin ise 13.11.2010 tarihinde şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, yasal süresi içerisinde yapılmayan şikayet nedeni ile sanık hakkında açılan kamu davasının ...nın 223/8 maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle, sanık ... hakkında "Sanığa dosyada mevcut nüfus ve adli sicil kayıtları, dosya arasında bulunan telefon arama aranma kayıtları, mağdureye ait sağlık kurulu raporu, mağdurenin gebeliğine dairdiğer raporlar, sanıklara ait darp ve cebir raporları, ... ye ait darp cebir raporu, telefon inceleme mesaj tespit tutanakları, Darıca Farabi Hastanesinin mağdure hakkındaki 13.09.2011 tarihli diğer raporları, Kocaeli ATK.nin 11.12.2011 tarihli mağdure hakkındaki raporları, ATK.Biyoloji İhtisas Dairesinin raporları mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Mağdurenin çeşitli safalarda ifadelerinin bulunduğu emniyet aşamasında verdiği ifade ve ek ifadeleri savcılık aşamasında verdiği ve mahkeme aşamasında verdiği beyanları karşılaştığında yargılanan sanıklarla ilgili girmiş olduğu ilişkilerin tarihi ve zor kullanımına ilişkin beyanlarında açık ve bariz bir çok çelişkiler bulunduğu bu nedenle sanık beyanları ve teknik delil de ispatlanamayan kısımlar yönünden beyanlarına itibar etme imkanının bulunmadığı en son olarak dosyamıza intikal eden ATK Başkanlığı'nın 02/02/2015 tarih 217/61 sayılı raporla da mağdureye ait ceninin biyolojik babasının ... olduğunun tespit edildiği bu suretle, Mağdurenin sanık ... ile 2011 yılı Kasım ayı içerisinde cinsel ilişkiye girdiği yönünde iddiası mevcut ise de sanığın aşamalarda atılı suçu kabul etmediği söz konusu cinsel ilişkinin gerçekleştiğine dair tıbbi delil bulunmadığı her hangi bir tanık beyanın da olmadığı yukarıda arz ettiğimiz sebeplerle mağdurenin sonradan gebeliği ortaya çıktıktan sonra ek beyanı ile sanık hakkında isnatlarda bulunduğu yukarıda belirtilen şekilde tarihsel ve olaysal çelişkiler içeren mağdure beyanına itibar etmenin olası olmadığı anlaşıldığından ve oluşan şüpheli durumun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından Her ne kadar sanık ... hakkında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.12.2014 tarih, 2012/7982 esas sayılı iddianamesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK.nın 103/1-b,103/2,43/1 maddesi uyarınca cezalandırılması ve yine birleştirilen dosyada Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.04.2012 tarih ve 2012/3112 esas sayılı iddianamesi ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; mağdurenin soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına verdiği '2011 yılının Kasım ayı içerisinde ... beni beğendiğini, arkadaş olmak istediğini söyledi, ben de kabul ettim, arkadaş olduktan 1 hafta sonra kaza geçirmesinden dolayı dayısının ...'teki adresini hatırlamadığım evine ziyarete gittim, konuşurken ... beni öptü, okşamaya başladı, benimle ilişkiye girmek istediğini söyledi, ben de kendisine tamam diyerek kabul ettim ve bir kez ilişkiye girdik, ters ilişkiye girmedik, ... ayağından dolayı hastaneye gidip geliyordu, bir gün kendisini dayısının evinde ziyarete gittiğimde beni tekrar öptü ve bana sarıldı, rızam ile tekrardan kendisi ile ilişkiye girdim, bu ilişkiden sonra bir daha ... ile ilişkiye girmedim', şeklindeki beyanlarına karşılık sanık ...’ın aşamalarda verdiği savunmalarda mağdure ile cinsel ilişkiye girmediğini beyan ettiği, tüm mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları ve ilk ifadesinde sadece bir sanıkla cinsel ilişkiye girdiğine dair beyanlarına karşılık daha sonra ki beyanlarında beyanlarını genişlettiği, mağdurenin bu çelişkili beyanları karşısında maddi delillerle doğrulanan beyanlarına itibar edilmiş olup bu sanık yönünden ise dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, atılı suç tarihlerinde sanığın 15 yaşından büyük olduğu anlaşılan mağdurenin rızası hilafına veya rızasına istinaden cinsel ilişkiye girdiğine dair her türlü şüpheden uzak sanığın cezalandırılmasına yeter nitelik ve derecede mağdurenin soyut beyanlarından başkaca kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, CMK:nun 223/2-e maddesi uyarınca yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile sanığın Beraatine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle, sanık ... hakkında "Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, Mağdurenin çeşitli safalarda ifadelerinin bulunduğu emniyet aşamasında verdiği ifade ve ek ifadeleri savcılık aşamasında verdiği ve mahkeme aşamasında verdiği beyanları karşılaştığında yargılanan sanıklarla ilgili girmiş olduğu ilişkilerin tarihi ve zor kullanımına ilişkin beyanlarında açık ve bariz bir çok çelişkiler bulunduğu bu nedenle sanık beyanları ve teknik delil de ispatlanamayan kısımlar yönünden beyanlarına itibar etme imkanının bulunmadığı en son olarak dosyamıza intikal eden ATK Başkanlığı'nın 02/02/2015 tarih 217/61 sayılı raporla da mağdureye ait ceninin biyolojik babasının ... olduğunun tespit edildiği Sanık hakkında TCK 103 maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de mağdurenin sanığın zorla tecavüz ettiğine dair bunun aksine olan sonraki beyanına itibar etme imkanı bulunmadığından ancak belirtilen ATK Başkanlığı'nın raporuyla mağdurenin bebeğinin biyolojik babasının sanık ... olmakla mağdureyle ilişkiye girdiğinin sabit olması karşısında lehine değerlendirmeyle bu ilişkinin zorla olduğu yönünde delil bulunmasa da ilişki tarihi itibariyle ve mağdurenin gebeliğinin tarihi itibariyle 15 yaşından büyük mağdure ile rızasıyla cinsel ilişki suçunu işlediğinin kabulü gerekeceği anlaşıldığından bu suretle; Sanık ... hakkında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.12.2014 tarih, 2012/7982 esas sayılı iddianamesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK.nın 103/1-b,103/2,43/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile ve Yine birleştirilen dosyada Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.04.2012 tarih ve 2012/3112 esas sayılı iddianamesi ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamı, sanığın aşamalarda verdiği savunmalarında mağdure ile cinsel ilişkiye girmediğine dair beyanlar vermesine karşılık mağdurenin aşamalardaki beyanları, mahkememizce aldırılan ... Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas dairesinin 02.02.2015 tarihli raporları ile ...’in 99,99 ihtimalle ceninin biyolojik babası olabileceğine dair tespit, olayın ortaya çıkış şekli nazara alındığında sanığın atılı suç tarihinde 15 yaşından büyük olan mağdure ... ile rızası dışında cinsel ilişkiye girdiğine dair kesin ve inandırıcı delil olmaması karşısında sanığın suça konu eyleminin sanık lehine olarak TCK.nun 104/1 maddesi kapsamında kaldığının kabulü ile bu suretle sanığın reşit olmayan mağdure ile cinsel ilişki suçundan eylemine uyan suç tarihinde yürürlükte bulunan ve mahkememiz kabulüne göre lehe sonuç doğuran 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi yollaması ile TCK.nun 104/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, Meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak sanığın takdiren ve teşdiden 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanık hakkında mağdure ile birden fazla ilişkiye girdiğine dair delil olmadığından TCK.nun 43. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,Sanığın sabıkasız oluşu cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alındığında bu durum takdiri hafifletici sebep kabul edilerek cezasından TCK nun 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Suçun işleniş özellikleri,cezaların caydırıcılık ilkesi nazara alındığında ileride bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından msanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ...nun 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, Suçun işleniş özellikleri ve cezaların caydırıcılık ilkesi nazara alındığında cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından ve sanığın dosyaya yansıyan herhangi bir pişmanlığını olmamsı nedenleri ile hakkında ertelemeye dair TCK.nun 51 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, Sanığın kasten işlediği suç sonucu hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinden;5237 sayılı TCK’nun 53/1 ve 53/2 maddeleri gereğince; a-) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, İl, Belediye,Köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b-) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan, c-) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d-) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e-) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten;Mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, Sanığın TCK'nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ilişkin hak yoksunluklarının TCK'nun 53/3. maddesi gereğince sanığın koşullu salıverilmesine kadar geçerli olmasına,karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşılarak tüm sanıklar hakkında Mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Haklarında Kurulan Hükümler Yönünden 1. Gerekçeli Karar başlığında ve hükümde Mahkemece gerekçede kabul edilen suç tarihine göre suça sürüklenen çocuk olan ...'ın sanık olarak belirtilmesi ve hükmün birinci bendinde SSÇ ... hakkında mağdurenin şikayet tarihinin 13.09.2011 yerine 13.11.2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hataları olarak kabul edilmiştir. 2. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulun Hüküm Yönünden 1. Oluşa uygun kabule göre, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin; birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.03.2015 tarihli Mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Haklarında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2015 tarihli ve 2012/142 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılanlar ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile katılanlar ... ve ...'nin temyiz isteklerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulun Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2015 tarihli ve 2012/142 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılanlar ... ve ...'nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla