Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/296 E. , 2023/2369 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/792 E., 2022/1386 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat (Sanık ... ...), mahkûmiyet (Diğer sanıklar) Sanıklar ... ve ... müdafiilerince usulüne uygun şekilde teb
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/296 E. , 2023/2369 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/792 E., 2022/1386 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat (Sanık ... ...), mahkûmiyet (Diğer sanıklar) Sanıklar ... ve ... müdafiilerince usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı süresi içerisinde temyiz isteminde bulunulmuş ise de sanıkların hükümden sonra temyiz haklarından açıkça feragat ettikleri anlaşıldığından, incelemenin katılanlar vekili ile sanık ... müdafiinin temyiziyle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/1990 Esas ve 09.11.2020 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2021/395 Esas, 2022/92 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 30'ar yıl, hapis cezası ile cezalandırılmalarına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5'er yıl 15'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına; aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve sanık ... ... yönünden 58 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, tutuklulukta geçen sürelerin cezadan mahsubuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/792 Esas, 2022/1386 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin aleyhe ve sanıklar müdafilerinin lehe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında; a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 13'er yıl 4'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına; aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, tutuklulukta geçen sürelerin cezadan mahsubuna; sanık ... ... yönünden ise her iki suç yönünden de ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Bakanlığın duruşmaya katılımının sağlanmaması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun eylemle sınırlı olması, mağdurenin tehdide yönelik beyanlarında sanık ...’un isminin geçmemesi, mağdurenin çelişkili anlatımları ve rızası ile eylemin gerçekleştiği iddia olunan eve gittiğini beyan etmesi, sanığın mağdureyi on beş yaşından büyük olarak bilmesi dikkate alınarak kararın bozulmasına ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Suçun işlendiğine dair somut delil bulunmaması, mağdurenin eve rıza ile gittiğini beyan etmesi, sanığın mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmemesi dikkate alınarak kararın bozulmasına ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın duruşmaya getirilmeyerek beyanının SEGBİS ile alınması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve tutukluluk süresinin uzamasının cezanın önceden infazı anlamına gelecek olması dikkate alınarak kararın bozulmasına ilişkindir. D. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Sanıklar ..., ... ve ... hakkında her iki suçtan verilen hapis cezasının üst sınırdan belirlenmesi ve takdiri indirim uygulanmaması, sanık ... hakkında ise her iki suçtan verilen beraat kararının kaldırılarak mahkumiyetine hükmedilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay tarihinde on beş yaşından küçük katılan mağdurenin sanıklar tarafından ailesine zarar verileceği tehdidi ile zorla istismara uğradığını iddia ettiği, sanıklardan ..., ... ve ...'in katılan mağdure ile rızası dahilinde cinsel ilişki yaşadıklarını müdafii huzurunda alınan beyanlarında ikrar ettikleri, sanık ... ...'un ise olayın gerçekleştiği eve kısa süreli uğradığı yönünde savunmada bulunarak atılı suçlamaları tamamen reddettiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanıklar ..., ... ve ... yönünden sanıkların ikrarları, birbirlerinin katılan mağdure ile cinsel ilişki yaşadıkları yönündeki ifadeleri, ... ve ...'in telefonlarında katılan mağdureye ait fotoğraflar tespit edilmesi, olayın gerçekleştiği evdeki yataktan alınan materyallerde katılan mağdure ve sanıklara ait DNA bulunması, katılan mağdurenin sanık ... ...'u teşhisi, sanık ...’in sanık ... ...'un da zorla ilişkiye girdiğini katılan mağdurenin kendisine söylediğine dair beyanı dikkate alınarak sanıkların atılı suçlardan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ...'in eylemlerinin on beş yaşından küçük çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma olarak kabul edilip bu suçlardan cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş, katılan mağdurenin olayın oluş şekli her ifadesinde farklı bir şey anlatması, beyanlarında çelişkiler bulunması ile olay sonrası alınan sağlık raporlarında darp ve cebir izine rastlanılmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde sanıkların eylemlerini cebir veya tehditle ve birlikte gerçekleştirdiği yönünde vicdani kanaat oluşmadığı belirtilerek cinsel istismar suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendinin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasında, yine sanık ...'in katılan mağdure ile aynı zaman birliği içerisinde birden fazla kez organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girmesi nedeniyle aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılmasında isabet bulunmadığı, sanık ... ... yönünden ise katılan mağdurenin çelişkili beyanları, sanığın evde kısa süreli kalıp gittiğine dair ısrarlı savunması, diğer sanıkların, sanığın savunmasını doğrulaması, olayın gerçekleştiği evdeki yataktan alınan materyallerde sanığın DNA profiline rastlanmaması gözetilerek İlk Derece Mahkemesi kararının tüm sanıklar yönünden kaldırılmasına, sanıklar ..., ... ve ...'in atılı suçlardan cezaladırılmasına, sanık ... ...'un ise beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Müdafiilerinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Sanık ...'un 18.10.2022, sanık ...'in 17.10.2022 tarihli dilekçeleri ile temyiz haklarından açıkça feragat etmeleri karşısında sanık müdafilerinin 5271 sayılı Kanun'un 261 inci maddesi uyarınca hükümleri temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunmadığı, vaki temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Sanıklar ... ve ...'un feragat dilekçeleri nedeniyle bu sanıklar yönünden Tebliğname'deki onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Dosya kapsamı ve Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanıklar ..., ... ve ... hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması ve üst hadden ceza verilmesi gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Sanık ... ... yönünden ise; katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanığın istikrarlı savunması ile bu savunmayı doğrular nitelikte diğer sanıkların beyanları, evdeki materyallerde sanığa ait DNA bulunmaması ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi dikkate alınarak sanığın suçları işlediğinin sabit olması, suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşması nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Olayın intikal şekli, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanığın ikrarı, DNA tespitine yönelik rapor, adli rapora göre katılan mağdurede darp ve cebir izi tespit edilmemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi dikkate alınarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin sübuta yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Müdafilerinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılanlar Vekili ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/792 Esas, 2022/1386 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.