Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/3012 E. , 2024/6059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/58 E., 2022/392 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakeme
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/3012 E. , 2024/6059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/58 E., 2022/392 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/341 Esas, 2015/271 Karar sayılı kararı ile, mağdurun, tanık Nail’e ait tamirhanede çırak olarak çalıştığı, olaydan önce işten ayrılan mağdurun olay günü çalıştığı günlere ait alacağını almak için tamirhaneye gittiği, sanık ...’in ise aracını tamir ettirmek amacıyla önceden tanıdığı olan Nail'e ait tamirhaneye geldiği, mağdur’un tanık Nail’e alacaklarını istediğinde ''Aracın tamiri bitsin, ondan sonra'' dediği, mağdurun aracın tamirine yardım ettiği, bu sırada Nail'in sanıktan bira alıp gelmesini istediği, sanığın büfeye giderken mağduru yanında çağırdığı, ustasının onay vermesi üzerine mağdurun sanıkla birlikte sanayi içinde bulunan büfeye gittikleri, büfeye giderken sanığın elini mağdurun omuzuna attığı, poposunu okşadığı, sanığın büfeye girerek 2 bira aldığı, mağdura da fanta alarak verdiği, sanığın mağdura "Büfenin arkasına oturalım'' dediği, mağdurun sanığın cezaevinden çıktığını bildiği korkarak sanığa karşı koyamadığı ve büfenin arka tarafına geçtikleri, burada sanığın birayı açarak içmeye başladığı, sanığın mağdurun cinsel organını elleyerek ''Araba yapılsın, dağa çıkıp mangal yaparız'' dediği, mağdurun kabul etmediği, sanığın bu kez mağdura cinsel organının kalkıp kalkmadığını sorduğu ve "Ben sana kız getiririm, sen onu yaparken bende seni yaparım'' diyerek dudağından öptüğü, büfenin arka kısmında bir kaç kişinin gelmesi üzerine mağdurun bu durumdan faydalanarak olay yerinden ayrılıp tamirhaneye döndüğü, ardından sanığın da tamirhaneye döndüğü, tanık Nail'in aracı tamir ettiği esnada sanığın mağdurun yanına yaklaşarak mağduru kucağına oturttuğu, şortunu indirmeye çalıştığı, dudağından öptüğü, mağdurun gitmeye çalışması üzerine ertesi gün 12.00'da tekel büfesinin orada buluşmayı teklif ettiği, mağdurun gidebilmek için teklifi kabul ederek olay yerinden ayrıldığı ve telefon kulübesine giderek durumu polise bildirdiği şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-c,1, 62/1, 53/1 ve 58/6, 7, 8 inci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile hükmedilen cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanık müdafii ve katılan mağdur vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 10.03.2016 tarihli ve 2016/852 Esas, 2016/2406 Karar sayılı kararı ile "... kayden 13.07.2000 doğumlu olan mağdurun suç tarihinde 14 yıl 11 ay 19 günlük olduğunun anlaşılması karşısında suç vasfına etkisi bakımından hastane doğumlu olup olmadığının araştırılması, hastane doğumlu olmadığının anlaşılması halinde ise tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak mağdurun suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2017 tarihli ve 2016/166 Esas, 2017/85 Karar sayılı kararı ile bozma öncesi kabul değiştirilmeden sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1-c, 1, 62/1, 53/1 ve 58/6,7,8 inci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile hükmedilen cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 02.12.2020 tarihli ve 2017/6896 Esas, 2020/5571 Karar sayılı kararı ile "... Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen mağdurun yaş tespitine esas aldırılan Adli Tıp Raporunda radyoloji uzmanının bulunmaması nedeniyle bozma kararının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmakla, Dairemizin 10.03.2016 gün ve 2016/852 Esas, 2016/2406 Karar sayılı bozma ilamı uyarınca suç vasfına etkisi bakımından olay tarihinde 14 yıl 11 ay 19 günlük olan mağdurun yaş tespitine esas olmak üzere tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması ve duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak mağdurun suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra toplanacak delilere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2021/58 Esas, 2022/392 Karar sayılı kararı ile bozma öncesi kabul değiştirilmeden sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1-c,1, 62/1, 53/1 ve 58/6, 7, 8 inci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile hükmedilen cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdurun Temyiz İsteği Özetle; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin uygulanmasının yerinde olmadığına, sanığın ayrıca hürriyetten yoksun kılma suçundan dolayı da cezalandırılması gerektiğine, verilen kararın bozulmasına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle; sanığın atılı suçtan dolayı üst sınırdan, indirimsiz olarak cezalandırılmasına ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103/3-d maddesinin uygulanması gerektiğine, verilen kararın bozulmasına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle; mahkumiyet kararının yerinde olmadığına, sanık aleyhinde mağdurun beyanı dışında delil bulunmadığı, verilen kararın bozulmasına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2021/58 Esas, 2022/392 Karar sayılı kararında katılan mağdur, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.06.2024 tarihinde karar verildi.