Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/3182 E. , 2023/3484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükm
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/3182 E. , 2023/3484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/256 Esas, 2021/477 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/787 Esas, 2022/872 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.07.2022 tarihli ve 9-2022/93389 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. 4. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.12.2022 tarihli, 2022/11635 Esas, 2022/12156 Karar sayılı kararı ile, sanık müdafiinin 06.06.2022 tarihli dilekçesi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararı da temyiz etmesine rağmen 27.07.2022 günlü tebliğnamede bu hususta görüş bildirilmediği anlaşıldığından, ek tebliğname düzenlenmek suretiyle söz konusu eksiklik giderildikten sonra Dairemize iade edilmesi için esası incelenmeyen dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.03.2023 tarihli ve 9-2022/93389 sayılı ret görüşlü ek Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdur beyanlarının çelişkili ve tutarsız olduğuna, adli görüşme raporunun da bu durumu doğruladığına, mağdur beyanları ile tanık beyanlarının örtüşmediğine, sanığın olay saatinde işyerinde olduğuna, işvereni olan tanığın bu durumu doğruladığına, olayın intikalini gerçekleştiren tanık ... ile sanık arasında önceye dayalı husumet olduğuna, tanıkların husumeti doğruladıklarına, mağdurun anal muayenesinde bulgu olmadığına, intikalin geç olduğuna, sanığın her iki suçtan beraaatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim uygulanmaksızın karar verilmesi ve bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Tanık ...'in 12.06.2021 tarihinde yanında yaşı küçük mağdur ile birlikte polis merkezine gittiği, tanığın kolluk görevlilerine yaklaşık 2 ay önce babasının o gün satın aldığı offroad türü arabayla yanında ... ile birlikte Sarnıç ormanlık alanına gezmek için gittiklerini, ormanda güvercin besleyen sanığı içki içerken gördüklerini ve yanında da mağdurun olduğunu, bir süre sanığın yanında oturduklarını daha sonra ayrıldıklarını, daha sonra cep telefonu bulamaması üzerine tekrar sanığın kulübesine geldiklerini, sanığı görememesi üzerine seslendiğini ve cep telefonunu görüp görmediğini sorduğunu, sanığın kulübenin içerisinden dışarı çıkmadan kendilerine “gidin buradan benim işim var” demesi üzerine kulübeden ayrıldıklarını, 12.06.2021 günü Sarnıç’ta asker eğlencesine geldiğinde, sanığın yanındaki mağduru görünce yanındaki arkadaşlarına 2 ay önceki olayı anlattığını, orada bulunanların sanığın daha önce bir kız çocuğuna tecavüz ettiğini, cezaevine girdiğini söylemeleri üzerine olayı hatırlayıp mağdurun yanına giderek olay günü ne olduğunu, sanığın kendisine bir şey yapıp yapmadığını sorduğunda çocuğun, sanıkla kulübenin içine girdiklerini, sanığın cinsel organını çıkarttığını, kendisine bir şeyler yapmaya çalıştığını ama izin vermediğini anlatması üzerine ihbarda bulunmak için polis merkezine geldiklerini beyan etmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı anlaşılmıştır. 2. Sanık alınan savunmalarında suçlamayı kabul etmemiş ve tanık ...'in, aralarındaki husumet nedeniyle yaşı küçük mağduru yönlendirerek kendisine cinsel istismarda bulunduğunu söylettiğini beyan etmiş ise de kendi savunmalarında da geçtiği üzere olay günü yaşı küçük mağdurun annesinin kendisini arayıp oğluna alkol içirip içirmediğini sorduğuna dair anlatımı, tanıklar ... ve ...'in beyanları, sanıkla aralarındaki husumet tanık ... tarafından doğrulansa da yaşı küçük mağdur ... ailesi ile sanık arasında iftira atmasını gerektirir bir husumet bulunmaması, yaşı küçük mağdur soruşturma aşamasındaki ifadesinde sanığın kendisine yönelik organ sokmak suretiyle cinsel istismar eyleminin tamamlandığından bahsetmediği ancak bu ifadesinden sonra annesi katılan ...'a anlattığı ve mahkememizdeki ifadesi sırasında da bu hususu anlattığı ve olay günü sanığın kendisine alkol içirdiğini ve sonra kulübesine soktuğunu, önceki ifadelerinde utandığı için söylemediğini ancak sanığın kulübede iken cinsel organını, kendisinin poposuna soktuğunu beyan ederek sanığın kendisine yönelik eylemleri ayrıntılı olarak anlattığı dikkate alındığında mahkemece sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş ve olay günü yaşı küçük mağduru, ormanlık alanda bulunan kulübesine soktuğu ve burada organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, bu suretle yaşı küçük mağdura yönelik organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğu vicdani kanaatine varılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, suç tarihi itibarıyla on iki yaşı içerisinde bulunan mağdurun aşamalarda değişen çelişkili ve tanıklar tarafından doğrulanmayan beyanları dışında başkaca delil bulunmaması, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/787 Esas, 2022/872 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.