Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/3373 E. , 2023/7549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/167 E., 2022/286 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle deği
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/3373 E. , 2023/7549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/167 E., 2022/286 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2014 tarihli ve 2013/58 Esas, 2014/135 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dairemizin 01.02.2022 tarihli ve 2021/2103 Esas, 2022/575 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadan eksik gerekçe ile hüküm kurulmuş olması ve kabule göre de eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma ilamı üzerine Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/167 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.03.2023 tarihli ve 9-2022/164104 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Katılan mağdure vekili; suça sürüklenen çocuğun, mağdurenin yaşını bilmemesinin mümkün olmadığını, suça sürüklenen çocuğun savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, eylemin sabit olduğunu ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Cumhuriyet savcısı; suça sürüklenen çocuğun savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, eylemin sabit olduğunu, cezalandırılması gerektiğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı üzerine; "Davanın konusu suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15 yaşından küçük mağdure ... ... ile anal yoldan ilişkiye girip mağdureni ruh sağlığının bozulmasına sebep olacak şekilde çocuğa karşı nitelikli cinsel istismarda bulunduğu iddiasından ibaret olup suça sürüklenen çocuğun Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde mağdure ile rızasına dayalı olarak ters yoldan cinsel ilişkiye girdiğini belirtmiş olmasına rağmen Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusu sırasında 'mağdure ile ters ilişkiye girdik derken öpüştüğünü' kast ettiğini ve katılan ile cinsel ilişkiye girmediğini, Mahkememizdeki savunmasında da Sulh Ceza Hakimliğindeki beyanları doğrultusunda savunmada bulunduğu, bozmadan sonra alınan beyanında ise hiç bir şey yapmadığını mağdurenin 15 yaşından büyük olduğunu bildiğini beyan ettiği görülmüştür. Mağdure ... de 20/12/2012 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği beyanında ve yargılama aşamasında suça sürüklenen çocuk ile cinsel ilişkiye girmediğini, suça sürüklenen çocuk ile evlenmelerine izin verilmesi amacıyla ilk beyanında cinsel ilişkiye girdikleri yönünde beyanda bulunmuştur. Yine adli raporlar ile katılanın kızlık zarının bozulmadığı ve herhangi bir fiili livata bulgusunun saptanmadığı belirlenmiş olup bu yöndeki savunmaların doğrulandığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk ...'ın sorgusundaki ve Mahkememizdeki aksi kanıtlanamayan savunmaları, adli raporlar, katılan mağdurun savunmayı doğrulayan beyanı ve tüm dosya içeriği ile suça sürüklenen çocuk ile katılan mağdur arasında gerçekleşen duygusal arkadaşlık sonrası katılanın olay günü suça sürüklenen çocuk ile birlikte yaşamak amacıyla evden kaçtığı, birlikte oldukları süre içerisinde suça sürüklenen çocuk ile katılan mağdurun öpüşme şeklinde cinsel davranışlarda bulundukları anlaşılmış olup suça sürüklenen çocuğun bu eylemi zorla ve tehditle yaptığı yönünde herhangi bir delil elde edilemediği gibi katılan mağdur da yargılama aşamasında suça sürüklenen çocuğun kendisine zor kullandığı yönünde bir beyanda bulunmamıştır. Ayrıca mağdurenin resmi bir sağlık kurulunda doğmadığının belirlenmesi üzerine kemik yaşının tespiti açısından alınan sağlık kurulu raporu ile mağdurenin rapor tarihi olan 23/05/2013 tarihi itibariyle 15 yaşında olduğunun belirlenmiş olması itibariyle mernis doğum tutanağında belirtilen doğum tarihinin gerçeği yansıttığı ve mağdurenin suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurmadığı anlaşılmıştır. Bu itibar ile suça sürüklenen çocuk hakkında her ne kadar 15 yaşından küçük mağdureye yönelik nitelikli cinsel istismarda bulunduğu iddia edilmiş ise de Mahkememizce kabul edilen ve yukarıda özetlenen olayın oluş ve gelişim şekline göre mağdure hakkında düzenlenen adli raporlarda kızlık zarının bozulmayıp, fiili livata bulgusunun bulunmadığı belirtilmiş olması ve mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanları ile suça sürüklenen çocuğun Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadesi ile öpüştüklerini savunmuş olması da dikkate alındığında ssçnin sabit olan eyleminin TCK'nın 103/2 maddesinde tanımlanan çocuğun nitelikli cinsel istismar suçunu değil TCK'nın 103/1 maddesinde tanımlanan çocuğun basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Ayrıca suça sürüklenen çocuk Cumhuriyet Savcılığında ve Mahkememizde verdiği savunmasında mağdurenin kendisine haziran ayında 16 yaşına gireceğini söylediğini bu nedenle mağdurenin 15 yaşını bitirdiğini düşündüğünü, görünümünde mağdurenin belirttiği yaşla uyumlu olduğu bu nedenle mağdurenen yaşına yönelik beyanına inandığını savunmuştur. Mağdurenin nüfus kaydındaki doğum tarihinin 26/06/1998 olduğu ve suç tarihinde 14 yaşını ikmal ettiği ve 15 yaşını doldurmadığı 6 aylık bir sürenin kaldığı sabittir. Mağdure de yargılama aşamasında suça sürüklenen çocuğa yaşı ile ilgili olarak 15 yaşında olduğunu söylemiştir. TCK'nın 30/1 maddesi de '..fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimsenin kasten hakaret etmiş olmayacağı..' hüküm altına alınmış olup TCK'nın 103/1 maddesinde de düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunun maddi unsurunun mağdurun 15 yaşından küçük olması hali olduğu belirtilmiştir. Suça sürüklenen çocuk tüm aşamalarda mağdurenin 15 yaşından büyük olduğunu zannettiğini savunmuş olup mağdurenin suç tarihindeki yaş durumu da dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun bu yöndeki savunmalarının aksi yönünde de herhangi bir delil elde edilememiş olması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı konusundaki yanılgısının esaslı bir hata olduğu kabul edilmiş, ayrıca ssç'nin sabit olan eylemini gerçekleştirdiği sırada mağdureye yönelik tehdit, cebir ve hile kullandığına ya da mağdurenin iradesini etkileyecek bir davranışta bulunduğuna dair delil elde edilememiş olduğundan Mahkememizce kabul edilen eylemi ile ilgili olarak sanığın esaslı hataya düşmüş olması nedeniyle TCK'nın 103/1 maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçunun yasal yönden unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek suça sürüklenen çocuğa atılı bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma ilamı üzerine kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği ve buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Mağdurenin bozma ilamı öncesi alınan beyanlarında suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını beyan edip davaya katılmak istememesi nedeniyle bozma ilamı sonrası dava ve duruşmalardan haberdar edilmemesi hukuka aykırı bulunmadığından bu hususta bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/167 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.