İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/3480 Karar: 2023/7444 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/3480 K.2023/7444

9. Ceza Dairesi 2023/3480 E. , 2023/7444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/22 E., 2022/422 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarih

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/3480 E. , 2023/7444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/22 E., 2022/422 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarih

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/3480 E. , 2023/7444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/22 E., 2022/422 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2013/232 Esas, 2014/58 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2013/232 Esas, 2014/58 Karar sayılı kararının sanık ile müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 15.04.2021 tarihli ve 2017/1650 Esas, 2021/2998 Karar sayılı kararı ile özetle, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla bu suç ile bağlantılı şekilde işlenen diğer suçla ilgili davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe Kanun'u belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/525 Esas, 2021/872 Karar sayılı kararı ile, görevli Mahkemenin Ağır Ceza Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. 4. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/22 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında üst sınırdan takdiri indirim uygulanmaksızın cezaların tayin edilmesi ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Olay tarihinde ve saatinde müvekkilinin iş yerinde çalışmakta olduğuna, müvekkilinin 2009-2012 yılları arasında benzer nitelikteki suçlardan isnatlara maruz kaldığına, sanığın askerlik hizmetini yerine getirmesi sebebiyle yargılanmaktan kurtulduğuna, bu hususun Mahkemede dile getirilmesine rağmen şüpheden sanık yararlanır ilkesinin müvekkil lehine işletilmediğine, bahse konu fiilleri işleyen kişinin müvekkiline fiziksel olarak çok benzeyen üçüncü bir kişi olduğuna, mağdurenin olay esnasında şoka girdiği yönünde beyanda bulunmasına rağmen, müvekkilini olaydan beş ay sonra yolda yürürken görüp teşhis etmesi ve yargılama sürecinde kendisine karşı cinsel istismar eyleminde bulunan kişinin sanık olduğuna dair çelişkili beyanlarda bulunmasına karşın bu beyanlara itibar edilerek sanığın cezalandırıldığına, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna ve bu nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece ''...Olay tarihinden bir gün önce sabah saat 07.30 sıralarında dershaneye gitmek için evinden çıkan mağdurenin arkasından gelen birisini fark ettiği, baktığında sanık olduğunu gördüğü, sanığın yan tarafa saptığı, o gün herhangi birşey yapmadığı, suç tarihinde yine aynı saatte sabah evinden çıkan mağdurenin metro istasyonuna yürürken arkadan gelen sanığın birden mağdureye sarıldığı, yolun kenarındaki tenha ağaçlık alana doğru çekmeye çalıştığı, bir eliyle mağdurenin ağzını kaparken diğer eliyle göğüslerini ellediği, mağdurenin debelendiği, kurtulmaya çalıştığı, çağlık attığı, sanığın da kaçtığı, bu olayı mağdurenin annesinin camdan kısmen gördüğü, babasına söylediği, mağdurenin babasının pijama ile koşarak olay yerine geldiği ancak kızın metroya binip gitmiş olduğu, telefonla konuyu görüştükleri, o gün şikayetçi olunduğu, sanığın tespit edilip yakalanamadığı, 30/01/2013 tarihinde mağdurenin yanında annesi olduğu sırada sabah saat 08.00'de sanığı yine aynı bölgede gördüğü, durumu polise bildirdikleri, sanığın bu şekilde yakalandığı, her ne kadar sanık suçu kabul etmemiş ise de mağdur bozma öncesi ve sonrası sanığı tanıdığına ... olduğunu, teşhisinin doğru olduğunu beyan ettiği, mağdurun annesi de yürüyüş şekli, duruş ve saç şekli ile boy itibariyle olay günü gördüğü kişiye sanığın uyduğunu beyan ettiği, sanığın olay günü başka bir bölgede işte olduğu yolundaki savunması iş yerinden gelen yazı ile sabit olmadığının anlaşıldığı, sanığın eyleminin ani, kısa süreli ve kesik hareketlerle gerçekleşmediği, bu nedenlerle fiilin sarkıntılık düzeyini aştığı, sanığın eyleminin suç tarihinde 17 yaşında olan mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinde hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla sanığın aleyhine olduğu, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte ve lehine olan hükümlerin uygulandığı, yine sanığın eylemlerini gerçekleştirirken suç tarihinde 17 yaşında çocuk olan mağdureye karşı cinsel amaçla, cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediğinin olduğu anlaşılmakla...'' şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle katılan mağdurenin hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle katılan mağdurenin hareket etme özgürlüğü kısıtlanmadan bu suçun işlenemeyeceği ve cinsel istismar eylemi dışında katılan mağdurenin alıkonulmasına yönelik başka bir davranışta bulunulmayıp, mevcut haliyle eylemin sadece çocuğun cinsel istismar suçunu oluşturduğu gözetilmeden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/22 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/22 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla