Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/405 E. , 2023/4584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/350 E., 2022/361 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesin
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/405 E. , 2023/4584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/350 E., 2022/361 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 10.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/325 Esas, 2021/51 Karar sayılı kararı ile sanığın 01.06.2005 tarihi ve öncesi eylemlerine yönelik kurulan hükmün 765 Türk Ceza Kanunu'nun 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, sanığın 17.05.2008 tarihi sonrasındaki eylemlerle ilgili olarak 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri gereğince beraatine, sanığın 01.06.2005-17.05.2008 tarihleri arasındaki çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/503 Esas, 2021/675 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 18.04.2022 tarihli ve 2021/22896 Esas, 2022/3574 Karar sayılı kararı ile mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında kızı olan mağdureye karşı 2005 yılı yaz döneminde on iki yaşından itibaren okşama, cinsel organına dokunma şeklinde cinsel istismar eylemlerine başlayıp, 2011 yılı mayıs ayında on sekiz yaşını bitirdikten sonraki dönemde ise değişik zamanlarda mağdure ile tehditle vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiği ve bu kapsamda sanığın araya herhangi bir hukuki veya fiili kesinti girmeksizin eylemlerini aynı kast altında farklı zamanlarda zincirleme şekilde gerçekleştirip en son 2019 yılı Ağustos ayında tehditle cinsel ilişkiye girdiğinin anlaşılması karşısında, ilk derece mahkemesince mağdurenin on sekiz yaşından küçük olduğu döneme ilişkin eylemlerin çocuğun cinsel istismarı ve on sekiz yaşından büyük olduğu kısma ait eylemlerin ise nitelikli cinsel saldırı suçlarını oluşturup, her iki suçun kendi arasında teselsül ettiği de nazara alındığında son eylemin gerçekleştirildiği gün suç tarihi kabul edilip, mevcut haliyle eylemlerin bütün halinde zincirleme şekilde nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturacağı gözetilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken farklı dönemlerdeki eylemler müstakil suçlar kabul edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması karşısında, söz konusu kararlara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/350 Esas, 2022/361 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle; Katılanın aile içerisinde üniversiteyi kazanıp okuyan tek kişi olduğunu, babası tarafından maddi ve manevi açıdan sürekli desteklendiğini, kendisine kredi kartı çıkarıldığını, katılanın üniversitede okuyorum demesine rağmen okumadığını, bunu öğrenen sanığın kredi kartı borçlarını ödeyerek kartı kullanıma kapattırdığını, bunun üzerine katılanın ablası ...’e giderek şikayete konu tüm yalanları gerçekmiş gibi ablasına anlattığını, 23.01.2020 tarihinde Bergama Cumhuriyet savcılığınca yapılan soruşturma sırasında yapılan tespitte sanığın kızı ile birlikte çekilmiş olan fotoğraflarına bakıldığında 15.03.2019 tarihinde ikisinin aynı masada oturur durumda ve katılanın mutlu göründüğü, 26.05.2019 tarihinde sanığın, katılan ve torunu ... ve katılanın arkadaşı ile fotoğrafları, 15.08.2018 tarihinde sanık ile katılanın birlikte olduğu, katılanın sağ kolunu babasının omzuna atarak selfie şeklinde fotoğraf çektiği, 15.06.2018 tarihli fotoğrafta katılanın babası ile birlikte mutlu olarak gözüktüğü, başkaca selfie çekilmiş her fotoğrafta katılanın mutlu gözüktüğü, asılsız suçlamanın en önemli nedenlerinden birinin sanığın suçlamadan önce aile meclisini toplayarak evin kızlarına hiçbir mal paylaşımının yapılmayacağını ve tüm taksimatın erkek çocuklar arasında olacağını söylediğini, bu konuşmanın katılanı rahatsız ettiğini, dinlenen katılan tanıklarıyla sanık arasında husumet olduğunu, katılanın beyanlarının yan delillerle desteklenmemiş soyut ve farazi iddialardan oluştuğunu, tanık ...’in duruşmada beyan ettiği ilişkileri sırasında katılanın babasına yönelik tehdit içeren söylemleri yerel mahkeme tarafından dikkate alınmamış, tanık ...’in beyanlarını ve ilişkilerini kanıtlayacak fotoğrafların sunulmasına da yerel mahkeme izin vermediğini, delil sunma hakkının ihlal edildiğini, sanık hakkında suç işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesini, sanığın tahliyesini talep etmiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle; Sanığa verilen cezanın asgari hadden verilmesi, üst sınırdan ceza verilmemesi, suçun işleniş şekline, niteliğine ve hakkaniyete uygun olmadığını, katılan kurum Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücreti hükmü verilmediğini, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Özetle; Mahkemece cinsel ilişkinin müşteki küçük yaşlarda iken başlaması, sık sık tekrarlanması, müştekinin uzunca bir süre bu ilişkiden kimseye bahsetmemesi, cinsel saldırının mağdurenin eğitim ve sosyal hayatında geri dönülemez hasarlara yol açtığını, sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un TCK’nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda cezanın dörtte üçü oranında artırılması gerektiğini, çocukluğundan beri babasının istismarına maruz kalan ve sürekli tehdit edilen müştekinin bu istismardan dolayı hamile kalarak kürtaj yaptırdığını, psikolojik tedavi gördüğünü, mağdurun ifadesinde bütün olayları yer, zaman, kişi bağlamında somut olarak anlattığını, mahkemece sanık hakkında tesis edilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda cezanın 1/6 oranında indirilmesinin yerinde olmadığını, kararın bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince '' Sanığın 01/06/2005-17/05/2008 tarihleri arasındaki cinsel istismar niteliğinde olan eylemlerle ilgili mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın İzmir BAM 15.Ceza Dairesine gönderildiği, İzmir BAM 15. Ceza Dairesinin 2021/503 esas, 2021/675 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 9.Ceza Dairesine gönderildiği ve Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 2021/22896 esas, 2022/3574 karar sayılı ilamı ile bozma kararı verildiği, dosyanın mahkememizin yukarıda belirtili esasına kaydediliği anlaşılmakla; Mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında kızı olan mağdureye karşı 2005 yılı yaz döneminde on iki yaşından itibaren okşama, cinsel organına dokunma şeklinde cinsel istismar eylemlerine başlayıp, 2011 yılı mayıs ayında on sekiz yaşını bitirdikten sonraki dönemde ise değişik zamanlarda mağdure ile tehditle vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiği ve bu kapsamda sanığın araya herhangi bir hukuki veya fiili kesinti girmeksizin eylemlerini aynı kast altında farklı zamanlarda zincirleme şekilde gerçekleştirip en son 2019 yılı Ağustos ayında tehditle cinsel ilişkiye girdiğinin anlaşılması karşısında, mağdurenin on sekiz yaşından küçük olduğu döneme ilişkin eylemlerin çocuğun cinsel istismarı ve on sekiz yaşından büyük olduğu kısma ait eylemlerin ise nitelikli cinsel saldırı suçlarını oluşturup, her iki suçun kendi arasında teselsül ettiği de nazara alındığında son eylemin gerçekleştirildiği gün suç tarihi kabul edilip, mevcut haliyle eylemlerin bütün halinde zincirleme şekilde nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanık eylemine uyan TCK madde 102/2-102/3-c-43 maddeleri gereği cezalandırılarak'' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/350 Esas, 2022/361 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.