Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/4249 E. , 2023/3687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/260 E., 2022/763 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik i
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/4249 E. , 2023/3687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/260 E., 2022/763 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2017/334 Esas, 2020/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdureler ..., ... (...) ve ...'ye karşı zincirleme şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün, mağdure ...'a karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanığın mağdure ...'ye karşı cinsel istismar eylemi nedeniyle ise beraatine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2021/260 Esas, 2022/763 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince mağdure ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başurularının esastan reddine, mağdureler ..., ... (...) ve ...'ye karşı zincirleme şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, mağdure ...'a karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf taleblerinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurelerin aşamalardaki beyanları birbiriyle tutarlı olup, mağdurelerin öz babalarına karşı böyle bir iftirada bulunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle istinaf mahkemesi kararının sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Suçun mağdurunun anne değil çocukların olduğuna, bu sebeple olayı yaşayan ve etkisinde kalan kişilerin yani mağdurelerin samimi ve istikrarlı beyanlarda bulundukları, bu durumun çocuk izlem merkezi ve uzman pedegogların raporlarıyla da sabit olduğu anlaşılmasına rağmen bölge adliye mahkemesince verilen beraat kararlarının usul kanuna ve içtihatlara açıkça aykırılık teşkil ettiğine ve kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'in suç tarihlerinde eşi olan katılan ... ve öz kızları olan katılan mağdureler ..., ..., ..., ... ve ... ile birlikte aynı evde yaşadığı, Sanığın 2014 yılı Temmuz ayının ortalarında gece vakti ...'nin yanına yatıp cinsel organını poposuna dokundurduğu yine 2014 yılı Temmuz ayından bir yıl kadar önce ...'ye göğüslerin büyümüş diyerek, göğüslerini sıktığı ve dokunduğu, bu göğüslerini sıkması eylemlerinin değişik tarihlerde sanık 2015 yılı kurban bayramında evden ayrılana kadar toplam beş - altı kez meydana geldiği, Sanığın, ... 6. Sınıftayken göğüslerine ve kalçalarına dokunduğu ve okşadığı, sanığın bu eylemlerinin birisi gelirse hemen son bulduğu, birisi gelmezse iki - üç dakika kadar sürdüğü, sanığın eylemlerini birçok kez gerçekleştirdiği, Sanığın 2014 yılı kurban bayramından yaklaşık bir yıl kadar önce ... uyuduğu sırada ayağı ile iç çamaşırının üzerinden cinsel organına dokunduğu, bu olayın yaklaşık beş - on ... sürdüğü, bu tarihten önce ve sonraki tarihlerde de sanığın mağdure banyodan çıktığında mağdurenin göğüslerine dokunduğu ve göğsü açıkken sıktığı, bu olayında birçok kez meydana geldiği ve sanık evden 2014 yılı kurban bayramında ayrılıncaya kadar devam ettiği, Sanığın 2014 yılı yaz tatilinden önce tarihi tam belirlenemeyen bir günde ...'un göğsünü eliyle tutup bir kez sıkıp bıraktığı ve olayların bu şekilde gerçekleştiği kanaatine varıldığı, sanık hakkında öz kızı olan ...'e cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, bu suçun işlediğinin sabit olmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında, katılan mağdurelere cinsel istismarda bulunmasının mümkün olmadığını, 2015 yılı Kurban Bayramında Mengen'e gittiğini, döndüğünde eşi ve kızlarının evde olmadığını, telefonla aradığında eşinin annesinde olduklarını söylediğini, onlar eve döndüğünde kendisi eve gittiğinde kapıyı açmadıklarını, kendisini eve almadıklarını, para istediklerini, bunu kabul etmeyince iftira attıklarını söyleyerek suçlamaları kabul etmemiş ise de, kendi namus ve onurlarını ilgilendiren bir konuda öz babaları olan sanığa iftira atmaları için geçerli bir nedenleri bulunmayan katılan mağdureler ..., ..., ... ve ... ile kendi çocuklarının onur ve namuslarını ilgilendiren bir konuda sanığa iftira atması hayatın olağan akışına uygun olmayan katılan ...'ün özde istikrarlı ve kendi aralarında uyumlu ve birbirini doğrulayan aşamalardaki beyanları ile sanığın katılan mağdureler ..., ..., ... ve ...'ye karşı cinsel istismarda bulunduğu sabit olduğundan sanığın kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılan suçları inkara yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Mağdureler ..., ..., ..., ... ve ... istikrarlı beyanlarında; banyodan çıktıklarında sanığın, göğüslerine ve kalçalarına dokunduğunu, kendileri banyoda veya tuvalette iken kapıyı açarak kendilerini gözetlediğini, evde çıplak dolaştığını ve sanığın diğer kardeşlerine karşı olan eylemlerini görmediklerini beyan ettikleri anlaşılmakla; Mağdurelerin anlatımlarının neredeyse birebir aynı olduğu, sanığın kendilerine karşı olan eylemlerinden sonra anneleriyle ayrı bir odada yatacak kadar dikkatli olan mağdurelerin, sanığın kendilerine yönelik eylemleri dışında diğer mağdurelere yönelik eylemleri görmemelerinin dikkat çekici olduğu, ayrıca katılan ve mağdurelerin şikâyet tarihinden bir buçuk yıl kadar önce sanığı evden gönderecek kadar dirayetli olup sanıktan korkmadıklarının anlaşılması karşısında katılan ... ile mağdurelerin dört-beş yıl boyunca sanığın kendilerine dokunmalarına ses çıkarmayıp tepki vermemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, katılan ...'ün sanık hakkında açtığı boşanma davasındaki dilekçesinde sanığın mağdurelere yönelik eylemlerinden hiç bahsetmediği sadece ilk celsedeki beyanında sanığın evde çıplak dolaştığını belirttiği, dolayısıyla sanığı mağdurelere yönelik davranışları sebebiyle evden gönderdiklerini iddia eden katılan ...'ün boşanma davasında bu hususları gündeme getirmemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu, açıklanan nedenlerle sanığın atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmasına yeter derecede ve nitelikte katılanların soyut iddiaları dışında başkaca bir delile ulaşılamadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve süresi mağdurelerin aşamalardaki çelişkili beyanları, tanık beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2021/260 Esas, 2022/763 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.