İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/4295 Karar: 2023/3595 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/4295 K.2023/3595

9. Ceza Dairesi 2023/4295 E. , 2023/3595 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/115 E., 2023/25 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/4295 E. , 2023/3595 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/115 E., 2023/25 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/4295 E. , 2023/3595 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/115 E., 2023/25 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/91 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2023/115 Esas, 2023/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 22.03.2023 tarihli ve 9-2023/29924 sayılı onama görüşlü Tebliğnamesi ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında atılı suçtan takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan hüküm kurulması gerektiğine ve kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılmaksızın ve gerek temel cezada gerekse de zincirleme suç hükümleri uygulanırken alt sınırlarından uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdur yönünden alınan raporda fiili livata bulgusuna rastlanmadığına, sanık ile mağdurun yaşadıkları tartışma sonucunda mağdurun öç almak amacıyla sanığa iftira attığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına ve beraati gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece ''Mağdur ... ***'ın annesi, mağdurun telefonununda ... isimli bir uygulama üzerinden erkek şahıslarla cinsel içerikli mesajlaşmalar yaptığını görmüş, mağdurun ... adlı bir şahısla da cinsel içerikli mesajlaşmalarının bulunduğunu görmesi ve mağdurun, bu şahısla kulübe tarzı bir yerde bir kişiyle cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmesi üzerine mağdurun annesi ... ***ın şikayeti ile soruşturmaya başlanmıştır. -Mağdur hakkında Dr. Sadi Konuk Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Sosyal Hizmet Uzmanları tarafından düzenlenen Sosyal İnceleme Raporunda; "mağdurun annesinin mağdurun hemcinslerine ilgisi olduğunu, yaşından büyük kişilerle iletişim halinde olduğunu, sohbet ettiği kişilerle cinsel sohbetlerde bulunduğunu, derslerinin iyi olmadığını, sosyal medyada tanımadığı kişilerle cinsel içerikli sohbetlerde bulunduğunu, cinsel içerikli sitelere girdiğini beyan ettiğinin, mağdurun ablasının mağdurun annesiyle benzer beyanlarda bulunduğunun, mağdurun fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişim açısından risk faktörleri olduğunun, mağdurun yüksek yararı için adli işlemlerin başlatılması gerektiği" hususunun bildirildiği, -Kolluk araştırma tutanağında; "olayın yaşandığı bildirilen yere gidildiğinde, burada temizlik işçisi olarak çalışan sanığın kimlik bilgilerinin tespit edildiği, mağdura yaptırılan canlı teşhiste mağdurun sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği"nin tutanak altına alındığı, -Adli görüşme ve değerlendirme raporunda; "küçüğün beyanlarının çelişki içermediği, anlatımlarının yer - zaman - olay örgüsü bakımından gerçeklik ile uyumlu olduğu, küçüğün bilişsel gelişim bakımından bir gerilik yaşadığı ile ilgili izlenim edinilmediği bir arada değerlendirildiğinde, beyanlarının itibar edilebilir nitelikte olduğu"na ilişkin rapor düzenlendiği, -Mağdurun Adli Tıp Kurumundan alınan raporunda; "küçüğün vücudunda eski ve yeni travmatik harici bulgu saptanmadığı, Küçüğün anal muayenesinde eski ve yeni travmatik bulgu saptanmadığı, dolayısıyla vücuda organ vesair cisim sokulmasını içeren nitelikte cinsel içerikli eyleme maruz kalmış olduğunun fiziksel tıbbi bulguları saptanmadığı, Küçükte akut yada kronik fiili livata bulgusu saptanmadığı" kanaatini bildirir rapordur şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Yürütülen yargılama neticesinde; mağdurun telefon uygulaması üzerinden sanık ile tanıştığı, bu tanışma sonrasında mağdurun beyanına göre öpüşmeye ve sarılmaya başladıkları, sanık ile sevgili gibi oldukları, yaklaşık 20-30 kez baş başa kaldıkları ve 5-6 kez anal ilişkiye girdikleri, sanığın kendisini zorlamadığı, para vererek kendisini ikna ettiği, ilişki esnasında sanığın cinsel organını poposuna soktuğunu, karşılıklı olarak cinsel organlarını ağızlarına aldıkları, kendisini kandırıp kendisi ile ilişki yaşayan sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği, sanık ise soruşturma ve kovuşturma aşamasında çelişkili savunmalarda bulunarak mağduru tanımadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise de, Mağdur hakkında Dr. Sadi Konuk Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Sosyal Hizmet Uzmanları tarafından düzenlenen Sosyal İnceleme Raporu, Adli Tıp Raporu, Adli Görüşme Ve Değerlendirme Raporu, Canlı Teşhis Tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mağdur beyanlarının soruşturma ve kovuşturma aşamasında toplanan delillerle uyumlu olduğu, sanığın beyanlarının çelişkiler içerdiği, mağdurun sanığa iftira atmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, mağdur beyanlarının ayrıntılı ve tutarlı olduğu, olay ile örtüştüğü, bu sebeple mağdurun beyanlarına itibar edildiği, sanığın çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı beyanlarına ise itibar edilmediği kanaatine varılmakla sanığın atılı eylemleri sebebiyle cezalandırılmasına karar verilmiş, Sanığın atılı suçu 2020 yılının sonu ve 2021 yılının başında, mağdurun 14 yaşında olduğu tarihte gerçekleştiği, sanığın zincirleme olarak organ sokmak suretiyle mağduru istismar ettiği sabit görülmekle, atılı suçun TCK 43/1 maddesi gereğince değişik zamanlarda mağdura karşı birden fazla kez işlemesi nedeniyle hükmolunan cezadan 1/4 oranında arttırım yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalarda başka delille desteklenmeyen çelişkili beyanları, yapılan anal muayenede kronik ya da akut fiili livatanın bulgularına rastlanılmadığının tespit edilmesi, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma nedenine göre katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, aynı gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin, temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2023/115 Esas, 2023/25 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla