Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/4311 E. , 2023/8225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/167 E., 2022/214 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 53
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/4311 E. , 2023/8225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/167 E., 2022/214 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli ve 2012/82 Esas, 2014/103 Karar sayılı kararı ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli ve 2012/82 Esas, 2014/103 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/1634 Esas, 2021/9167 sayılı kararı ile; ''Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ifadeleri ile bunu destekler nitelikteki müşteki beyanları, ikrar içerikli savunma, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporlarda söz konusu olay nedeniyle ruh sağlığı bozulan mağdurenin mevcut zeka geriliği nedeniyle maruz kaldığı cinsel saldırı olayının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayıp, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmadığı ve zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılmayıp, yakın çevresinde yaşayanlar ile kendisini tanıyanlarca anlaşılabileceği yönünde bilgi verilmesi, Bartın Devlet Hastanesinin 10.04.2012 günlü jinekolojik muayene ile mağdurenin vücudundaki yara izlerine ilişkin raporları, alınan beyanlardan mağdure ile aynı köyde yakın mesafede oturup, komşusu olan sanığın, mevcut zeka geriliğini bildiğinin anlaşılması ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın belirlenecek lehe kanuna göre müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek beraatine hükmedilmesi'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.09.2022 tarihli ve 2022/167 Esas, 2022/214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 6545 sayılı değişiklik öncesi lehe görülerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 ve 53 ncü maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın evinin köyün girişinde, katılanın evinin ise köyün sonunda bulunduğuna, iki ev arasında 900 metre mesafe olduğuna, her iki ailenin ayrı mahallelerde oturduklarına, aile fertlerinin birbirini tanımadıklarına, bu nedenle sanığın katılanda akıl zayıflığı olduğunu bilmediğine ve bilmesinin mümkün olmadığına, Adli Tıp Kurumu raporunda; katılandaki zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anşılamayacağına, ancak yakın çevresince anlaşılabileceğinin belirtildiğine, sanığın katılanın yakın çevresindeki kişilerden olmadığına, katılanın halen evli olduğuna, evlenirken de kendisine sağlık raporu verildiğine, Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınması gerektiğine, katılanın olay sırasında sanığı zorlaması ve tehdit etmesi sonucunda sanığın katılanla ilişkiye girmek zorunda kaldığına, sanık lehine olan bütün kanun hükümlerinin uygulanmadığına, hükmün bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın üst sınırdan lehine olan hükümler uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine, katılanın ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin raporun hüküm kurulurken değerlendirilmediğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''Zeka geriliği bulunan ve eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacak olan mağdur ... (...)'ın evde yalnız kaldığı sırada kendisine yönelik zorla cinsel saldırı eylemlerinde bulunduğunu beyan etmesi üzerine sanık ...'in olayın sıcağı sıcağına kollukta ifadesi alındığı, sanığın 10/04/2012 tarihli kolluk ifadesinde tanık olarak gösterdiği gelinleri ile birlikte evde köy işlerinde çalıştığını beyan ederek mağdurun evine hiç gitmediğini belirttiği, ancak sanığın gerek savcılık gerekse de sorgu ve kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda vermiş olduğu ifadesinde olay tarihinde mağdurun kendisini evdeki musluk tamiri için çağırdığını, mağdurun bu çağrısı üzerine eve gittiğinde ise mağdurun soyunarak kendisiyle cinsel ilişkiye girmesini istediğini, mağdurun isteği üzerine cinsel ilişki eylemlerini gerçekleştirdiğini beyan ettiği, dolayısıyla sanığın mağdur ile cinsel ilişkiye girdiği olayının sanığın ikrarı ile sabit olduğu, Katılan mağdurun aşamalarda eylemin zorla gerçekleştirildiğini ısrarla ifade etmesi, Bartın Devlet Hastanesinin 10.04.2012 günlü jinekolojik muayene ile mağdurenin vücudundaki yara izlerine ilişkin raporları, raporda belirtildiği üzere bu yaraların mağdurun kol, bilek, meme, sırt ve kalça bölgelerinde oluşması, dolayısıyla darp ve cebir izlerinin mağdurun özel bölgelerinde yoğunlaşması nedeniyle cinsel saldırı eyleminin zorla gerçekleştiği kabul edilmiş, sanığın ikrar içeren savunmaları, mağdur beyanı olayın oluş şekli, adli raporlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın katılan ...'ye zorla cinsel saldırı suçunu işlediği sabit görülmüştür. 24/04/2013 tarihinde İstanbul ATK'dan alınan rapora göre; ...'ın mağduru olduğu cinsel saldırı olayının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağını, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılmayabileceği, ancak yakın çevresinde yaşayanlarca ve kedisini tanıyanlarca anlaşılabileceği, yine mağdurun 27/01/2014 tarihinde İstanbul ATK'dan aldırılan ek rapora göre, mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun tespit edildiği, her iki ATK raporu ve özellikle mağduru tanıdığını, evlerinin arasında 300-400 metre kadar mesafe olduğu şeklindeki sanığın ifadeleri göz önüne alındığında, kendisiyle aynı köyde oturan ve komşusu sayılabilecek mağdurdaki mevcut zeka geriliğini bildiği kabul edilmiş, Dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak yeniden şahit dinletilmesi şeklindeki sanık müdafinin talebi kabul edilmemiş, Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; sanığın ruh ve beden bakımından kendini savunamayacak mağdura yönelik cinsel saldırı eylemlerini gerçekleştirdiği, her ne kadar sanığın birden fazla kez cinsel saldırı eylemlerini gerçekleştirdiği iddiası ile kamu davası açılmış ise de, mağdurun yukarıda belirtilen olay dışında yer zaman ve olayın oluş şeklini belirtir şekilde beyanda bulunmadığı, zincirleme suç hükümlerine esas alınacak diğer olayların net bir şekilde ifadelerle ve başka maddi delillerle de tespit edilemediği, sanık hakkındaki zincirleme hükümlerini bu yönüyle uygulanmaması gerektiği anlaşıldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı bulunan organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği tespiti ile, suçun işleniş biçimi ve fiilin işlenmesindeki özellikler gözetilerek eylemine uyan suç tarihi itibariyle lehine olan TCK’nın 6545 sayılı yasa ile değişmeden önceki 102/2. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir neden bulunmadığından takdiren alt sınırdan cezalandırılması cihetine gidilmiş, sanığın eylemini beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı gerçekleştirdiği anlaşıldığından cezasında 5237 sayılı TCK'nın 102/3-a maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılmış, yine karar tarihi itibariyle lehe değerlendirme yapılarak TCK'nın 103/6.maddesinin uygulanmasına yer olmadığı düşünülmüş, sanığın davranışları gözetilerek hakkında takdiri indirim uygulanmış'' şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mahkemece kurulan ilk hükmün temyizen inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 18.02.2020 günlü 2016/6322 Esas 2020/1284 sayılı kararıyla hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58, 59, 60 ve 61 inci maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 102, 103, 104 ve 105 inci maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, lehe kanun değerlendirilmesi yapılarak hüküm kurulması gerektiğinden bahisle bozulmasından sonra söz konusu ilama uyan Mahkemece karşılaştırma yapılırken, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği karma uygulama yapılamayacağı, Mahkemece 6545 sayılı Kanun öncesi lehe kabul edilmesine rağmen suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin beşinci fıkrasının da nazara alınmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, lehe Kanun'un yanlış tespiti ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.09.2022 tarihli ve 2022/167 Esas, 2022/214 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.