Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/4887 E. , 2023/7606 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/341 E., 2023/27 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle d
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/4887 E. , 2023/7606 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/341 E., 2023/27 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2015 tarihli, 2013/526 Esas, 2015/304 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi ile 62 nci maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 08.10.2019 tarihli, 2019/4475 Esas, 2019/11496 Karar sayılı kararı ile; "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mahkemece yapılan yargılama sırasında mağdurla ilgili Çukurova Üniversitesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 27.10.2014 tarihli heyet raporunda ruhsal muayenesinde post travmatik stres bozukluğu tanısı konulan mağdurun yaşadığı tüm cinsel istismar eylemlerinin ruh sağlığının bozulmasına katkısının olduğu ancak hangi olayın ne oranda katkısı olduğu hususunda ayrım yapılamayacağının belirtilmesi karşısında sanık hakkında müsnet suçtan belirlenen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 103/6. maddesi ile arttırılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde anılan maddenin tatbiki suretiyle sonuç cezanın fazla tayini," gerekçesiyle bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2021 tarihli, 2019/497 Esas, 2021/377 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ile 62 nci maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 30.05.2022 tarihli, 2021/27632 Esas, 2022/5037 Karar sayılı kararı ile; "Sanık müdafiinin temyizi üzerine, sanık hakkında 08.10.2019 tarihli bozma ilamına konu hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması sırasında arttırım oranının 1/4 olarak takdir edildiği halde bozma ilamı sonrasında hüküm kurulurken arttırım oranının 1/2 olarak takdir edilerek sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi," gerekçesiyle bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli, 2022/341 Esas, 2023/27 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ile 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın söz konusu eylemi birden fazla kez işlediğine ilişkin olarak katılan mağdur beyanı dışında başkaca somut bir delil bulunmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; bir an için söz konusu fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiği düşünülecek olsa bile, haksız eylemin birden fazla kez sanık tarafından gerçekleştirildiği hususu açıkça tespit edilemediğinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiği, sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiği, aksi kanaat durumunda ise lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yöneliktir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yeteri kadar inceleme yapılmadan karar verildiğine, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasının ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan mağdurun, üvey babası olan sanık ve annesi ile birlikte aynı evde ikamet ettikleri, katılan mağdurun annesinin, banyodayken mağdurun vücudunun muhtelif yerlerinde morluklar görmesi üzerine katılan mağdura bunları kimin yaptığını sorduğunda, katılan mağdurun "Söylersem hem beni döver, hem de seni döver" dediği, ancak kimin yaptığını söylemediği, 2013 yılı Temmuz-Ağustos aylarından birinde ise katılan mağdurun, annesi olan katılan ile evde yalnız oldukları bir sırada annesine "Anne babam ... hem seni, hem beni kullanıyor, yani hem seninle , hem de benimle cinsel ilişkiye giriyor" dediği, bu durumu ispatlamak için ses kaydı aldığı, ve devamında üvey babası olan sanığının bir çok kez anal ve oral yoldan kendisini istismar ettiğini beyan ettiği, 2. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçu işlemediğini savunmuş ise de; mağdurun aşamalarda birbiri ile tutarlı ve aynı doğrultudaki beyanları, katılan mağdurun beyanlarına itibar edilebileceğini bildirir Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalının raporu, katılan mağdurun mağduriyetinin farkında olmaksızın, sıradan olaylarmış gibi başına gelenleri rahat bir şekilde anlatmasının katılan mağdurun, mağduriyetinin farkında olmadığından dolayı olduğunun düşünüldüğü, bunun nedeninin de sınırlı mental kapasiteye sahip olmasından kaynaklandığının bildirildiğine ilişkin İzmir Dr. ... Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğinin Adli Görüşme Değerlendirme raporu, mağdurun en son yaşandığı iddia edilen ve iftira gerekçesi olarak gösterilen darp olayı öncesinde de başına gelenleri anlatmaya çalıştığı, ama kendisine inandıramadığı, bu nedenle mağdurun annesi katılanı inandırmak maksadıyla ses kaydı alması, katılan annesinin olayı izlemesini sağlaması, katılanın beyanları ve alınan raporlar ve yine mağdurun fiziksel muayenesinde tespit olunan fiili livatanın eylemin tıbbi delili olduğuna dair tespit ve tüm dosya kapsamı dikkate alınmakla; katılan mağdurun üvey babası sanığa darp olayı nedeniyle iftira atmasının söz konusu olmadığı, zira mağdurun uzun zamandır sanık tarafından darp edildiğini belirttiği, yine cinsel tercihleri konusunda sorun yaşayan mağdurun sanığın baskısından başka türlü de kurtulmasının mümkün olduğu dönemde bu şekilde söylemde bulunmasına gerek olmadığı, sanık savunmasında dikkat çekilmek istenen mağdurun üçüncü şahıslar tarafından da cinsel saldırıya uğraması ya da rızası ile cinsel birliktelikler yaşamasının sanığın eylemlerini ortadan kaldırmayacağı, esasen erken dönemden beri devam ettiği tariflenen ihmal ve istismar sürecinin mağdurun kimlik gelişimini de olumsuz etkileyerek ciddi psikopatolojik sürece yol açtığı kaldı ki diğer dosyalara yönelik açıklamaların da mağdur tarafından samimi olarak ifade edildiği, bu haliyle sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına Mahkemece itibar olunmadığı, bununla birlikte her ne kadar Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalından alınan raporda "ruh sağlığının bozulduğu" bu bozulmada tüm olayların etkili olduğu, ancak öykünün üvey baba üzerinde yoğunlaştığına dair kanaat bildirilmiş ise de; mağdurun tüm aramalara karşın bulunamadığından Adli Tıp Kurumu'na sevkinin mümkün olmadığı, mağdurun ruh sağlığındaki bozulmanın sanığın eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilemediği, bu haliyle evrensel hukuk prensipleri uyarınca oluşan şüpheden sanık lehine değerlendirme yapılması gerektiği, tüm dosya kapsamına göre; ilk fiilin gerçekleşme tarihi tam olarak tespit edilemese de son fiilin gerçekleştiği 25.09.2013 tarihine kadar sanığın evde yalnız kaldıkları ve yine dışarı hurda toplamak için çıkıp yalnız kaldıklarında küçük mağdura karşı bir çok kez gerek ağız yolu ile ve gerekse anal bölgesine penisini sokmak sureti ile cinsel istismarda bulunduğu, fiilin aynı suç işleme kararı ile değişik tarihlerde zincirleme şekilde gerçekleştiği,bu şekilde sanığın zincirleme şekilde, üvey oğlu olan mağdura organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bozma üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafii ve katılan Bakanlığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir . V. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli, 2022/341 Esas, 2023/27 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteklerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.