İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/4908 Karar: 2024/1405 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/4908 K.2024/1405

9. Ceza Dairesi 2023/4908 E. , 2024/1405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2 E., 2023/194 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fık

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/4908 E. , 2024/1405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2 E., 2023/194 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fık

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/4908 E. , 2024/1405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2 E., 2023/194 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2018 tarihli ve 2017/757 Esas, 2018/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 14.05.2018 tarihli ve 2018/1211 Esas, 2018/993 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 06.02.2019 tarihli ve 2018/7876 Esas, 2019/741 Karar sayılı kararı ile sanık ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/817 Esas, 2020/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir. 5. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/13228 Esas, 2021/8318 Karar sayılı kararı ile sanık, katılan Bakanlık vekili ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. 6. Dairemizin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/13228 Esas, 2021/8318 Karar sayılı onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.04.2022 tarihli ve KD-2021/158851 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, Dairemizin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/7191 Esas, 2022/9128 Karar sayılı kararıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülerek Dairemizin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/13228 Esas, 2021/8318 Karar sayılı onama kararının kaldırılması ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/817 Esas, 2020/120 Karar sayılı kararının Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 06.02.2019 gün tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda 5271 sayılı Kanun'un 223, 307 ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddeleri uyarınca sanık hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 7. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 08.02.2023 tarihli ve 2023/2 Esas, 2023/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Özetle Tanık ... beyanlarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, tanık ... beyanlarının da çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve maddi fiil tarif etmediğinden hükme esas alınamayacağına, tanık ... beyanlarının da benzer şekilde çelişkili olduğuna, eylemin sabit kabul edilmesi durumunda dahi sarkıntılık suçuna vücut vereceğine, sanığın hormonel durumu hakkında Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekirken alınmadığına, zincirleme suç şartlarının oluşmadığına, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine, mağdurenin yönlendirilmeye müsait olup olmadığı konusunda rapor aldırılmamış olmasının eksiklik oluşturduğuna, dosyada mahkumiyeti gerektirir hiç bir delil bulunmadığına, mağdurenin ve tanık ...'in beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, öncelikle sanığın hormonel rahatsızlığına binaen beraat kararı verilmesi ile aksi halde lehine olan hükümlerin uygulanmasıyla hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Özetle Sanığın her bir eylemi nedeniyle ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken eylemlerin tek bir zincirleme suç kabul edilmesi, üst sınırdan hüküm kurulması gerekirken alt sınıra yakın olarak temel cezanın belirlenmesi, vekalet ücretinin tarifenin altında takdir edilmesi nedenleriyle kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle Sanığın her bir eylemi nedeniyle ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken eylemlerin tek bir zincirleme suç kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, üst sınırdan hüküm kurulması gerekirken alt sınıra yakın olarak temel cezanın belirlenmesinin yerinde olmadığına, Bakanlık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi ile sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 08.02.2023 tarihli ve 2023/2 Esas, 2023/194 Karar sayılı kararında sanık müdafileri, katılan ... vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla