Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/5366 E. , 2023/5094 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/688 E. 2023/197 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı C
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/5366 E. , 2023/5094 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/688 E. 2023/197 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2022 tarihli ve 2021/84 Esas, 2022/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalıp, aynı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasınnı (b) bendinin yasal unsurlarının oluşmadığı ve mağdurun şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi gereğince sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli, 2022/688 Esas ve 2023/197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Mağdurenin, avukatın sanık müdafii olduğunu ilk kez İlk Derece Mahkemesindeki duruşma öncesinde salon dışında öğrendiğini beyan ettiği halde aynı oturumda sanıktan şikayetçi olmadığı gibi yanıltıldığı ya da baskı altında bırakıldığı yönünde bir beyanda bulunmadığına, katılanın iradesinin fesada uğratıldığına dair bir şüpheden hareketle hukuki dayanaktan yoksun hüküm kurulduğuna, istinaf yargılamasında şikayetten vazgeçmeden dönmesine imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmasının yasaya ve hukuka aykırı olduğuna, şikayetten vazgeçmeden dönmenin hukuken mümkün olmadığına, istinaf yargılaması neticesinde, katılan ...'nin şikayetten vazgeçmeden dönmesine sonuç bağlanarak sanığın cezalandırılması yoluna gidilmesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın cinsel saldırı suçunu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığına, suçun takibi şikayete bağlı olduğundan, şikayetinden vazgeçen katılan ... yönünden de diğer mağdurlarda olduğu gibi düşme kararı verilmesi gerektiğine, sanığın suç kastı ve eyleminin söz konusu olmadığına, katılanın gerek yazılı olarak ve gerekse mahkeme huzurundaki vazgeçmeden yasal anlamda dönülemeyeceği göz önüne alınarak istinaf mahkemesinin sanığın cezalandırılmasına dair kararının sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Alt sınırdan uzaklaşılmadan hüküm kurulduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında artırım yapılması gerektiğine, katılan Bakanlık adına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerktiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'in 02.03.2020-14.10.2020 tarihlerinde Torbalı Devlet Hastanesinde 657 sayılı Kanun'a tabi şekilde memur kadrosunda çalıştığı, sağlık bakım hizmetleri müdürü Pınar ...'in idari tahkikat dosyasında da bulunan ifadesi de dikkate alındığında sanığın Holter cihazı ile çekim yapması için sözlü ve yazılı bir görevlendirme olmadığı ancak hizmette aksama yaşanmaması için Holter birimine gelen hastalara hemşirenin dönüş tarihine kadar randevu vermesi şifaen söylendiğinin belirtildiği, sanığın zaman zaman gelen hastalara holter cihazı taktığı,çıkardığı, tanık doktor ... ... beyanıyla doğrulandığı üzere holter cihazı takılırken hastanın sadece üst kıyafetlerini çıkarması gerektiği, sütyen gibi iç çamaşırların çıkartılmasına gerek olmadığı halde mağdur ...'ın beyanında özetle; sanığın holter cihazını takmak için mağdurun sütyenini çıkartığı, göğüslerine 3-4 kez parmaklarıyla bastırdığı, bir gün sonra holter cihazını çıkartmak için gittiğinde sanığın yine mağdureden sütyenini çıkartmasını istediği, parmak uçlarıyla göğüslerine dokunduğu, göğüslerini büyütelim mi diye sorduğu, mağdure ... beyanında özetle; sanığın üst kıyafetlerini ve sütyenini çıkarttırdığı, holter cihazını takarken parmak uçlarıyla göğüslerine 3-4 kez bastırdığı, dokunduğu, bir gün sonra holteri çıkartmak için gittiği, sanığın alt iç çamaşırını çıkarttırdığı, vajina bölgesine parmaklarını bastırıp çekerek dokunduğu, sanığın holter cihazını çıkartmayarak bir gün sonra tekrar gelmesini söylediği, mağdurenin bir gün sonra yeniden hastaneye gittiği, sanığın mağdureden sütyen ve külodunu çıkartmasını istediği ve mağdurenin çıkarttığı, kasık bölgesine dokunduğu ve yeni holter cihazı taktığı, bir gün sonra cihazı çıkartmak için mağdurenin hastaneye gittiğinde sanığın yanında hemşire olduğu, mağdurenin üst kıyafetlerini çıkartacağı sıra sanığın mağdureyi durdurduğu, eliyle gömleğinin üzerinden cihazı çıkarttığı, mağdur ... ... beyanında özetle; sanığın holter cihazı takmak için sütyenini çıkarttırdığı, göğüslerine 3-4 kez bastırıp çekerek dokunduğu, mağdur ... beyanında özetle; sanığın holter cihazı takmak için sütyenini çıkarttırdığı, göğüslerine 3-4 kez bastırıp çekerek dokunduğunu beyan ettiği, sanığın mağdurlara yönelik eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, işbu Kanun maddesinin sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi için mağdurların şikayetçi olması gerektiği, mağdur ...'ın 08.09.2021 tarihli dilekçesiyle, mağdure ...'in 27.05.2021 tarihli dilekçesiyle, mağdur ...'in 04.03.2021 tarihli dilekçesiyle, mağdur ... ...'nun 02.03.2021 tarihli dilekçesiyle şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan ettikleri, sanığın da 25.01.2022 tarihli şikayetten vazgeçmeleri kabul ettiğine ilişkin dilekçe sunduğu görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Katılanın soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olup, kovuşturma aşamasında sanık yakınları ve sanık müdafilerinden birinin eylemleri, söz ve davranışları neticesinde; 27.05.2021 tarihli "Sanık ... hakkındaki şikayetimden vazgeçiyorum. Davaya da katılmak istemiyorum. Gereğinin yapılmasını saygı ile arz ve talep ederim." şeklinde yazılan dilekçeyi tarih, ad ve soyadını yazıp imzaladığı daha sonra bu dilekçenin Torbalı Ceza Mahkemeleri Ön Bürosu tarafından İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.05.2021 tarihli 1. celsesinde katılan ...'nin ifadesinin alındığı ve şikayetinden vazgeçtiğini belirttiği, soruşturma aşamasında sanığın cinsel saldırı eylemleri nedeniyle sanıktan şikayetçi olan Merve üzerinde gerek sanığın yakınlarının gerekse sanığın vekaletnameli müdafilerinden Av. ...'in İlk Derece Mahkemesindeki duruşma tarihine kadar mağdurenin şikayetten vazgeçmesi konusunda çeşitli yöntemlerle yoğun bir baskı ve tazyik oluşturdukları, sanığın ve yakınlarının bu tür dosyalarda sıkça karşılaşıldığı üzere şikayetten vazgeçilmesi konusunda mağdurlar üzerinde sözlü olarak baskı oluşturma çabaları iradelerini temelden sakatlamadığı sürece kısmen uzlaşma ve anlaşma şeklinde değerlendirilebilse de, hukukçu kimliği olan sanık müdafiinin mağdure üzerinde görevinin gereklerini de aşacak şekilde mağdureye yanıltıcı bilgiler vermek ve kendisini de mağdureye sanığın müdafii olarak değil, hastanenin avukatı olarak tanıtarak mağdure ile telefon ile görüşüp buluşmak suretiyle mağdure ...'e davanın kamu davası olduğu, şikayetçi olmasa dahi kamu davasının yürüyeceği ve sanığın zaten tüm mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle yüksek ceza alacağı, davayı kendisinin kaybetmesi halinde sanığın kendisine yönelik tazminat davası açabileceğinden bahisle mağdurenin şikayetten vazgeçmesi konusunda ondan şikayetten vazgeçme dilekçesi alması ve mahkemeye bu dilekçenin sunulması şeklindeki sanık müdafiinin bu söz ve eylemlerinin esasen sanığın cinsel saldırı eylemleri nedeniyle başlangıçtan bu yana şikayetçi olan mağdure ...'in şikayetçi olma konusundaki iradesini temelinden sakatladığı ve fesada uğrattığı, dolayısıyla mağdurenin bu şikayetten vazgeçme iradesinin gerçek bir vazgeçme niteliğinde olmadığı ve iradesini yansıtmadığı zira sanık müdafiinin bu eylem ve sözlerinin objektif olarak mağdurenin dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu da gözetildiğinde gerçek iradesini sakatlayıp fesada uğratacak nitelik ve ağırlıkta olduğunun Mahkemece kabul edildiği, mağdure Merve'nin hür iradesiyle şikayetten vazgeçmediği, iradesinin fesada uğratıldığı ve katılma talebinin kabulüne ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olduğu ve sanık hakkındaki şikayetinin hukuken geçerli olduğunun Mahkemece kabul edildiği, sanığın mağdure Merve'nin çıplak tenine dokunup eylemlerini kısa sayılamayacak sürelerde devam ettirdiği bu nedenle sanığın cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan cinsel saldırı suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu, mağdure Merve'nin 27.05.2021 tarihinde Mahkemeye ibraz edip aynı günlü duruşma beyanında içeriğini tekrar ettiği dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetten vazgeçtiği nazara alındığında, şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmadığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli, 2022/688 Esas ve 2023/197 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.