Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/5787 E. , 2023/5106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/338 E., 2023/453 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yöne
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/5787 E. , 2023/5106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/338 E., 2023/453 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara yönelik temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/324 Esas, 2022/77 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve son cümlesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 22.09.2022 tarihli ve 2022/1378 Esas, 2022/1558 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 182 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca aleniyet ilkesi ile aynı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca açıklık kuralının ihlal edildiği gerekçesiyle, İlk Derecesi Mahkemesince verilen hükmün aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/179 Esas, 2022/291 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve son cümlesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2023/338 Esas, 2023/453 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Tüm dosya kapsamından suça sürüklenen çocuğun çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği sabit olup indirim hükümleri uygulanmadan üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Dosya kapsamındaki mevcut deliller dikkate alındığında suçun sübut bulmadığının anlaşıldığına, mağdur ve katılanın beyanlarının gerçeğe aykırı çelişkili beyanlarda bulunduğuna, tanık N.D.'nin beyanlarının çelişkili olduğuna, tanık H.T.'nin mağdurun beyanlarını doğrulamadığına, Adli Tıp Kurumunca gerçekleştirilen muayene sonucunda suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair hiçbir somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. İddia, savunma, katılanların beyanları, tanık anlatımları, mağdura ait muayene raporu, mağdurun Çocuk İzlem Merkezi'deki (ÇİM) ve Adli Görüşme Odaları'nda (AGO) alınan beyanları, sosyal inceleme raporu (SİR), nüfus ve adli sicil kayıtları ile yapılıp bitirilen yargılama neticesinde toplanan ve açıklanan yasal delillerin mahkeme heyetince tartışılıp değerlendirilmesiyle ulaşılan vicdani kanaate göre; suça sürüklenen çocuk ile mağdurun (...) mahallesinde site komşusu oldukları, suça sürüklenen çocuğun (SSÇ) 2006 doğumlu olup, mağdurun ise 2010 doğumlu olduğu, on beş-on sekiz yaş grubunda olan SSÇ'nin on iki yaşından küçük mağduru 01.11.2021 tarihinden önceki bir yıl içinde sitenin tenha çardak bölgelerine götürüp özel bölgelerini ellediği, sitenin ardiye bölümüne mağdureyi götürüp burada pantolonunu sıyırıp fiili livata yoluyla cinsel ilişkiye girdiği, ssç'nin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez üzerine atılı suçu işlediği iddia edilen olayda; suça sürüklenen çocuğun savunması, katılanların beyanları, savunma tanığı olarak dinlenen H.T.'nın beyanı, tanık N.D.'nin beyanları alınmıştır. 2. Adli Görüşmeci; mağdurun ön görüşmede verdiği bilgilerle, adli görüşmede verdiği bilgilerin tutarlı olduğu, verdiği ifadenin güvenilir olduğu, mağdurun ruhsal durumunun değerlendirilip gerekli müdahalelerinin yapılabilmesi için sağlık tedbiri uygulanmasının çocuğun yararına olacağı kanaatinde olduğuna dair beyanda bulunmuştur. 3. Mağdurun Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünde 01.11.2021 tarihinde yapılan muayenesinde; en son bir ay önce olmak üzere yirmiden fazla kez anal ilişki tariflediği görüldüğü, yapılan muayenede diz dirsek pozisyonunda sfinkter tonusu tam sfinkter pililerinde saat on iki ve altı hizasında kısmen düzleşme dışında başkaca patolojik bulgu saptanmadığı, anal muayenesinde; diz dirsek pozisyonuna göre; sfinkter pililerinde saat on iki ve altı hizasında kısmen düzleşme izlendiği haricinde başka patolojik bulgu saptanmadığı tespit edilen bulguların fiili livata ile meydana gelebileceği gibi fiili livatanın gerçekleşmediği durumlarda (kişiye özgü anatomik yapı, dışkılama farklılıkları gibi fizyolojik özellikler, hijyen eksikliği veya var olan bir hastalığa bağlı olarak) da meydana gelebileceği bilindiğinden ayrımın tıbben yapılmasının mümkün olmadığı, adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olduğuna dair kanaatin belirtildiği anlaşılmıştır. 4. SSÇ müdafii tarafından dosyaya sunulan SSÇ'ye ait olduğu belirtilen cep telefonda bulunan fotoğrafların, mesaj içeriklerin ve mağdurun iddia ettiği cinsel eylemlerin 01.11.2021 tarihinde gerçekleştiği beyan edilen olaya ilişkin SSÇ'nin olay tarihinde kuzeni ile birlikte akşam 22.00 - 23.00 sıralarında çay bahçesinde bulunduklarına dair fotoğrafların olduğu bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiş ise de mağdurun beyanına göre zaman diliminin tam olarak belirlenmediği için delil olarak geçerliliğinin kuşku yaratacağı kanaatiyle mahkeme tarafından itibar edilmemiştir. 5. Her ne kadar SSÇ suçlamaları kabul etmemiş ise de; mağdurun SSÇ'ye iftira atmasını gerektirecek haklı hiç bir nedeni bulunmayan, hatta yakın komşusu olması nedeniyle SSÇ'yi korumaya yönelik ifade vermesi beklenen katılanlar ve mağdurun kendisi içinde tutarlı, özü itibariyle değişmeyen ve mahkemece dosyadaki delillerle örtüşen samimi beyanları, SSÇ'nin mağduru 01.11.2021 tarihinden bir yıl içinde ilk zamanlar internet iyi çekmiyor bahanesi ile sitenin tenha çardak bölgelerine götürüp özel bölgelerini ellediği, sitenin ardiye bölümüne mağduru götürüp burada pantolonunu sıyırıp fiili livata yoluyla cinsel ilişkiye girdiği, SSÇ, mağdurla bu şekilde değişik zamanlarda bazen kendi evinde bazen de mağdurun evinde fiili livata yoluyla cinsel ilişkiye girdiği, SSÇ'nin mağdura yönelik eylemlerinin bir yılda birden çok kez gerçekleştiği, bir kısım tanık ifadeleri, mağdurun mahkeme nezdinde AGO'da alınan beyanında da benzer anlatımlarda bulunduğu, olay tarihi itibariyle on iki yaşından küçük olan mağdurun olayları ayrıntılı olarak anlatması, yaşı itibariyle yaşamadığı bir olayı yaşamış gibi anlatabilme tecrübesinin olayların mahiyeti nazara alındığında özellikle de o yaştaki bir çocuğun cinsel eylemler hakkında bilgi sahibi olmasının hayatın olağan akışına aykırı düşmesi, dosyadaki maddi delillerle birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenenin savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olup, samimi ve inandırıcı olmadığı anlaşılmış, SSÇ'nin değişik zamanlarda mağdur ile fiili livata yoluyla cinsel ilişkiye girdiği olayda on iki yaşından küçük mağdura karşı zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği kabul edilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2023/338 Esas, 2023/453 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.