İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6448 K.2023/5253

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

Esas2023/6448Karar2023/5253Tarih18 Eylül 2023Okuma7 dk · 1.448 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2023/6448 E., 2023/5253 K.

Karar tarihi
18 Eylül 2023
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2023/190 E., 2023/289 K
Suçlar
Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir

Karar Detayı

1.448 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/143 Esas, 2023/10 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

27. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2023/190 Esas, 2023/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii temyiz isteminde özetle; dosyada sanık hakkında cezalandırmaya yetecek somut delil bulunmadığını, sanığın gelini olan tanık Damla ile aralarında husumet bulunduğunu, beyanlarının hesaplaşmaya dayalı ve çelişkili olduğunu, olayın gerçekleştiği iddia edilen mağdur çocuk ...’ın kovuşturma aşamasında dinlenmediğini, incelemenin duruşmalı yapılarak kararın bozulmasını ve sanığın tahliye edilmesini talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre. A.

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; ''...sanığın aşamalarda alınan beyanlarında özetle; olay günü aracını park ettiğinde mağdurun kendisinin yanına geldiğini ve kendisiyle birlikte eve gelmek istediğini söylediğini, kendisinin araçta bulunan poşeti kendi eline aldığını ve birlikte eve gittiklerini, eve mutfak kapısından girdiklerini, mağdurun sadece mutfakta bulunduğunu, evin diğer kısımlarına geçmediğini, kendisinin kendi yatak odasına giderek üzerini değiştirdiğini ancak mağdurun bu esnada kendisini görmediğini, mağdurun evde en fazla on dakika kaldığını ve daha sonra kendisinin mağdura eşi ...'in komşuda olduğunu,

kendisinin de komşuya gideceğini bu sebeple mağdurun da gitmesi gerektiğini söylediğini, mağdura 10 TL para vererek evine gönderdiğini, kendisinin çocuklarla arasının iyi olduğunu, bu sebeple zaman zaman çocuklara harçlık verdiğini, mağdurla geçirdiği süre boyunca ona hiçbir fiziksel temasta bulunmadığını beyan etmekle birlikte savcılık beyanında mağdurun kendisine araçtan inince sarılıp sarılmadığını hatırlamadığını söylemesine karşın sorguda mağdurun '... amca sarıl bana' diyerek üzerine geldiğini mahkeme aşamasında ise mağdurun başına elini dokunduğunu, sarılma eylemi oladığını beyan etmiştir.

Ayrıca olay günü saat 17.00 civarında bir duble viski içtiğini ancak olay sırasında alkollü olmadığını söylemişse de, 21.09.2022 tarihinde saat 23.58'de yapılan alkol ölçümünde sanığın 0,44 promil alkollü olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.

Sanığın beyanlarının devamında kendisinin oğlunun eşi olan ...'in, mağdurun ailesiyle çok samimi olduğunu, kendisinin bu durumdan rahatsız olduğu için katılan ...'u uyardığını, katılanların bu sebeple kendisine kinlenerek iftira atmış olabileceklerini, mağdurun ailesiyle arasında başkaca bir husumetin bulunmadığını, mağdura yönelik temasta bulunmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiştir.

Beyanlarında mağdur evdeyken kendisinin odaya giderek üzerini değiştirdiğini söylemesine karşın mahkeme aşamasında mağdur gittikten sonra üzerini değiştirdiğini söylemiş keza beyanında mağdurun evden ne zaman gittiğini bilmediğini de beyan etmiştir.

Kamera tutanağı incelenerek mağdurun eve gidiş ve çıkış saatleri ve aradaki 1 saat 9 dakikalık zaman dilimi sorulduğunda ise bir diyeceği olmadığını ifade etmiş, sanık mahkeme aşamasında önceki beyanının aksine mağdurun olay günü evin içine girmediğini, mağdurun çileği evin girişinde yeyip gittiğini, sarılma ve öpme eylemi olmadığını, mağdura giderken kendisine bir şeyler alması için 10TL para verdiğini ifade etmiştir.

Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; sanığın aşamalarda verdiği beyanlarının çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, mağdur ile sanık arasında mağdurun namusunu ortaya koyacak şekilde iftira atmasını gerektirir husumetin bulunmadığı, mağdur çocuğun alınan beyanlarında olay örgüsünün birbiri ile uyumlu olduğu, söz konusu olay ile ilgili birbiri ile tutarlı, olay ile ilgili yeterli detay içeren bu beyanların katılanlar ve tanıklardan ...'in ifadesi ile desteklendiği, şöyle ki.

Tanık ...'in, sanığın kendisinin kayınbabası olduğunu, katılan ...'nin kendisinin arkadaşı olduğunu, olay günü müştekilerin evinde oturdukları sırada saat 22.00'den sonra mağdurun ağlayarak eve geldiğini, mağdurun kendisinden ve müşteki Ufuk'tan çekindiği için müşteki ... ile birlikte diğer odaya gittiğini, kendisinin kapıyı dinlediğini ve mağdurun '... abi benim önümü açtı, çiş yaptığım yerden öptü' dediğini duyduğunu, bu esnada mağdurun çok ağlamakta olduğunu, daha sonra kendisi mağdura sorduğunda mağdurun, sanığın kendisinin dudağından ve yanağından da öptüğünü söylediğini beyan ettiği,

mahkeme aşamasında da bu beyanları tekrarla '...'a baktığımda evde yoktu, kendisine bağırdıktan hemen sonra ... eve geldi, ... ise ...'in evine geçti. Ben bağırdıktan hemen sonra ... eve geldi, dakika bile sürmedi. ... eve geldiğinde ağlıyordu.

Elinde 10 TL para vardı... ...'ı çağırdığımda 1 dakika bile sürmeden eve geldi. ...'ın evindeki ışık söndü ve karşı komşusu olan ...'ın evinin balkonunda gördüm' şeklinde mağduru doğruladığı ve tanıığın mağdura seslenmesi üzerine eve geldiği, seslendiği sırada sanığın evinin ışığının yandığı fakat mağdur eve geldiğinde bu ışığın söndüğü ve tanığın sanığı komşusunun balkonunda gördüğü, katılanların beyanlarının da mağdurun ifadesi ile aynı olduğu, kamera tutanağında sanığın araçtan inice mağduru yanına çağırdığının ve birlikte eve gittiklerinin yaklaşık bir saatlik zaman dilimi sonunda mağdurun tek başına döndüğünün sabit olduğu,

tanıklar ... ve ...'ın mahkememizce alınan ifadelerinde tanık ...'in kendi evlerine saat 20.00-20.30 civarı geldiğini sanığın ise olay günü kendi evlerine saat 21.15-21.30 civarı geldiğini belirttikleri, fakat diğer tanık beyanı ve kamera tutanağı değerlendirildiğinde bu hususun kesinlik arz etmediği, mağdurun anlatımlarının olay örgüsü ile örtüşür şekilde doğrulanması karşısında sanığın çelişki içeren beyanları ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu, mağdura sarılmak, mağdurun pantolonunu ve alt iç çamaşırını dizine kadar indirerek mağdurun cinsel organını ellemek ve öpmek, mağdurun kalçasını ellemek, dudağından ve yanağından öpmek, mağdurun elini tutarak kendi cinsel organına dokundurmak suretiyle işlediği anlaşıldığından eylemlerine uyan TCK'nın 103/1-1 ve 3.cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Her ne kadar sanık üzerine atılı suçu inkar etmiş ise de.

Yargıtay uygulamalarına göre kişinin vücut dokunulmazlığı amaç suçun konusu olması durumunda hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmadığı için suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmayacağı, ancak amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşacağı dikkate alındığında;

sanığın mağduru poşetlerine yardım etmesi bahanesi ile kandırarak eve çağırdığı ve yukarıda oluşu kabul edilen cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdiği, cinsel tatmine yönelik eylemlerini gerçekleştirmek amacıyla türlü bahaneler ile mağdurun iradesini hile etkileyen sanığın eylemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacağı, eylem tarihlerinde mağdurun 18 yaşından küçük olması da dikkate alındığında, ayrıntıları Yargıtay

8. C.D.'nin 2019/4109 Esas, 2021/20628 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, mağdurun gayrimeşru bir amaca yönelik göstereceği herhangi bir rızanın hukuken geçerli olmayacağı da göz önüne alındığında, cinsel istismar eylemini gerçekleştirmek amacıyla mağdurun iradesini hile ile etkileyen sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak somut olay ve meydana gelen yoksun kılma süresi de dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 109/3-f ve 109/5. maddeleri uyarınca da mahkumiyetine karar verilmiş, her ne kadar iddianamede TCK m.110 yönünden cezada indirim talep edilmiş ise de,

sanığın mağdura karşı cinsel istismar suçunu işlediği mahkememizce kabul edildiğinden ve bu nedenle anılan maddenin unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından TCK m.110 uygulanmamış, sanığın dosya kapsamından anlaşılan ve adli sicile yansıyan geçmişi ile verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nın 62. maddesi gereğince cezasından takdiren indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilerek'' şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur. B.

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

27. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2023/190 Esas, 2023/289 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İnebolu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

SONUÇ / HÜKÜM

27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6448
Karar No
2023/5253
Tarih
18 Eylül 2023
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6447 K.2024/5275
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6446 K.2023/6599
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6445 K.2023/5252
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6444 K.2023/6637
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6443 K.2023/5502
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6440 K.2023/7267

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.