İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/6486 Karar: 2023/6249 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6486 K.2023/6249

9. Ceza Dairesi 2023/6486 E. , 2023/6249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/156 E. 2023/77 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesin

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/6486 E. , 2023/6249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/156 E. 2023/77 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesin

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/6486 E. , 2023/6249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/156 E. 2023/77 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/388 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 61 inci maddesinin yedinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 15.06.2020 tarihli ve 2020/545 Esas, 2020/793 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.02.2022 tarihli ve 2021/15187 Esas, 2022/1416 Karar sayılı kararı ile "Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin 02.09.2019 tarihli, 4523 sayılı raporunun sonuç kısmında Müşüre ibareli tüp içindeki eküvyon örneğinden aynı soy ağacındaki erkek bireylerde aynı olduğu bilinen Y-STR DNA profilinin tespit edildiğinin belirtilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesince sanıktan moleküler genetik incelemeye esas biyolojik örnek alınarak mukayese yaptırılmasından ve mağdurenin aşamalarda olayı anlattığını belirttiği oğlunun açık kimliğinin tespitiyle tanık sıfatıyla beyanının alınmasından sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi" gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/156 Esas, 2023/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Katılan Kurum lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yöneliktir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yerel mahkemenin kararının usul ve kanuna aykırı olduğu, sanık hakkında verilen cezada takdiri indirim uygulanmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak delil bulunmadığı, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan müracaatında; öz oğlu olan sanığın yaklaşık beş ay önce ceza evinden çıktığını ve kendisinin yanında kalmaya başladığını, ancak kendisinin yanında kalmaya başladıktan sonra haftada birden fazla olacak şekilde gece yatarken yanına geldiğini ve kendisine ölümle tehditte bulunup zor kullanmak suretiyle rızası dışında normal yoldan cinsel ilişkiye girdiğini, sanığın bu şekilde son eyleminin 23.06.2019 tarihinde gerçekleştiğini, korktuğu için daha önce bu durumu kimseye anlatmadığını iddia ederek şikayetçi olması neticesinde sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kamu davası açıldığı olayda, Her ne kadar sanık safahatte suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de; sanığın hayatın olağan akışına uygun olmayan ve aşamalarda değişen savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, kaldı ki hiç bir annenin, evladını böylesine ağır kendisinin de namusuna yönelen bir ithamla kolay kolay suçlayamayacağı, katılanın vajinasından alınan sürüntü örneğinden, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 02.09.2019 tarihli raporunda belirtildiği üzere herhangi bir sperm hücresinin görünmediği ancak alınan örnekten aynı soy ağacındaki erkek bireylerle aynı olduğu bilinen Y-STR DNA profilinin tespit edildiği, bozma sonrası mahkemece sanıktan alınan kan örneğinin, bu DNA ile mukayese için gönderilmesini müteakip uyumlu olduğunun belirtildiği, tanık beyanınca da desteklendiği üzere sanık ...'in 27.11.2018 tarihinde cezaevinden denetimli serbestlik olarak çıktığı ve bu tarihten sonra öz annesi olan katılanın ikamet ettiği evde birlikte yaşamaya başladıkları, bu süre içerisinde sanığın, öz annesi olan katılanı darp ederek, zorla ve "Benim dediklerimi yaparsan ölene kadar arkandayım, benim dediğimi yapmazsan silah alır hepinizi öldürürüm, seni deşerim, seni balkondan aşağıya atarım" şeklinde tehdit etmek suretiyle, birden fazla zincirleme olacak şekilde, 23.06.2019 tarihinde son kez olmak üzere vajinal yoldan cinsel birliktelik yaşadığı anlaşılmakla sanığın öz annesi katılana karşı zorla ve tehditle zincirleme şekilde nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu ve bu şekilde üzerine atılı müsnet suçu işlediği kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemine Yönelik İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/156 Esas, 2023/77 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince, öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkremesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla