İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/6691 Karar: 2023/6760 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6691 K.2023/6760

9. Ceza Dairesi 2023/6691 E. , 2023/6760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1192 E., 2023/60 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 n

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/6691 E. , 2023/6760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1192 E., 2023/60 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 n

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/6691 E. , 2023/6760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1192 E., 2023/60 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2022 tarihli ve 2021/330 Esas, 2022/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/696 Esas, 2022/964 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık ile müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının, sanık ile müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/11119 Esas, 2022/9852 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince olayın gerçekleşme şekline dair herhangi bir açıklama içermeyecek şekilde hüküm kurulması suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddelerine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken düzeltilerek esastan reddedilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/1192 Esas, 2023/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.05.2023 tarihli ve 9-2023/45117 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurenin olaydan kısa bir süre sonra kolluğa başvuruda bulunduğuna, sanık ile arasında önceye dayalı husumet bulunmadığına, mesnetsiz suç isnadı için bir gerekçe bulunmadığına, mağdurenin beyanlarının samimi olduğuna, vücudunda darp izlerinin tespit edildiğine, beyanları destekleyen tanık beyanlarının olduğuna, suçun işlendiğinin sabit olduğuna, dolayısıyla eylemle orantılı bir şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza tayin edilerek sanığın suçu işleyiş biçimi ve meydana gelen zararın ağırlığı da nazara alınıp takdiri indirim hükmü uygulamadan sonuç cezanın belirlenmesi gerektiğine, lehe vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mevcut delillerin tartışılmadığına, tarafsızlığa zeval getirir şekilde sanki hiç yokmuş gibi davranıldığına, Mahkemenin olaydan yaklaşık dört gün sonra alınmış raporda lezyonların kaybolabileceği, tıbbi bulgu elde edilemeyebileceği ihtimaline tutunduğuna, Mahkemenin kendisini hekim yerine koyarak şüpheden sanık yararlanır ilkesini göz ardı ettiğine, tarafların alınan bilimsel mütalaada görüleceği üzere dört gün gibi kısa bir sürede hem iç çamaşıra hem de pantolona geçecek düzeyde kanama oluşturduğu iddia edilen laserasyon özelliğindeki lezyonun tamamen iz bırakmaksızın tıbben iyileşmesinin mümkün bulunmadığına, olaydan iki gün sonraya ait mağdurenin sanığın koluna girip gezdiğine dair kamera kaydını dosyaya sunulmasına rağmen anılan delilin bozma öncesi ve sonrası gerekçeli kararlarda bahsinin geçmediğine, sanığın babasının maddi durumunun iyi olduğuna, para alabilmek için kumpas kurularak şantaj yapıldığına, bu durumun ses kaydına alındığına, Mahkemeye ibraz edildiğine, talep edilmesine rağmen para talebinde bulunan Kasım isimli kişinin Mahkeme tarafından dinlenmediğine, ses kaydının Mahkemece dinlenip dinlenilmediğinin bilinmediğine, tarafsız yargılama için şart olduğu üzere kabul edilen ve reddedilen delillerin nelerde ibaret olduğunun tartışılması gerektiğine, para talebinde adı geçen kişilerin telefon trafiğinin belgeye bağlı olarak ispatlanabileceğine, doktor raporlarında mağdurede darp ve cebir izine rastlanmadığına, mağdurenin celselerde değişen tutumu ve psikolojisinin iyi olmadığını kendisinin de ikrar etmesi nedeniyle beyanlarına itibar yönünden psikolojik tedavi geçmişinin celbi talebinin değerlendirmeye alınmadığına, şikayetten vazgeçme ve tanıkların ifadelerini değiştirdiklerine dair dilekçeleri bakımından bizatihi dinlemek gerekirken bu dilekçelere gerçekçi bakılmadığına yönelik ezbere gerekçe yazıldığına, mağdurenin fiziken on sekiz yaşından büyük göründüğüne, sanığın on sekiz yaşından küçük olabileceğini düşünmediğine, hata hükümlerinin uygulanma ihtimaline binaen dış görünüş yaşının resen ya da bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğine, tüm celselerde değişen mağdure beyanı ve çelişkili tanık anlatımları karşısında, mağdurenin delilsiz soyut beyanlarına dayanarak on altı yıllık bir cezaya hükmedildiğine, kanın olduğu iddia edilen iç çamaşırı ile pantolonun olmadığına, olayların fantastik bir şekilde anlatıldığına, mağdure ailesinden korktuğu için olayı gizlediğini belirtmesine rağmen çelişkiye yol açacak şekilde annesi ...'nin mağdure eve gelince onu yıkadığına, vücudunda morluklar gördüğüne yönelik beyanının bulunduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte mağdurenin imkanı olmasına yardım talep etmemesi, eğlenmeye devam etmesi, bir gece önce uğradığını iddia ettiği cinsel saldırıdan sonra hiçbir şey yokmuş gibi sanık ile birlikte kahvaltı hazırlayarak tekrar alkol alıp eğlenceye devam etmesi hallerinin rızanın varlığını gösterdiğine, dolayısıyla reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun değerlendirilebileceğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkeme, "Mağdur ...'nın 31/12/2020 tarihinde arkadaşı olan tanık ... ile birlikte yılbaşı kutlaması için tanık ...'e ait Sultanbeyli ilçesinde bulunan dubleks bir eve gittikleri, evde sanık ... ve tanıklar ... ve ...'nun da olduğu, birlikte alkol aldıkları, bir süre sonra mağdurun sarhoş olduğu ve üzerini düzeltmek için alt katta bulunan giyinme odasına indiği, sanık ...'ın da peşinden giderek giyinme odasında mağduru öpmeye başladığı, mağdurun sanığa karşı koyarak odadan gitmesini söylediği ancak sanığın mağdurun yanından ayrılmayarak mağduru giyinme odasının karşısında bulunan yatak odasına götürdüğü ve odanın kapısını kilitlediği, mağdurun kendisine dokunmasını istemediği için sanığı ittirdiği, sanığın da kendisini itmesiyle başını duvara çarptığı, sanığın mağdurun saçından tutarak yatağa yatırdığı, kıyafetlerini çıkararak zorla anal yoldan mağdurla ilişkiye girdiği, mağdurun durmasını, yapmamasını söylemesine rağmen sanığın durmadığı, bu sırada diğer tanıkların yukarı katta yüksek sesle müzik dinleyerek eğlendikleri ve olanları duyamadıkları..." şeklindeki kabulüyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE 1. Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurenin aşamalarda değişiklik gösteren tutarsız anlatımları, kanamaya yol açacak şekilde anal yoldan organ sokma eylemine ilişkin iddianın anal muayene raporu ile doğrulanmaması, tanıkların aşamalardaki mağdurenin iddialarını doğrulamayan ve gerek kendi içlerinde gerekse birbirleriyle çelişen ifadeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. 2. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/1192 Esas, 2023/60 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla