İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/6695 Karar: 2024/6335 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6695 K.2024/6335

9. Ceza Dairesi 2023/6695 E. , 2024/6335 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294/1.maddesi gereğince hükmün neden dolayı bozulması gerektiği belirtilmediğinden vaki temyiz isteminin reddine karar veril

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/6695 E. , 2024/6335 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294/1.maddesi gereğince hükmün neden dolayı bozulması gerektiği belirtilmediğinden vaki temyiz isteminin reddine karar veril

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/6695 E. , 2024/6335 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294/1.maddesi gereğince hükmün neden dolayı bozulması gerektiği belirtilmediğinden vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1.maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-3. cümle, 103/3-d, 4, 43.maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2020/180 Esas, 2021/115 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-3. cümle, 103/3-d, 43/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen re'sen de istinafa tabi kararın katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli ve 2022/175 Esas, 2022/6504 Karar sayılı kararı ile son suç tarihindeki olayın gerçekleştiği yeri gösteren kamera kayıtları kesintiye uğratılmış ise de 03.06.2019-29.06.2019 tarihleri arasındaki kamera kayıtlarına dair imajların emanette bulunduğu, kamera kayıtlarının bilirkişi vasıtasıyla çözümü yaptırılarak rapor alınması, rapora rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulama koşullarına dair bir tereddüt bulunması halinde mağdurenin son suç tarihi öncesinde gerçekleştiğini iddia ettiği eylemlere yönelik ifadesinin alınmasının ardından 5237 sayılı Kanun’un 43/1.maddesinin tatbik edilip edilemeyeği hususunun denetime elverişli somut bir gerekçeyle takdir edilmesi gerektiği gözetilerek bozma kararı verilmiştir nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/163 Esas, 2023/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/1-3. cümle, 103/3-d, 62/1, 53.maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesinde yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Verilen cezanın üst sınırdan verilmesi ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62.maddesi hükmünün uygulanmaması, verilen kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkumiyet kararının yerinde olmadığına, beyanların çelişkili olduğuna, sınıfta bulunan kağıt peçetelerdeki bulguların sanığın hastalığından kaynaklandığına, sanığın savunmalarının aksini gösteren delil bulunmadığına, verilen kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1.maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1.maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulduğunda temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmü uygulamasının isabetli olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1.maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekili ile Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/163 Esas, 2023/18 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla